Uluslararası Basın Örgütlerinden Ortak Çağrı: "Türkiye'de Gazetecileri Susturmak İçin Silah Olarak Kullanılan 'Dezenformasyon Yasası" Kaldırılmalıdır"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Uluslararası Basın Enstitüsü'nün (IPI) aralarında bulunduğu 25 basın ve insan hakları kuruluşunca yapılan ortak açıklamada, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "halkı yanıldıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu düzenleyen 217/A maddesi kapsamında yürütülen uygulamaların gazetecilik faaliyetlerini suç haline getirdiği belirtilerek, düzenlemenin yürürlükten kaldırılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, en az 83 gazetecinin 114 kez yargılandığı belirtilerek derhal tahliye ve suçlamaların düşürülmesi talep edildi.

(ANKARA) - Uluslararası Basın Enstitüsü'nün (IPI) aralarında bulunduğu 25 basın ve insan hakları kuruluşunca yapılan ortak açıklamada, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "halkı yanıldıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu düzenleyen 217/A maddesi kapsamında yürütülen uygulamaların gazetecilik faaliyetlerini suç haline getirdiği belirtilerek, düzenlemenin yürürlükten kaldırılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, en az 83 gazetecinin 114 kez yargılandığı belirtilerek derhal tahliye ve suçlamaların düşürülmesi talep edildi.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) aralarında bulunduğu 25 basın ve insan hakları kuruluşu, Türkiye'de "dezenformasyon yasası" olarak bilinen mevzuatın basın özgürlüğü üzerindeki etkilerine ilişkin ortak açıklama yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen Medya Özgürlüğü Acil Müdahale (MFRR) mekanizması kapsamında yapılan açıklamada, Türk Ceza Kanunu'na (TCK) Ekim 2022'de eklenen 217/A maddesinin, gazetecilik faaliyetlerini suç saymak amacıyla bir "silah" gibi kullanıldığı savunuldu.

"83 Gazeteci, 114 kez hakim karşısına çıktı"

Açıklamada paylaşılan verilere göre; yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana en az 83 gazeteci, dezenformasyon suçlamasıyla toplamda 114 kez hakim karşısına çıktı. Yasanın belirsiz ifadeler içerdiği ve denetimsiz bir yargılama gücü yarattığı belirtilen açıklamada, "Yasanın dili, neyin 'gerçeğe aykırı bilgi' teşkil ettiğini net bir şekilde tanımlamakta veya hangi içeriğin milli güvenlik ya da kamu düzeni için tehdit oluşturduğunu belirtmekte yetersiz kalmaktadır. Hükümet kaynaklı olmayan her türlü bilginin yanlış kabul edilme ihtimali bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi.

Tutuklama ve mahkumiyet kararları sıralandı

Açıklamada, son dönemde dezenformasyon yasası kapsamında yargılanan veya tutuklanan gazetecilerin durumuna ilişkin şunlar kaydedildi:

"Alican Uludağ (DW Türkçe): 19 Şubat'ta gözaltına alınan Uludağ, hem 'Cumhurbaşkanına hakaret' hem de 217/A maddesi kapsamında suçlandı. Gazeteci halen tutuklu bulunuyor."

İsmail Arı (BirGün): 22 Mart'ta kamu vakıflarıyla ilgili haberi nedeniyle tutuklanan Arı, Sincan Cezaevi'nde tutuluyor. Arı, yasa kapsamında hakkında en çok (6 kez) suçlama bulunan isimlerden biri.

Murat Ağırel, Barış Pehlivan ve Zafer Arapkirli: Nisan ayında verilen kararlarla, Ağırel ve Pehlivan ticaretle ilgili yorumları nedeniyle birer yıl üçer ay, Arapkirli ise sosyal medya paylaşımı nedeniyle iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mehmet Yetim (Kulis TV): 18 Nisan'da Urfa'da bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek tutuklandı."

Somut talepler sıralandı

Dezenformasyon yasasının demokratik standartlarla bağdaşmadığı vurgulanan açıklamada, TCK 217/A maddesi gerekçe gösterilerek tutuklanan tüm gazetecilerin herhangi bir ön koşul sunulmaksızın derhal serbest bırakılması; gazetecilerin yaptıkları haberler, kaleme aldıkları yazılar veya sosyal medya üzerinden paylaştıkları yorumlar nedeniyle haklarında açılan tüm davaların ve devam eden suçlamaların düşürülmesi talep edildi.

'Dezenformasyon yasası' olarak nitelendirilen 217/A maddesinin, ifade özgürlüğü üzerindeki baskılayıcı etkisi nedeniyle bütünüyle yürürlükten kaldırılması çağrısı yapılan açıklamada, uluslararası standartlara uyum kapsamında da Türkiye'deki ifade özgürlüğünü düzenleyen mevcut mevzuatın, ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve insan hakları yükümlülükleriyle tam uyumlu hale getirilmesi gerektiği belirtildi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.