Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez, ABD'nin ülkesini hedef alan yeni yaptırımlarına tepki gösterdi
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD'nin ada ülkesini hedef alan yeni yaptırımlarını "kolektif bir cezalandırma" olarak nitelendirdi.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD'nin ada ülkesini hedef alan yeni yaptırımlarını "kolektif bir cezalandırma" olarak nitelendirdi.
Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki açıklamasında, ABD'nin yeni yaptırımlarına tepki gösterdi.
Washington'un Küba'yı "kolektif bir cezalandırmaya" maruz bıraktığını belirten Rodriguez, şunları kaydetti:
"ABD hükümetinin, Dışişleri Bakanı (Marco Rubio) tarafından bu 23 Temmuz'da açıklanan önlemler gibi her saldırgan eylemi, amacın tüm Küba halkına karşı kolektif bir cezalandırma dayatmak olduğunu kanıtlamaktadır. Amerikan hükümeti Küba'ya yönelik ekonomik kuşatmanın varlığını inkar etmeye devam etse de soykırımcı niyetlerini ve bir insani kriz çıkarma arzusunu gizlemek onun için giderek daha zor hale gelmektedir."
Rodriguez, uluslararası toplumun Küba'nın sunduğu sağlık hizmetlerini takdir ettiğini vurgulayarak, "Küba tıbbi işbirliğine yönelik saldırı, dünyanın birçok yerindeki yüz binlerce insanın sağlık hizmetlerine erişim konusundaki temel insan hakkına yönelik bir saldırı ile eşdeğerdir. Uluslararası toplum tarafından takdir edilen insani ve dayanışmacı bir hizmet sunduğu için Küba'yı cezalandırıyorlar." ifadelerini kullandı.
"Küba tehdit değildir, tehdit ambargodur"
Dışişleri Bakanı Rodriguez, dünyanın en zengin ülkesinin hükümetinin milyonlarca Kübalının temel insan haklarından yararlanmasını engellediğini savunarak, "Küba tehdit değildir, tehdit ambargodur." açıklamasında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 23 Temmuz'da basına yaptığı açıklamada, "Küba için değişim zor olacak ancak daha iyi bir gelecek için bu yapılmalı." yorumunu yaparak, Küba'daki yöneticilerin çökmüş bir ideoloji üzerinde ilerleyerek ülkeyi "yok ettiğini" savunmuştu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, en son yaptığı açıklamada, Küba bağlantılı 9 kuruluş ve 2 kişinin yaptırım listesine eklendiğini duyurmuştu.







