AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasiye Samimiyetle İnananların Şartlar Ne Olursa Olsun İnandığı Değerlerin Arkasında Dimdik Durması Gerektiğini Vurgulayarak, "Omurgalı Olacaksınız, Mırın Kırın Etmeyeceksiniz. Mızıkçılık Yapmayacaksınız. Tam Manasıyla Delikanlı Olacaksınız" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasiye samimiyetle inananların şartlar ne olursa olsun inandığı değerlerin arkasında dimdik durması gerektiğini vurgulayarak, "Omurgalı olacaksınız, mırın kırın etmeyeceksiniz. Mızıkçılık yapmayacaksınız. Tam manasıyla delikanlı olacaksınız" dedi.

AK Parti il başkanları, büyükşehir belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanlarının da katıldığı genişletilmiş il başkanları Bilkent Otel'de bir araya geldi. Devlet Bakanları Ali Babacan, Kürşad Tüzmen ve Nimet Çubukçu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in de katıldığı toplantının açılış konuşmasını Başbakan Erdoğan yaptı. Türkiye'nin geleceğini aydınlatacak her fikri son derece değerli gördüklerini ifade eden Erdoğan, bunları zayi etmeyeceklerini kaydetti. AK Parti'nin bu özelliğiyle Türk siyasetine örnek olduğunu vurgulayan Erdoğan, siyaseti kayıkçı kavgalarına çevirenlerin, söylemlerini tek sesliliğe kurban edenlerin gündelik menfaatleri uğruna demokratik yerini kaybedenlerin bu tablodan alacakları çok ders bulunduğunu söyledi. Erdoğan, "Ama onlar millete ders verme ihtirasından, cüretinden, abesliğinden arınıp almaları gereken bu dersleri alabilirler mi? İşte orası şüpheli" diye konuştu. Demokratik siyasetin, milletin değerleriyle, milletin tercihleriyle sürtüşmek olmadığını, politikalarını milli iradeye dayandırmak, milletin değer ve beklentilere uygun siyaset yapmak olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bizim çok önemli bir sorumluluğumuz var. Bu ülkede siyasetin demokratik bir zemini olduğunu, siyaset yapanların da her şeyden önce demokrasiye sadakatle bağlı olmaları gerektiğini unutanlara duruşumuzla, söylemimizle, dirayetimizle bu gerçeği bugüne kadar hatırlattık, hatırlatmaya da devam edeceğiz. Türkiye'nin çalkantılarla, krizlerle, bunalımlarla geçen demokrasi geçmişi içinde başı sıkışınca, hesabı şaşınca, siyasi aklı tükenince demokrasiye sırtını dönmekten, bugün milletimizin utançla andığı fotoğraflara girmekten kaçınmayan bir siyasi zihniyet daima olmuştur. Bugün de, siyasi tıkanıklığını aşmak için milletin vermediği gücü ve yetkiyi başka yerlerden almak için nerede bulunduklarını, neyi temsil ettiklerini unutanlar zaman zaman çıkıyor. Türkiye'nin aşması gereken asıl sorun budur".

Türkiye'nin geçirdiği dönüşümden etkilenmeyen, bu milletin yaşadığını yaşamayan, kendisini hala bu milletin iradesinin üstünde gören bazı köhne zihniyetlerin yerinde saymaya devam ettiklerini belirten Erdoğan, "Onlara göre binlerce yıldır varlığını sürdüren bu yüce millet, korumak için bugün hala canını, kanını verdiği bu ülke için doğru karar verecek yeterliliğe sahip değil. Bu milletin zekasını, iradesini, liyakatini tartışmaya cüret edenler kendilerinden utanmalıdır" şeklinde konuştu. Hiç kimsenin doğrunun sadece kendi inzarında olduğu zannına kapılmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, hiç kimsenin kendi mesnetsiz vehimlerini dayatamayacağını, kendi siyasi menfaati için bu ülkenin huzurunu kaçırmaya cüret edemeyeceğini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Sözünü demokrasi sınırları içinde söyleyemeyen, itirazını meşru çerçevede dile getiremeyen, siyaseti pazara çıkan, vehim tezgahlarında vehim bırakan zihniyetler günü geldiğinde milletten hak ettiği cevabı alacaklar. Siyasetçi her şeyden önce vatandaşına söylediği her sözde samimi olacak, millete yalan söylemeyecek, ikircikli davranmayacak, ikiyüzlü hiç olmayacak. Demokrasiye samimiyetle inanıyorsanız, şartlar ne olursa olsun, ister yaz olsun ister kış olsun, ister gece ister gündüz olsun, inandığınız değerlerin arkasında dimdik duracaksınız. Omurgalı olacaksınız, omurgalı. Mırın kırın etmeyeceksiniz, mızıkçılık yapmayacaksınız. Tam manasıyla delikanlı olacaksınız. Demokrasiye saygınız varsa, milli iradeye de, Millet Meclisi'nin kararlarına da saygılı olacaksınız. Çıkarsınız meydanlara, milletin karşısına, 'oyuna talibim' dersiniz. Eğer millet sana 'Arkandayım, yürü' diyorsa, yürürsün. Ama demiyorsa böyle alavere dalaverelere gitmek sana netice vermeyecek. Eğer aksi yollara tevessül ederseniz, millet iradesinin çelik duvarına toslar, samimiyetsizlikten sınıfta kalırsınız. Bu millet oyu kendinden isteyip, sırtını başka yerlere dayamaya kalkanları asla affetmez".

AK Partili olmanın dalgalı siyasete, konjonktürel ve kendi işine gelen kararların çıktığı bir demokrasiye inanmak olmadığını belirten Erdoğan, bütün zaferlerin demokrasi ile kazanıldığını, gerekirse demokrasi ile kaybetmenin bir zafer olduğuna inanmak demek olduğunu söyledi. Erdoğan, AK Partili olmanın, her şeyin özünde karar merciinin millet olduğu gerçeğini sindirmek olduğunu ifade etti. Erdoğan, kimsenin kulağına milletin bilmediği bir şey fısıldamadıklarını, kimsenin de kulaklarına milletin sözünden gayrısını fısıldamasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Erdoğan, "Biz yıllar yılı fısıltılara kulak vermekten, milletin sesini işitmez hale gelenlerin akıbetini çok gördük. Allah bizlere o günleri göstermesin. Yolumuzu şaşırtmasın" dedi. Erdoğan, son Karadeniz gezisine işaret ederek, ruhlarının milletin ruhuyla örtüştüğünü, buluştuğunu ifade etti. Bu birlikteliğin Türkiye'ye zaferi getireceğini söyleyen Erdoğan, ancak topluma tepeden bakanların, toplumun değerlerine yabancılaşanların bir zaman sonra hayata yabancılaşacaklarını kaydetti. Bugün siyasetin 40 yıl öncesinden söylemlerin devşirilmesinin ardında da bu zafiyetin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Türk topluma bugün 40 yıl öncesinden çok daha ileri noktadır. Bazıları hala orada takılıp kalmış, bir adım ilerlemiş. O günlerin o demode lisanıyla her gün gündemi işgal etmenin gayreti içindeler, öyle yetiştiler. Ne zaman bu milletin hızına yetişecekler belli değil" şeklinde konuştu.

(ZÇ-MAY-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı