RTÜK Başkanı Dursun: Türk İzleyicisi Dizideki Hayatı Kendisi Olarak Algılıyor

RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, "En fazla şiddet, cinsellik, milli ve manevi değerlere aykırılık, gayri meşru ilişkileri öne çıkarmak şikayet olabiliyor.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, "En fazla şiddet, cinsellik, milli ve manevi değerlere aykırılık, gayri meşru ilişkileri öne çıkarmak şikayet olabiliyor. Burada şöyle bir şey var, Türk izleyicisi dizide gördüğünü hayatın kendisi olarak algılıyor. Aslında dizide görülen şeyler hayatın kendisinden çok bir kurgudur" dedi.
RTÜK ve Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi işbirliğiyle düzenlenen '3. Gelecekte İletişim Çalıştayı' AÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yavuz Tekelioğlu Konferans Salonu'nda başladı. 15 Mayıs'a kadar devam edecek çalıştayın açılışına, RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Arık ile çok sayıda öğrenci katıldı. İki gün boyunca 'medya okur yazarlığı' konusunun ele alınacağı çalıştaya ayrıca Ukrayna, Romanya, Kırgızistan'dan öğrenciler de katılıyor.
Bu yıl 3'üncüsü Akdeniz Üniversitesi'nde gerçekleştirilen çalıştayda konuşan RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, artık tüm Dünya'nın medya çağında yaşadığını ve medyayı kontrol edebilmenin çok zor olduğunu söyledi. Özellikle çocukların gelişiminde medyanın olumsuz etkileri olduğunu belirten Prof. Dr. Dursun, "Bundan kaçabilme ya da olumlu yöne çevirme şansımız var m? Olumsuz yönü var diye medyadan kaçınma söz konusu değilö dedi. Televizyonsuz, radyosuz, internetsiz bir Dünya'da yaşamanın mümkün olmadığını, özellikle bu araçların çocuklar üzerinde bıraktığı etkiyi azaltabilecek projeler uygulamak gerektiğine işaret eden RTÜK Başkanı Dursun, 'Madem bu araçlarla birlikte yaşamak zorundayız, öyleyse o araçların çocukların üzerindeki ulumsuz etkilerini bir biçimde azaltabilecek yöntem ve projeler oluşturmamız gerekiyor. İşte medya okur yazarlığı, bütün ülkelerin eğitim alanlarını işgal edecek en önemli projelerden birini oluşturuyor" diye konuştu.
OKUMAMAYA, DÜŞÜNMEMEYE SEVK
Medyanın çocuklar üzerende olan bir diğer etkisinin ise 'cinsel kimlik' oluşturması yönünde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Davut Dursun, medyanın ayrıca şiddeti bir tür çözüm aracı olarak gösterdiğine işaret ederek, 'Cinsel kimliğin oluşması 9-10 yaşlarına kadar indi, medya katkısı ile deniyor. Bunu dikkate almak lazım. Şiddeti bir tür çözüm aracı olarak takdim ediyor. Problemle karşılaştığımızda şiddetle problemi çözmeye sevk ediyor. Okumamaya, düşünmemeye sevk ediyor. Yine medya olarak buna çare bulmamız gerekiyorö şeklinde konuştu.
Dursun, çocukların ekran karşısında oldukları zamanlarda, çocukları olumsuz etkileme potansiyeli olan yapımların yayınlanmaması gerektiğini kaydetti.
Konuşmanın ardından AÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtcephe, RTÜK Başkanı Prof. Dr. Dursun'a günün anısına plaket verdi. Prof. Dr. Dursun, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
33 ÜLKEYE DİZİ İHRAC EDİYORUZ
"Türk dizilerini nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Prof. Dr. Dursun, 'Son yıllarda son derece kaliteli diziler üretiliyor. İçiriğini tartışmaksızın söylüyorum bunu, teknik olarak da dizler çok kaliteli. Ondan dolayı Türkiye'de diziler komşu ülkelerimizde izleniyor, hem de Türkiye'den oraya ihraç ediliyor. Türkiye'de üretilmiş olan diziler, 33 ayrı ülkeye ihraç ediliyor" yanıtını verdi.
Dizilerle ilgili kuruma yapılan şikayetleri de değerlendiren RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, "En fazla şiddet, cinsellik, milli ve manevi değerlere aykırılık, gayri meşru ilişkileri öne çıkarmak ve Türk toplumunda yaygın olduğu iddia edilemeyecek olumsuz davranışlar şikayet olabiliyor. Burada şöyle bir şey var, Türk izleyicisi dizide gördüğünü hayatın kendisi olarak algılıyor. Aslında dizide görülen şeyler hayatın kendisinden çok bir kurgudur. İşin bu tarafını da unutmamak gerekir" şeklinde konuştu.
'MUHTEŞEM YÜZYIL' ŞİKAYETLERİ
Son dönemlerde en fazla şikayet konusu olan yayınlarla ilgili yöneltilen bir soruya Başkan Dursun, 'Muhteşem Yüzyıl dizisi malumunuz. Muhteşem Yüzyıl ile ilgili birinci ve ikinci bölümleri yayınlanınca şikayetler almıştık. Fakat şimdi şikayetlerde ciddi bir azalma var. Biz şikayetleri aynı zamanda ilgili yayın kuruluşuna da bildiriyoruzö dedi.
Yayın yapan televizyon sayısının hızla artış göstermesini karasalda yayın yapan kuruluşların taleplerini tam olarak karşılayamamaktan kaynaklandığını aktaran Dursun, şöyle dedi:
'1060 civarında radyo kuruluşu var. Ulusal bölgesel ve yerel olmak üzere 240'ın üzerinde de televizyon kuruluşu var. Bunlardan 23'ü ulusal, 36'sı bölgesel, diğerleri yerel olmak üzere, bunların içinde kablodan, uydudan, şimdi IP-TV diye yeni bir mecra ortaya çıktı. Tüm bunlar sayıyı artırıyor. Karasalda yayın yapmak isteyene frekans veremediğimizden insanlar uyduya kaçıyor. "













