'Hiçbir Sevgilim Bana Çiçek Almadı'

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Fahriye Evcen Hayatı Boyunca Hiçbir Sevgilisinden Çiçek Almadığını Söyledi.

FAHRİYE EVCEN HAYATI BOYUNCA HİÇBİR SEVGİLİSİNDEN ÇİÇEK ALMADIĞINI SÖYLEDİ.

'Yaprak Dökümü'nün Necla'sı Fahriye Evcen hayatı boyunca hiçbir sevgilisinden çiçek almadığını söyledi:'Hayatım boyunca hiçbir sevgilim bana çiçek almadı biliyor musunuz? Zaten şimdiye kadar da kaç sevgilim oldu ki! Aklımda tek kalan ilkokul aşkım, onun dışında çok az birlikteliğim oldu.'

'Cennet'in galasına sırt dekolteli siyah bir elbiseyle gelip, sırtınızdaki melek dövmesini gözler önüne serdiniz. Filmin çok etkisinde kaldınız herhalde...

- Evet, galada kara melek oldum. Geçici bir dövmeydi ama çok güzel oldu bence...

Film nasıl oldu, beklediğiniz gibi mi sonuç?

- Bu benim ilk sinema filmim, aynı zamanda ilk başrolümdü ve çekimler de süperdi. Bence çok güzel oldu.

Yönetmen Biray Dalkıran'ın çekimler sırasında terör estirip size bağırdığını duydum, doğru mu?

- Cidden mi? Biray hayatımda gördüğüm en sakin insanlardan biri. Tanıdığım yönetmenler arasında en uyumlusu ve oyuncusunu motive etmeyi en iyi bileni... Planlı programlı çalışan ve oyuncusundan ne istediğini bilen bir yönetmen. İlk filmimde onunla çalışmak benim için şans.

Kaç yaşındasınız? 'Cennet'in geçen yılki çekimlerinden bu yana yüzünüz biraz zayıflamış ve hatlarınız biraz daha oturmuş gibi geldi bana...

- 21 yaşındayım. Evet, filmi çekerken daha topluydum. Zayıflamış ya da birkaç ay içinde büyümüş olabilirim. Filmde kostüm ve saç modelinin de etkisiyle daha bir küçük kız havasındaydım ayrıca...

'Yaprak Dökümü' de iyi gidiyor bu arada... İzleyici sizi kolay kolay bırakmayacak gibi...

- Evet, bu gidişle üçüncü sezonu da göreceğiz sanırım... Gerçi son bölümlerde benim canlandırdığım Necla'nın hikayesi biraz durgun. Çünkü şu sıralar evdeki dökülen yaprak Şevket... Ailenin diğer fertleri sadece onun sorunlarıyla ilgileniyor.

İlk filminizde başrol oynadınız ve dizide de epey ses getirdiniz. Gözler üzerinizde, beklenti giderek artıyor. Siz kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

- 'Yaprak Dökümü'nde rol almaktan çok mutluyum. Necla'nın önünü görmüyorum şu anda ama dizi iyi gidiyor. Film için söyleyebileceğim tek şey ise çok şanslı olduğum... Çok güzel şeyler oluyor hayatımda. Bu işe başladığımda 18 yaşındaydım; riskli yaş aslında. Ama ben Almanya'dan buraya ilk geldiğimde, kendi kendime yetmek durumundaydım. Bu işi yapmıyor olsaydım da bir genç kız olarak kendime dikkat etmek zorundaydım. İnsanın o yaşlarda kendini koruması ve bazı şeylerden uzak durması gerekiyor. Bazen çok eğlenemiyorsun ama kendini koruyarak daha emin adımlar atabiliyorsun.

Ya Almanya'da kalsaydınız... O zaman ne konumda olurdunuz sizce?

- Almanya'da kalsaydım şu an televizyonda çalışıyor olabilir miydim bilmiyorum. Belki tiyatrodaydım... Gerçi orada olsaydım bu kadar stres ve sıkıntı da yaşamazdım herhalde... Türkiye'de insan ilişkileri beni zorluyor. Çünkü orada hem sosyal, hem kültürel açıdan alışık olduğum bir sistem vardı. Burada ise hálá yadırgadığım durumlarla karşılaşıyorum iş anlayışı ve iletişim konularında. Bunun yanında pozitif tarafları da var. 'Kahretsin, neden buradayım?' demiyorum.

'Cennet'te Engin Altan Düzyatan, atipik psikoz ve düşük zekasına rağmen büyük hayal gücüne sahip bir adamı canlandırıyor. Bu durumdaki birine aşık olabilir misiniz?

- Bu o kadar zor bir soru ki... Psikolojik durumu iyi olmayan sevgililere sahip arkadaşlarım var. Birlikteliklerinde filmdekine benzer şeyler yaşıyorlar. Çok zor bir durum. Mesela 'Destek olmam lazım' diyorlar ama bir süre sonra onların da psikolojisi bozuluyor. Ben de mümkün olduğunca destek olmaya çalışırdım.

Özel hayatınız ne durumda?

- Sevgilim yok...

Romantik jestlerle aranız nasıldır diye sorsam...

- Hayatım boyunca hiçbir sevgilim bana çiçek almadı biliyor musunuz? Zaten şimdiye kadar da kaç sevgilim oldu ki! Aklımda tek kalan ilkokul aşkım, onun dışında çok az birlikteliğim oldu.

Tecrübeli oyuncu olana kadar sevişme sahnesi beni zorlar

Bundan sonra gelecek projede sizi zorlayabilecek sevişme sahneleri varsa, rol alıp almamakta tereddüt eder misiniz?

- İşe başladığımdan beri çok dikkatli adımlar attım. İki yıl boyunca devamlı proje geldi bana, buna rağmen 'Ne olursa olsun, işi kabul edeyim... Hızla ilerleyeyim' demedim. Dizi projelerim, sinema projem hep doğru kararlardı. Seçici olmak gerek. Sevişme sahnesi tabii ki beni zorlar. Genç bir oyuncunun zorlanmayacağını kimse söyleyemez ayrıca... Ancak 30 yıldır bu işi yapıyorsan, tecrübe edinmişsen, bu tip sahnelerde daha önce oynamış bir profesyonelsen zorlanmazsın. Bir genç oyuncu 'Ben zorlanmam, yaparım' dese, inanmam. Belli bir noktaya geldiğimde bile pornografik sahnelerde, film içinde hiçbir fonksiyonu olmayan sevişme sahnelerinde yer almam. Doğru zamanda, doğru projede olursa ancak

kelebek

Kaynak: Gecce