Okay: Atalay Yüce Divan'dan Kurtulamayacak

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, 'İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Gensorudan Kurtulabileceğini, Ancak Yüce Divan'dan Kurtulamayacağını' Söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, ''İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın gensorudan kurtulabileceğini, ancak Yüce Divan'dan kurtulamayacağını'' söyledi.

TBMM Genel Kurulunda İçişleri Bakanı Atalay hakkında verdikleri gensoruda, önerge sahipleri adına konuşan Okay, ''ismi değişen açılımda tek değişmeyen ismin Atalay'' olduğunu belirterek, Atalay'ın projenin koordinatörü ve organizatörü olduğunu savundu.

Açılımla ilgili olarak bugüne kadar somut, açık, net hiçbir veri ve sunum duymadıklarını anlatan Okay, projenin ''Demokratik Açılım'' değil, ''Habur açılımı ve gerçeği'' olduğunu ifade etti. Okay, şöyle konuştu:

''Habur gerçeğinde yaşanan, terör örgütüyle müzakere ve bu müzakerelerin bir kısmının da gizli yapılmasıydı. Sayın Bakan, 17 Ekim görüşmesini herkeslerden sakladı. Mahmur ve Kandil'den gelecek olan 34 kişiden 4'ü çocuktu, onları ayırıyorum, 30 teröristin geleceği ifade edildi ve ama şu ifade edilmedi; '4 saat sonra bunlar serbest bırakılacak.' 17 Ekim görüşmesinde sayın Bakanın Atatürk Orman Çiftliğinde, kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile gelecek olan terörist kadronun nasıl karşılanacağına dair görüşme yapıldı. Sayın Bakan bunu uzun süre sakladı. Ancak, 23 Ekim günü itiraf etmek zorunda kaldı. Orada koruma görevlisi olan iki kişi, görüşmeleri ifşa ettikleri gerekçesiyle işlerine son verildi. Aslında 19 Ekim'den önce Habur'da, gümrük sahası içinde bir çadır mahkeme, bir mobil mahkeme kurulduğu da zaten biliniyordu. 18 Ekim günü Diyarbakır'da bir başka buluşma gerçekleşti; yine İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, Diyarbakır Başsavcısı - Adalet Bakanı Müsteşar Yardımcısının da orada mıydı cevap bekliyorum-birlikte bir toplantı yaptı. 19 Ekim günü üniformaları, lüks ciplerle, ellerinde terör örgüt bayraklarıyla 30 terörist geldi. Onları devletin müsteşarları, valileri, emniyet müdürleri, savcıları hep birlikte karşıladı.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ertesi gün grup toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlatan Okay, ''Başbakan süreci yakından izliyordu. Başbakan'ın söylediği oldu, onlar karşılandı ve gidecekleri yere gitti. Burada hakimin ne işi var? CMUK çok açık. Hakim teröristin ayağına gitmez, hakim kimsenin ayağına gitmez. Ama terörist hakimin ayağına gider'' dedi.

Bu sırada BDP'lilerin kendisine laf atması üzerine Okay, oradaki ilk ifadenin sorgu ifadesi olduğunu ve bunun savcılar tarafından yapılması gereğine işaret ederek, ''Silivri'deki yargılama sürecinde, başlangıçtaki o şüpheliler Beşiktaş adliyesinde ifade verdi'' diye konuştu.

-''TÜRKİYE'DE HUKUK YALAMA OLMUŞTUR''-

Türkiye'de bir başsavcının 7 saat gözaltında kaldığını, 3 kuvvet komutanının 72 saat hukuksuz yere tutulduğunu belirten Okay, ''Ancak, teröristbaşına 8 dakikada serbest bırakılacağı ifade ediliyor. Pişman olmayana 'pişmansın' denilerek serbest bırakılıyor. Sonra eski bir DEP milletvekili 'hakimleri ayarladıklarını söylediler' diyor. Bu kez AKP 'sen onun sözüne ne inanıyorsun?' diyor. Kimin söylediği değil, ne söylediği önemlidir. Siyasette hukuk araç haline getirilmiştir, hukuka güven zedelenmiştir. Bundan sorumlu olan Sayın Bakan'dır'' görüşünü savundu.

Gensoruya ''yalama denilemeyeceğini'', ancak Türkiye'de hukukun yalama olduğunu ifade eden Okay, ''Sayın Bakan bu gensorudan kurtulacağını zannediyorsa yanılıyor. Belki bugün bu gensorudan kurtulacak ama bu ayarlama işlerinden dolayı Yüce Divan'dan kurtulamayacak'' dedi.

Kaynak: AA