Jeoloji Mühendisleri: "Depremi Unutmadık, Unutturmayacağız"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Jeoloji Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nden bu yana 9 yıl geçtiğini anımsatarak, "Ülkemiz için yüzyılın felaketi olarak değerlendirilebilecek nitelikteki bu depremi ilgili meslek odası olarak hiçbir zaman unutmadık, aradan geçen 9 yıl boyunca yeterli duyarlılığı göstermeyen siyasi iktidarlara ve kamu yöneticilerine de unutturmayacağız" açıklamasında bulundu.
TMMOB Jeol...

Jeoloji Mühendisleri Odası, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nden bu yana 9 yıl geçtiğini anımsatarak, "Ülkemiz için yüzyılın felaketi olarak değerlendirilebilecek nitelikteki bu depremi ilgili meslek odası olarak hiçbir zaman unutmadık, aradan geçen 9 yıl boyunca yeterli duyarlılığı göstermeyen siyasi iktidarlara ve kamu yöneticilerine de unutturmayacağız" açıklamasında bulundu.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Türkiye'nin deprem kuşağında bulunduğu anımsatılan açıklamada, "Deprem, ülkemizin jeolojik bir gerçekliliği olarak yadsınamaz. Biliyoruz ki, deprem kaçınılmaz olarak bir kez daha karşımıza çıkacak" denildi. 1999 depremlerinin neden olduğu "acı faturanın" ilk dönemlerde toplumun tüm kesimlerini ve siyasileri derinden etkilediğine işaret edilen açıklamada, "Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına yönelik ümit yayılmaya başlamıştı. Ancak aradan geçen yaklaşık 9 yılın sonunda,her şeyin eskisinden çok da farklı olmadığını görüyoruz. Bunun en tipik örneği Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca düzenlenen, odamızın da etkin olarak katıldığı, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla, 29 Eylül - 1 Ekim 2004 tarihleri arasında, İstanbul'da yapılan Deprem ŞÃ»rası kararlarının yaşama ne oranda geçirildiğinin sorgulanmasıdır" denildi.

-"KAYBEDİLEN HER AN FATURAYI KABARTIR"-

Açıklamada, afet risklerinin azaltılması açısından yaşamsal öneme sahip çalışmaların Türkiye geneline yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan genelgenin Bakanlık tarafından çıkartılmadığına dikkat çekilirken, yerel yönetimlerin de gerekli duyarlılığı göstermediği kaydedildi. Açıklamada, "Bu konu acilen ele alınarak uygulama başlatılmalıdır. Unutulmamalı ki kaybedilen her an, afetler karşısında ödeyeceğimiz faturanın kabarmasıyla sonuçlanacaktır" uyarısında bulunuldu.

Açıklamada, 1999 Marmara Depremi'nde afetten yaşamını yitiren yurttaşların acısının hala "yüreklerde yaşandığı" ifade edilerek, "Benzer acıları yaşamamak için kamuoyunu uyarmaya devam edeceğiz. Ülkemiz için yüzyılın felaketi olarak değerlendirilebilecek nitelikteki bu depremi ilgili meslek Odası olarak hiçbir zaman unutmadık, aradan geçen 9 yıl boyunca yeterli duyarlılığı göstermeyen siyasi iktidarlara ve kamu yöneticilerine de unutturmayacağız" denildi.

-"TOPLUMU AFETLERDEN KORUMAK ANAYASAL SORUMLULUKTUR"-

Olumsuz tablonun ortadan kaldırılması ve afetlerle mücadele edilebilme amacıyla çağdaş, güçlü ve etkin bir afet yönetim sistemi gerektiğine işaret edilen açıklamada, şöyle denildi:

"Yürürlükteki 7269 sayılı afet yasası, imar yasası ve yapılaşma ile ilgili yasalarda gerekli değişiklikler yapılmadan kurumsal yapılanmaya gidilmesinin sonuç veremeyeceği ortadadır Bu kapsamda; yasa tasarısının acilen geri çekilerek, ilgili birimler tarafından yeniden ele alınıp, ülkemizin afet gerçeğine uygun hale getirilmesi bir zorunluluktur. Sonuç olarak,

17 Ağustos 1999 Depreminin yıkıcı sonuçlan ile bir kez daha anlaşılmıştır ki, ülkemizin afet güvenliğini yükseltmek, yurttaşları ileride meydana gelecek afetlerin zararlarından korumak; siyasal, toplumsal ve Anayasal bir sorumluluktur. Siyasal iktidarı zarar azaltma, önceden hazırlık ve planlama, afet olayına müdahale, iyileştirme ve yeniden inşa aşamalarını bütünlüklü ele alan bir afet yönetim sistemini oluşturacak şekilde TMMOB'ye bağlı meslek odalarımızın görüşleri dikkate alınarak yasal düzenlemeleri yapmaya çağırıyoruz." (ANKA)

(ONR/ZG)

Kaynak: ANKA