"Nişantaşı Benden Çok Çekmiştir"

'Nişantaşı Benden Çok Çekmiştir'
Sabah.com.tr - Haberler | Magazin

'Seni Bana Yazmışlar'ın oyuncusu Cemal Hünal, Touch İstanbul dergisine kendi İstanbul'unu anlattı

Başrolünü oynadığı 'Issız Adam' filmiyle üne kavuşan ve ardından birçok başarılı yapımda rol alan Cemal Hünal; şu sıralar atv ekranında yayınlanan 'Seni Bana Yazmışlar' dizisiyle sevenleriyle buluşuyor. İstanbul'da doğup büyüyen başarılı oyuncu, İstanbul'un kendisi için ne ifade ettiğini Touch İstanbul dergisine anlattı...

İstanbul'da doğup büyüdünüz. Nasıl bir aile ortamınız vardı?

Ben mutlu ve kalabalık bir ailede büyüdüm. O yüzden çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Apartmanımız da gayet eğlenceliydi. Aile apartmanı olduğundan iki amca, bir hala, dedemler ve biz aynı yerdeydik. Bizim ev dört kişilik. Benden dört yaş küçük bir kardeşim var; Kerem. Sosyal bir aileydik.

ÇİFTLİĞE YOLCULUK

Ailenin belli ritüelleri var mıydı? Yemekler, toplantılar vs...

Annem özel yemekler düzenlerdi bazen... Ama onu sofrada asla göremezdik. Yemek bitmeden mutfağa gider, ortalığı toplar, bulaşık yıkardı. Hâlâ da bu böyledir.

Maçka'da büyümüşsünüz, şimdi de Teşvikiye'de oturuyorsunuz...

Teşvikiye'ye yerleştiğim zaman benim ortağı olduğum bir restoran vardı; Zazie. Sonra oyunculuk kariyerim başladı ve restoran işinden ayrıldım. Ama biz o mahalleye yerleşmiştik artık... Aslında Zekeriyaköy'e taşınmak istiyordum ama Lale'yi (sevgilisi Lale Cangal) ikna edemedim. Sabahları erken kalkıyorum. Ama zaten o saatte çiftliğe gitmek 20 dakika sürüyor. Çıkıp Maslak binalarının aralarından geçip orman yoluna dalıyorsun. Zaten çiftliğe girdiğim, atın üzerine çıktığım anda Mançurya'da, Colorado'da ya da Orta Amerika'da bir yerde olabilirim. Oralarda zaman mekân kavramları yok.

HAMBURGER DELİSİ

Bütün bunlardan sonra tekrar Teşvikiye'ye geri dönüyorsunuz ama...

Evet. Mutlu oluyorum döndüğüm zaman da! Çünkü sevdiğim kadına gidiyorum. Teşvikiye'nin şöyle bir yanı var: Eski binalar, eski mekanlar, eski insanlar... Ama bir taraftan da en büyük markaları görüyorsun. Ben mesela üzerinde marka yazan hiçbir şeyi giymem. Billboard değilim ki! Şunu da kabul etmek lazım... Şehir hayatının bir büyüsü var. İnsanlığın gelişmesinin vardığı noktayla alakalı bir şey bu. Bu şehir tezatlarla güzel... Üstelik evimin köşesinde süper bir hamburgerci var. Hamburger benim en sevdiğim şey.

İstanbul'da bağımlılık yaratan yerler?

Asmalımescit! Her zaman canlı olmasını seviyorum. İnsanların dağıtma lüksü var... Gece hayatının gerçek yüzünü orada görebiliyorsun. Bence bir yerin güzel olması için biraz da kendi pisliğinin olması lazım ama bazen çekiniyorum gitmeye. Çok laf atıyorlar. Yemek için Dükkan Burger'i çok severim. Reasürans Çarşısı içindeki barlar zaten arkadaşlarımın mekânları... Sık sık giderim. Balık çok severim. O yüzden Unkapanı'na giderim. Karaköy Lokantası şahane... Hayatımda yediğim en iyi midye dolma oradaydı. Mezeler olağanüstü. Fiyatlar da makul.

İstanbul'U TERK EDEMEM

Hayatınızın büyük bir kısmını eğitim ve iş nedeniyle İstanbul'dan uzakta geçirmişsiniz. Nasıl bir ilişkiniz var İstanbul'la? Her an terk edip gidebilecek düzeyde mi?

Hayır, onu bir daha yapmam.

Neden?

Büyük bir şehirde yaşayacaksam İstanbul'da yaşarım. Bir kere çok mutlu olduğum bir ilişkim var, Lale ile beraberim. Ortak hedeflerimiz var. İlişkiye başlamadan önce para benim için hiçbir şey ifade etmiyordu. Şu an benim için ifade ettiği tek şey ortak geleceğimiz için bir şeyler yapmak. Dolayısıyla kazandığım paranın şu anda benim için bir kıymeti var.

O zaman İstanbul, bir şekilde bu aşkla mı anlamlı hale geliyor?

Aslında hayır, şehir şu anda daha çok bir gereklilik benim için. Lale'nin hayatı kesinlikle şehir hayatı... Benim hayatım ise tam tersi. Benim hayatımda şehrin yeri az.

NiŞANTAŞI BENDEN ÇOK ÇEKMiŞTiR

Çocukluğunuzda çok yaramaz biriymişsiniz. İstanbul'un hangi köşeleri sizden çok çekmiştir?

İlkokulu Şişli Terakki Lisesi'nde, ortaokul ve liseyi Saint Benoit'da okudum. O yüzden Nişantaşı, Karaköy tarafları benden çok çekmiştir. Çok azgındım diyebilirim. Sınıf kapılarına tutkal sıkardım, cuma törenlerinden arka kapıyı kırar çıkardım. Derslerde not tutmaz, ejderha resimleri çizerdim. Annem veli toplantılarından gelirken rugby kıyafetlerimi giyer, kendimi korumaya çalışırdım. En sonunda İskoçya'ya yatılı okula yolladılar beni.

Orada adam oldunuz mu bari?

Yok, nerde! Orada da içki kaçakçılığına başladık. 80 cente aldığımız biraları okulun bahçesine gömüyor, sonra onları 8 sterline satıyorduk.

SARAYBURNU HAYRANI

En son hangi semte yeterince vakit ayırmadınız?

Tarabya

İstanbul'un hangi noktası yaşadığınız aşka şahittir?

Cihangir'de Panorama Apartmanı'nın en üst katı...

İstanbul'un hangi semti olmazsa olmaz sizin için?

Sarayburnu

At binmek isteyenlere nereyi önerirsiniz?

Belgrad Ormanı

Köpeklerinizle en rahat yürüdüğünüz rota?

Teşvikiye-Fındıklı arası

KÖTÜ ROLLERİN ADAMI

'Seni Bana Yazmışlar' dizisindeki rolünüz, 'Issız Adam' filmindeki rolünüze benziyor. Bu bir tesadüf mü?

Enteresan bir tesadüf. 'Issız Adam', 'Asi' ve 'Seni Bana Yazmışlar'da oynadığım karakterlerin ortak bir yanı var, hiçbiri çok iyi adamlar değil. Üstelik bu sefer çok daha bencil ve bencilliğini ifade etmekte son derece küstah! Yalçın, hatalarını görmeyen bir adam.

SABAH

Kaynak: Sabah.com.tr

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title