Türkiye Özgürleşmedikçe Emeğin Ve Alın Terinin Hiçbir Değeri Olamayacaktır

Türkiye Özgürleşmedikçe Emeğin Ve Alın Terinin Hiçbir Değeri Olamayacaktır
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eğitim-Bir-Sen Tokat Şubesi 2011 Mutabakatı Öncesi İl Divan Toplantısı Bütün İlçelerimizin Katılımıyla Reşadiye'de Yapıldı.

Eğitim-bir-sen tokat şubesi 2011 mutabakatı öncesi il divan toplantısı bütün ilçelerimizin katılımıyla reşadiye'de yapıldı. Toplantı öncesi Reşadiye ilçe temsilciğinin "Birlik Beraberlik ve Kaynaşma Pikniği"ne katılındı. Pikniğe Reşadiye Eğitim-Bir-Sen üyelerinin eş ve çocuklarıyla yoğun bir katılım sağladığı görüldü.

Piknik sonrası yapılan Divan toplantısında 2010-2011 yılı faaliyetleri ve üyelik çalışmalarını ve gündemi değerlendirildi. Divan toplantısında gündemi değerlendiren Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Tokat Şubesi Başkanı Cemil Çağlar "Sendika olarak başarılı bir dönem geçirdiklerini ve hedeflerini fazlasıyla aştıklarını belirterek emeği geçen tüm ilçe temsilcilerine, yönetim kurullarına,işyeri temsilcilerine ve üyelere teşekkür etti.Gelinen noktanın Sivil toplumculukta bir rekor olduğunu, bununla da genel yetkiyi rahatlıkla alabileceklerini"belirtti. Çağlar referandumda ülkemize olan borcumuzun birinci taksi dini ödedik şimdi ikinci taksidi olan darbe ürünü olan 12 Eylül anayasasından kurtulmak olacak" dedi

Bugün sizlere teşekkür için buradayız.

Çünkü her şey sizlerin işyerlerinde bir adım öne çıkıp; Necip Fazıl'ın dediği gibi: "Kim var denildiğinde sağına ve soluna bakmadan ben varım diyen" tanımlamasına sizler vücut verdiniz. İşyerlerinde bir adım öne çıktınız ve inisiyatif aldınız. Siz ben varım dediğiniz için çok şey değişti. Değişimin öncülerine şahsım, yönetim kurulum ve ilçe yönetimlerim adına selam olsun diyorum.

Eğitim-Bir-Sen, sendikal ezberi bozmuş; korsan gemilere liman ya da devlete ileri karakol olarak kendini konumlandıranların yürüttüğü sendikacılığa reddiye denilebilecek türden 'kavga zemininde rekabet yerine, rekabet zemininde hizmet' anlayışı ile sendikacılığa yeni bir soluk getirmiştir. Sendikacılığı; üye ve ülkesini eksene alarak hak ve özgürlük mücadelesi olarak yapan, iyilikleri artırma ve kötülükleri engellemenin izdüşümü olarak anlayan bir misyonu temsil ediyoruz. Mahşeri cümbüşçülerin, Silivri müdavimlerinin sivil ırgatlığına soyunmayı sendikacılıkla asla bağdaştıramayız

Türkiye Özgürleşmedikçe Emeğin ve Alın Terinin Hiçbir Değeri Olamayacaktır

Türkiye özgürleşmedikçe, emeğin ve alın terinin hiçbir değerinin olmayacaktır, demokrasi kurumsallaşmadıkça ve korku tünelinden çıkmadıkça kısmi kazanımların bir anlam ifade etmeyecektr. Her 1,5 yıla bir hükümet düşen istikrarsız bir ülkede, iğne ile kuyu kazar gibi alınan hakların sıfırlanması için bir '5 Nisan Kararları' yeterlidir. Demokrasi, kendi başına yürüyecek ve kurumsallaşacak fırsatı hiç bulamadı.

Antidemokratik müdahaleler millet iradesini hiçe saydı. Onun için millet iradesinin üzerinde başka bir irade kabul etmemek gerekir. Bu ülke, bir daha erken kalkanın darbe planı hazırlama cesareti bulamadığı bir ülke olmalıdır. Sivil topluma, sendikalara çok iş düşüyor. Kuruş değil, duruş sendikacılığı lazım. Yanlışların hesabının soruluyor olması lazım.

Üniversitelerin kışla, kapıların nizamiye olmaması, orduevleri ve Genelkurmay dâhil, hiçbir kapıda özgürlüklerin turnikelere sıkıştırılmaması için, askeri ve sivil yargı diye yargının kategorize edilip adaletin omuzlardaki yıldızlarla ölçülmemesi; faili meçhullerin tekrar yaşanmaması ve asit kuyularının kimsenin kaderi olmaması için; kadınların hayatın bütün alanlarında çalışma yaşamında, kota konmadan, yer alabilmesi, kadınlar arasında ayrımcılık değil, bütün kadınlara pozitif ayrıcalık uygulanması için bu ülkenin özgürleşmesi ve prangalarından kurtulması gerekmektedir

Ülkemize vefa borcumuzun birinci taksitini ödediğimiz referandum geride kaldı şimdi yeni Anayasa

Yeni Anayasa çalışmaları yakında tekrar ülke gündemine oturacak ve Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen olarak tekrar inisiyatif alacağız, 12 Haziran sonrası başlaması gereken süreci, darbe kalıntısı.Anayasa'dan kurtulmanın fırsatı olarak değerlendireceğiz diyen Cemil Çağlar "Biz Tokat'ın en güçlü ve en dinamik teşkilatıyız.Aynı zamanda Tokat sivil toplum platformunun mihenk taşıyız.12 Hazirana doğru bizler hangi partiye oy vereceğimizi değil;neye oy vereceğimizi iyi tespit etmeliyiz.

Ülkemiz için hayati öneme sahip bu seçimlerde platformumuz halkımızı bilinçlendirmek için gereken çalışmaları yapacaktır.Bizler tabii ki istikrara,demokratikleşmeye ve sivil ve yeni Anayasayı önem verdiğimiz bilinmektedir.aynı şekilde koalisyon hükümetlerine,statüko ve devlet içinde yuvalanmış çetelere ve etnik temelli siyasete karşıyız"dedi

Kaynak: Bültenler