Unutulmaz Şarkıların Bestekarı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Gitme Güzeller Güzeli", "Aşk Oduna Yandı", "Gittiğin yolları yakın sanarak" gibi 500'ün üzerinde esere imza atan bestekar ve ses sanatçısı Ali Şenozan'ın unutulmaz eserleri hala dillerden düşmüyor

"Hasreti yıllara sor", "Gitme Güzeller Güzeli", "Aşk Oduna Yandı", "Gittiğin yolları yakın sanarak" ve "Bu aşkın sonunda ayrılık varsa" gibi 500'ün üzerinde esere imza atan bestekar ve ses sanatçısı Ali Şenozan'ın unutulmaz eserleri hala dillerden düşmüyor.

İlerleyen yaşına rağmen kendi adının verildiği Adana Büyükşehir Belediyesi konservatuvarına hocalık yapmaya başlayan 72 yaşındaki sanatçı Ali Şenozan, yarım asrı bulan sanat yaşamını değerlendirdi.

Annesini 1 yaşında kaybettiğini, babasının ise musikiyle ilgisi olmadığını ifade eden Şenozan, 11 yaşında bir hayır sahibinin elinden tutarak, kendisini İstanbul'a götürdüğünü ve bu sayede musikiye küçük yaşta başladığını anlattı.

"Allah'ın verdiği kabiliyeti işleten ve işleyen bir ortam bulursanız siz de yücelirsiniz" diyen Şenozan, hayatının 50 yıldan fazlasını musiki içinde geçirdiğini ve 25 yıl sahne sanatçılığı yaptığını dile getirerek, 1966'da TRT'ye radyo sanatçısı olarak girip, 2004'de emekli olduğunu vurguladı.

TRT Radyosu'nda 1979 yılında topluluk şefi olduğunu, bu dönemde Münir Nurettin Selçuk gibi Türk sanat müziğinin çok önemli değerleriyle bir araya gelme, fikir alışverişinde bulunma şansı yakaladığını anlatan Şenozan, TRT repertuvarında 160 eseri bulunduğunu, toplamda ise 500'ün üzerinde beste yaptığını dile getirerek, bu eserlerin bir çoğunun da plağa okunduğunu kaydetti.

-"ŞİMDİKİ ŞARKILAR SAMAN ALEVİ"-

Şenozan, yeni çıkmış bir şarkının dillere düşüp, bir yıl sonra unutulmasının"sanat değeri zayıf olan eserlerin insan zihninde yer etmemesinden" kaynaklandığını belirtti.

Bu tip eserleri suya atılmış kağıt parçasına benzeten Şenozan, "Şimdiki şarkılar saman alevi gibi parlıyor, sonra unutuluyor. Ben artık beste yapmıyorum. Çünkü, ben bugünkü şarkılara uyacak bestekar değilim' dedi.

"Hasreti yıllara sor", "Gitme Güzeller Güzeli", "Aşk Oduna Yandı", "Gittiğin yolları yakın sanarak" ve "Bu aşkın sonunda ayrılık varsa" gibi çok sayıda şarkısının bugün bile dillerden düşmemesinin gururunu yaşadığını anlatan Şenozan, geçmişte ortaya çıkan musiki eserlerinin hepsinin duygu içerikli olduğunu, sanatsal değerinin bulunduğunu vurguladı.

Türk sanat müziği eserlerinin para kazanmak için değil, musikiye hizmet etmek amacıyla yapıldığını belirten Şenozan, "Geçmişte yapılmış musiki eserlerin hepsi duygusaldır, hepsi içseldir. Bunun için sanatsal değeri büyüktür, bunun için yok olmuyor" dedi.

Şenozan, günümüzde şarkı söyleyenlerin de ya bacağının, ya göğsünün açık olduğunu ifade ederek, "İnsanlar bundan mutluluk duyuyor. Ama sanat o değildir. Biz yıllarca sahne sanatçılığı yaptık. Çıktığımız zaman hiç değilse 5 tane şöyle dişe değer eser okurduk. İnsanlar ayakta alkışlardı. Bugün artık onu değil de, kendisini ne eğlendirecek, nasıl oynayacak ona bakıyor. Artık stresten uzaklaştıracak müzik arıyor. Hatta şiirler, romanlar bile böyle oldu" diye konuştu.

Sahne yıllarında namının "ipek sesli" olduğunu ifade eden Şenozan, bugüne kadar 5-6 bin kişiye hocalık yaptığını, bunlardan en az 200'ünün yurt içi ve yurt dışında eğitmen olduğunu aktararak, bu nedenle kendisine "hocaların hocası" denildiğini ve bundan dolayı da gurur duyduğunu sözlerine ekledi.

- ADANA

Kaynak: AA