Anadolu ve Mezopotamya’dan 24 Antik Mühür Sergilendi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ERZURUM Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, en eskisi milattan önce 6 bin 500'lü yıllara ait olan Anadolu ve Mezopotamya'da kullanılan 24 mührün makro fotoğraflarını sergiledi.

ERZURUM Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, en eskisi milattan önce 6 bin 500'lü yıllara ait olan Anadolu ve Mezopotamya'da kullanılan 24 mührün makro fotoğraflarını sergiledi.

Uluslararası Müzeler Günü kapsamında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has tarafından 'Anadolu'nun Zirvesinde Mezopotamya Esintileri: Erzurum Müzesinden Mühürler Fotoğraf Sergisi açtı. Milattan önce 6 bin 500'lerden 600'lü yıllara kadar kullanılan 24 antik mühür, makro fotoğrafçılık sanatı eşliğinde gün yüzüne çıkarıldı.

Geçmişin izlerinin genellikle anıtsal yapılarda ya da büyük heykellerde arandığını oysa tarihin en samimi, en dinamik ve en güçlü detaylarının mühürlerde gizli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Cüneydi Has, "Mühürler insanoğlunun henüz yazının icat edilmeden çok önce bile ihtiyaç duyduğu sahiplenme, aidiyet ve kimlik arayışının en somut arkeolojik örnekleridir. Uluslararası Müzeler Günü kapsamında Erzurum müzesi ev sahipliğinde açılan bu özel sergi, müze koleksiyonunda yer alan ve son derece nadide 24 antik mührü makro fotoğrafçılık sanatı eşliğinde gün yüzüne çıkarıldı. Sergi, Anadolu coğrafyasının yerel kültürel dokusu ile Mezopotamya'nın köklü idari ve estetik geleneklerinin kesişim noktalarını mercek altına alıyor" dedi.

İMZA VE VARLIK BEYANI

Mühürlerin zamana bırakılan görsel bir imza ve varlık beyanı olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Has, "Sergilenen fotoğraflarda yer alan her bir mühür; bir hayvan figürü, bir geometrik motif ya da dinsel bir sembol aracılığıyla binlerce yıl öncesinin sosyo-politik otoritesini, ticari ağlarını ve inanç dünyasını yansıtmaktadır. Taşın üzerine büyük bir ustalıkla kazınan bu mikro sanat eserleri yalnızca birer bürokratik araç veya bezeme unsuru değil; sahiplerinin zamana bıraktığı birer görsel imza ve varlık beyanıdır" diye konuştu.

ÇİVİ YAZILI MÜHÜRLER

Küratörlüğünü Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Süleyman Özkan'ın yaptığı sergiyi gezen Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ile davetliler, mühürler hakkında bilgi aldı. Sergilenen mühürler arasındaki en eski olanının çivi yazılı mühür olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Has, "Bunlar dini ritüellerin oldukça çok kullanıldığı mühürler. O dönemin sosyoekonomik idari ve dinsel yönünü gösterdikleri için çok önemliler. Biz mühürlere baktığımızda ekonomik durumunu, devletin otoritesini görebiliyoruz. Onun için bu mühürler arkeolojik dünyası için önemliler. Silindir mühürler Anadolu'ya Mezopotamya'dan geldi. Milattan önce 2'nci binde ticaretle Anadolu'ya gelen mühürler. Bunlar daha sonra Anadolu'da da kullanılıyor. Sergide oldukça önemli örnekleri var" dedi.

Haber: Salih TEKİN - Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.