Emlakçı komisyon davasında 'derdestlik' kararı bozuldu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, emlakçının icra takibi sonrası açtığı davayı 'derdestlik' gerekçesiyle reddeden mahkeme kararını bozdu. Kararda, 149 bin lira altı uyuşmazlıklarda icra ve dava yolunun birbirine derdestlik oluşturmayacağı vurgulandı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir emlakçının komisyon ücretinin ödenmediği iddiası üzerine başlattığı icra takibinin ardından açtığı alacak davasının, icra dosyasının derdestlik oluşturduğu gerekçesiyle reddedilmesini hukuka aykırı buldu ve kanun yararına bozdu.

Resmi Gazete'de yer alan karara göre, İzmir'deki bir emlakçı, aracılık ettiği bir ev satışının ardından komisyon ücretini ilgiliden alamadığı gerekçesiyle icra takibi başlattı, ardından tüketici hakem heyetine başvurdu. Tüketici hakem heyetinin ret kararı üzerine emlakçı, talebinin karşılanması ve uyuşmazlık konusunda esastan karar verilmesi için dava açtı.

Yargılamaya bakan İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, davacı emlakçının davalı hakkındaki şikayeti öncesi icra takibi başlatmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verdi.

Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, davacının hem icra yoluna gidebileceği hem de tüketici hakem heyetine başvuru yapabileceği, bu nedenle yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz isteminde bulundu.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sonuca etkili olmamak üzere yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.

Kararın gerekçesinden

Dairenin kararında, uyuşmazlık konusunun, davacının icra takibi süreci başlatmasının ardından konuyla ilgili dava açması olduğu ifade edildi.

Dava şartları arasında, derdest bir dosya varken aynı konuda ikinci davanın açılamayacağının yer aldığına işaret edilen kararda, dava tarihi itibarıyla 149 bin liranın altındaki uyuşmazlıklar için davacının hem icra hem de dava yoluna gidebileceği, bunların birbirine derdestlik oluşturmayacağı belirtildi.

Ayrıca, davacı emlakçının başlattığı icra takibine itiraz edildiği, icra takibinin durmasının ardından alacak davası kapsamında önce tüketici hakem heyetine, ardından mahkemeye başvurduğu belirtilen kararda, "Her iki yasal imkanın birbirine derdestlik oluşturmayacağı dikkate alınarak (mahkemece) işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir." ifadesine yer verildi.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.