Divan-ı Kebir'in Yeni Neşri Tahran'da Tanıtıldı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İran'ın başkenti Tahran'da Mevlana'nın Divan-ı Kebir eserinin Prof. Dr. Tevfik Subhani tarafından hazırlanan yeni neşri, Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Hicabi Kırlangıç'ın katılımıyla tanıtıldı. Kırlangıç, eserin Türkiye-İran ortak kültürünün ürünü olduğunu ve kültürel bağları güçlendirdiğini vurguladı.

İSTANBUL (AA) – İran'ın başkenti Tahran'da Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin Divan-ı Kebir adlı eserinin Prof. Dr. Tevfik Subhani tarafından hazırlanan yeni neşri tanıtıldı.

Tahran'daki "Üniversite Yayın Merkezi Konferans Salonu"nda düzenlenen törene Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç ve Tahran Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Umut Başar ile çok sayıda akademisyen katıldı.

Büyükelçi Kırlangıç, törende basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Subhani hocamız yıllarca Mevlana'nın eserlerine hizmet etmiş birisi ve son çalışması da Divan-ı Kebir'in yeni neşri oldu. Tabii bu daha önceki neşri esas alarak açıklamalar ekleyerek yapılan bir çalışma. Buradaki en önemli farklılık bazı yanlış kayıtların daha önceki çalışmalardaki bazı müphem noktaların giderilmiş olması ve ayrıca dipnotlarda bazı bilinmeyen kelimelerin açıklanması. En önemlisi de Türkçe, Arapça ve Yunanca ibarelerin ve mısraların tercümesinin verilmiş olması. Bu açıdan büyük bir hizmet." dedi.

Divan-ı Kebir'in İran ile Türkiye'nin ortak eseri ve Anadolu'da oluşan Farsça bir eser olduğunu dile getiren Kırlangıç, "Bizim ortak kültürümüzün bir ürünü. O açıdan İran'da da çok fazla okunmayan Divan-ı Kebir bu sayede tekrar dikkate gelmiş oldu. İran'da daha çok Mesnevi okunuyor. Divan-ı Kebir zor bir eser ve farklı bir eser. Ona nüfuz etmek ayrı bir iş. O yüzden bu eserin yayınlanması Türkiye ile İran arasındaki kültürel bağları yeniden hatırlatmış oldu." ifadelerini kullandı.

Eğitim Müşaviri Başar ise İran ve Türkiye'nin sadece komşu değil, ortak bir kültürel mirası paylaşan komşu ülkeler olduğuna dikkati çekerek, "Neredeyse bin yıldır karşılıklı etkileşim içinde olan İranlılar ile Türklerin kültürel açısından iç içe geçtiğini düşünüyorum. Dolayısıyla İranlılar ve Türkleri müşterek bir kültürün çocukları olarak sayabiliriz. Her ne kadar kardeşler arasında zaman zaman rekabet olabilse de esas olan refakattir. Ayrıca İran ile Türkiye'nin kültürel ilişkileri yüzyıllardır siyasi ilişkilerin ötesindedir. Siyasi ilişkilerde iniş çıkışlar olabilir ancak kültürel ilişkilerimiz derindir." diye konuştu.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.