Nordik Baltık Enstitüsü Başkanı Öztürk: Avrupa'nın güvenliği Türkiye'ye emanet
Haber Videosunu İzle 
Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'ni yakından takip eden Nordik Baltık Enstitüsü Başkanı Esra Öztürk, Haberler.com'a özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin savunma sanayisindeki küresel gücüne ve SİHA teknolojisindeki başarısına dikkat çeken Öztürk, transatlantik ilişkilerdeki gerilimlere değindi. "Rusya tehdidi altındaki Baltık ülkelerinin gözü Türkiye'de" diyen Öztürk, Ankara'nın askeri gücünün Avrupa'nın güvenliği için kritik önemde olduğunu vurguladı.
- Nordik Baltık Enstitüsü Başkanı Esra Öztürk, Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığının arttığını belirtti.
- Öztürk, Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlamada bağımsız tedbirler almaya çalıştığını ifade etti.
- Türk savunma sanayisi, Avrupa'nın güvenliği için 'olmazsa olmaz' bir unsur olarak görülüyor.
Ankara'da düzenlenen tarihi NATO Zirvesi'ni yerinde takip eden Nordik Baltık Enstitüsü Kurucu Başkanı Esra Öztürk, zirvenin gidişatını ve bölgedeki stratejik dengeleri değerlendirdi. Türkiye'nin Nordik ve Baltık bölgelerine odaklanan ilk ve tek düşünce kuruluşu unvanına sahip enstitünün başkanı olarak öne çıkan Öztürk, küresel gelişmeler ışığında Türkiye'nin artan askeri ve lojistik rolüne dikkat çekerek Haberler.com'un sorularını yanıtladı.
"ANKARA ZİRVESİ PEK ÇOK AÇIDAN TARİHİ BİR ÖNEME SAHİP"
Zirve kapsamında devlet başkanlarından savunma bakanlarına ve geniş delegasyonlara kadar üst düzey diplomatik temaslar kurduklarını belirten Esra Öztürk, bu seneki buluşmanın neden "tarihi" olarak nitelendirildiğini şu sözlerle açıkladı:
"Bu zirvenin tarihi olarak kabul edilmesinin en önemli sebeplerinden biri, Türkiye'nin NATO içerisindeki ağırlığının ve öneminin gittikçe artmasıdır. Bu yükselişte, Türkiye'nin donanımsal ve askeri kapasitesinin yanı sıra özellikle savunma sanayisinde kaydettiği muazzam ilerleme kilit bir rol oynuyor."

AMERİKA VE AVRUPA ARASINDAKİ GRÖNLAND GERGİNLİĞİ SÜRÜYOR
Geçmiş yıllarda ABD'nin, Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bölge Grönland'ı satın alma teklifiyle başlayan diplomatik krizin etkilerinin hala tam olarak geçmediğini vurgulayan Öztürk, transatlantik ilişkilerdeki kırılganlığa değindi:
"Amerika ile Avrupa arasındaki o gerginlik aslında perde arkasında hala tam olarak durulmuş değil. Grönland üzerinden Danimarka ve ABD arasındaki diplomatik temaslar sürüyor. Ancak Avrupa, Amerika ile ilişkilerin her an bozulma ihtimaline karşı tetikte. Her ne kadar bu zirvelerde NATO'nun caydırıcılığının artırılması ve işbirliğinin en üst seviyeye taşınması vurgulansa da Avrupa, kendi güvenliğini sağlama noktasında bağımsız tedbirler almaya çalışıyor."
TÜRKİYE'NİN SİHA VE HAVA SAVUNMA TEKNOLOJİSİ AVRUPA'YA GÜVENCE VERİYOR
Avrupalı uzmanların genel görüşüne göre kıtanın münferit bir savunma ekosistemiyle kendi güvenliğini sağlamakta tek başına yetersiz kalacağını ifade eden Öztürk, Türkiye'nin bu noktada stratejik bir kurtarıcı olduğunu belirtti:
" Türkiye ; drone ve SİHA teknolojisiyle, hava savunma sistemlerindeki menzil artışıyla ve sahada başarıyla test edilen savunma projeleriyle öne çıkıyor. Türk savunma sanayisi, Avrupa'nın güvenliği ve caydırıcılığı için artık 'olmazsa olmaz' bir unsur olduğunu kanıtlamıştır. Bu anlamda NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılması çok büyük bir kıymet taşıyor."

RUSYA TEHDİDİ ALTINDAKİ BALTIK ÜLKELERİNİN GÖZÜ TÜRKİYE'DE
2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Kiev'in vurulmasıyla çok daha derin bir boyuta ulaştığını hatırlatan Esra Öztürk, Sovyet işgalinden kurtulup özgürlüğünü kazanan Baltık ülkelerinin her sabah büyük bir güvenlik endişesiyle uyandığını söyledi. Nüfusu ve askeri kapasitesi sınırlı olan Letonya, Estonya ve Litvanya gibi ülkelerin yanı sıra Polonya'nın da Türkiye ile işbirliğine can attığını ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Baltık ülkeleri sürekli tetikte ve endişe içinde hissediyor. Bu yüzden Türkiye ile işbirliği yapmayı bir zorunluluk olarak görüyorlar. Son yıllarda bu ülkelere yönelik hava savunma ve insansız hava araçları ticaretimizin, yani teknolojik know-how transferimizin hızla arttığını görüyoruz. Üstelik Türkiye'ye AB adaylığı sürecinde sürekli engel çıkaran Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi veya zaman zaman Almanya gibi ülkelerin aksine, Kuzey Avrupa ve Baltık ülkeleri Türkiye'ye her zaman çok daha destekleyici yaklaşıyor. Türkiye, bu kritik bölgedeki varlığını ve savunma desteğini artırarak müttefiklerine güç vermeye devam ediyor. Türkiye'nin her yerinin yemeklerini burada misafirlerimize sunduk diyerek sözlerini noktaladı."













