Kara Kuvvetleri taşıma davasında 5 tutukluya tahliye
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki askeri taşıma faaliyetlerinde usulsüzlük ve rüşvet iddialarıyla yargılanan 5 tutuklu sanık, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Mahkeme, delillerin karartılma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tahliyeye karar verdi.
Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerine ilişkin 5'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verdi.
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, duruşmaya tanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.
Tanık L.G, 2024'te kısım amiri olarak Lojistik Komutanlığına atandığını ve tutuklu sanıklar Yavuz Güler ve Yavuz Bora'nın askeri atmosferden uzak olduklarını gözlemlediğini söyledi.
Tanık L.G, Güler'e neden hep aynı lojistik firmalarıyla çalışıldığını sorduğunda, Güler'in kendisine diğer firmaların mağduriyet yaşattığını söylediğini aktardı.
Konuyu dile getirdikçe dirençle karşılaştığını belirten L.G, "Örneğin A birliği 3 araç istemiş ama 5 araç yazılmış, kamyon istenmiş ama tır görevlendirilmiş. Bu gider kalemlerinin hepsi ayrı fiyatlandırılır ve firmaya ekstra ödenen haksız kazançlardır. Ben bunları tespit etmemin ardından durumu komutanıma arz ettim." beyanında bulundu.
L.G, tutuklu sanık Murat Balalan'ın 31 Aralık 2024'te 650 bin lira çekerek, 300 bin lirasını tutuklu sanık Yavuz Bora'ya verdiğini ve tutuklu sanık Murat Akyüz'ün Bora için "benim orada paralı memurum var" dediğini duyduğunu aktardı.
Tanık F.K. da olay esnasında sivil yetenek koordinasyon astsubayı olarak görev yaptığını söyleyerek "Birliklerden gelen ulaştırma taleplerini kısım amirine iletip, emirle birlikte düzenleyip ardından takibini yapıyorduk. Yazdığımız emirleri de koordinasyon astsubayı Bora'ya veriyorduk." dedi.
Talep edilen araçlar ihtiyacı karşılamadığında yeniden araç talep ettiklerini ancak sonrasında yeni emir çıkartarak miktarı düzeltip imzaladıklarını anlatan F.K, yeni miktarı yazılı veya sözlü olarak tutuklu sanık Bora'ya bildirdiklerini ardından Bora'nın çizelgeleri yenilediğini söyledi.
F.K, usulsüzlük iddialarının ardından Bora'nın yerine görevlendirildiğini belirterek, "Göreve başladıktan sonra birliklerden gelen tutanakları işlerken Bora'nın daha önce işlemiş olduğu görevlerde sayıyı artırdığını fark ettim. Yaptığı çizelgelerde araç sayılarını artırmış, örneğin firmadan 3 araç gelmiş ama evrakta 6 tane araç girilmiş." diye konuştu.
Tanık S.A. ise Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olmasının ardından uluslararası firmalara danışmanlık yaptığını söyledi.
Danışmanlık yaptığı uluslararası bir şirkete önermek için tutuklu sanık Yavuz Güler'e güvenilir bir taşımacılık şirketi sorduğunu, Güler'in de kendisine dosyaya konu şirketleri önerdiğini anlatan S.A, "Ben önerileri danışmanlık yaptığım şirkete sundum, onlar Akyüz'ü seçti. Ben buna dair Güler'e bir para ödemedim. Arkadaşlık ilişkimize dayalı bir durumdu. Bu tamamen sivil bir iştir, Kara Kuvvetleri'yle ilgisi yoktur." ifadelerini kullandı.
Dinlenen diğer tanıklar da Lojistik Komutanlığında dosyaya konu süre zarfında farklı birimlerde askeri personel olarak görev yaptıklarını ancak bir usulsüzlüğe şahit olmadıklarını söyledi.
Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, mahkemeden, tutuklu sanık Murat Balalan'ın üzerine atılı suçun mahiyeti ve delil durumu sebebiyle adli kontrol şartıyla tahliyesini, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların ise mevcut hallerinin devamını talep etti.
Söz verilen tutuklu sanıklar, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini ve suçsuz olduklarını savunarak mahkemeden tahliyelerini istedi.
Sanık avukatları da müvekkilleri hakkında dosyada somut delil bulunmadığını ve tanık beyanlarında çelişkiler olduğunu söyleyerek, mahkemeden tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Ara kararını açıklayan mahkeme, gelinen aşamada delillerin karartılma şüphesi bulunmaması ve tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak tutuklu sanıklar Yavuz Bora, Yavuz Güler, Murat Akyüz, Murat Balalan ve Hasan Hüseyin Çakıcı'nın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.
Duruşma, 22 Ekim'e ertelendi.
Olayın geçmişi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerinde "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet" suçlarını işledikleri iddiasıyla 19 kişi hakkında kamu davası açmıştı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Lojistik Komutanlığı Lojistik Yönetim Başkanlığı Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğünün, sivil firmalardan aldığı nakliye hizmetlerine ilişkin hak ediş süreçlerinde, "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet" suçlarının işlendiği iddiasıyla Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.
Kontrol Teşkilatında görev yapan 4 askeri personel ile firma yetkilisi hakkında zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet", firma adına hak ediş evrakına imza atan 15 kişi hakkında ise zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan kamu davası açılmıştı.











