Sanık Bozkurt: İftiralara Maruz Kaldım

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Erzincan'daki 'Silahlı Terör Örgütü'ne İlişkin Görülen Davada Tutuklu Sanıklardan Astsubay Şenol Bozkurt, Savunmasını Tamamladı.

Erzincan'daki ''silahlı terör örgütü''ne ilişkin görülen davada tutuklu sanıklardan Astsubay Şenol Bozkurt, savunmasını tamamladı.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, tutuklu sanık Astsubay Şenol Bozkurt, savunmasında yıllarca dağlarda teröristlerce çarpışmış biri olarak, bugün mahkemede bir terör örgütü mensubu sıfatıyla bulunmaktan zül duyduğunu söyledi.

Bozkurt, gizli tanıkların beyan ettiği gibi bir istihbarat görevlisi olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

''Ben sıradan bir karargah görevlisiyim. Gizli tanıklar Efe ve Munzur'un dediği gibi bir istihbarat elemanı değilim. Yasa dışı telefon dinlemesi yaptığım iddiası da yalandır. Örgüt üyesi değilim. Hayatım boyunca da hiçbir örgüte üye olmadım. Hakkımda tamamen uydurma ve somut delillerle sabit olmayan iddialar bulunuyor. Tamamen iftiralara maruz kaldım.''

Bozkurt, birlikte yargılandığı kişilerden Albay Recep Gençoğlu'nu görevi gereği tanıdığını, tutuksuz sanık Yaşar Baş'ı ise Avcılar Kulübü Başkanı olması sebebiyle tanıdığını, diğer kişileri ise bu iddianame ile birlikte tanıdığını belirtti.

İddianamede gizli tanık ''Efe'' olarak geçen kişinin artık İliç Savcısı Bayram Bozkurt olduğunun herkes tarafından bilindiğini belirten Şenol Bozkurt, savcı Bozkurt'un da kendisinin arkadaşı olduğunu bildirdi.

Astsubay Şenol Bozkurt, savunmasına şöyle devam etti:

''Savcı Bayram Bozkurt, 2009 yılı mayıs ayında benim yanıma gelerek Erzurum'da bir savcı ile görüştüğünü ve bu savcının Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ile Eskişehir Jandarma Alay Komutanı Albay Recep Gençoğlu hakkında bir soruşturma yürüttüğünü söyledi ve kendisi bana, bu soruşturmada Recep Gençoğlu ile aramazdaki anlaşmazlığı fırsat bilerek gizli tanık olmayı teklif etti. Bunu da buradan ilk kez açıklamadım. İddia makamı, yalancı gizli tanıkların ifadelerine büyük önem verirken, ne hikmetse benim beyanlarıma önem vermemektedir.''

Bozkurt, insanın düşmanının bile atmayacağı iftiralara maruz kaldığını belirterek, şunları kaydetti:

''22 yıldır Türk Silahlı Kuvvetleri personeliyim. Şerefli bir astsubayım. Ben bu iddianamede sapık, kadınları pazarlayan birisi olarak gösteriliyorum. Şerefim, haysiyetim ve onurum ayaklar altında. Örgütün ekonomisti olarak gösteriliyorum. Burası önemli değil, ben asıl buradan çıktıktan sonra ailemin ve toplumun huzurunda hesap vereceğim. Bu iftiraları atanlar hakkında davacıyım.''

Bozkurt, Başsavcı Cihaner ile de ortak hareket ettiği yönünde iddialar bulunduğunu hatırlatarak, ''Ben Başsavcı Cihaner ile bu iddianame vesilesiyle tanıştım. Kendisiyle daha önce bir tanışıklığım yoktur'' diye konuştu.

Üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini isteyen Şenol ''Sağlığım cezaevinde iyice bozulmuştur. Bir hastaneye sevkimi istiyorum. Mahkemenize sunduğum MR raporlarında da sağlığımın kötü olduğu anlaşılacaktır. Bir suçum varsa kendi cezamı kendimin vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın'' dedi.

Bozkurt'un avukatı Hüseyin Özarslan ise müvekkilinin tutuklu kaldığı süre, sağlık durumu ve sabit ikametgah sahibi olmasını gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.

Ardından Mahkeme Başkanı Karatay, duruşmaya 15 dakika ara verdiğini açıkladı.

Kaynak: AA