İstanbul'un Sokak Kedileri: Şehrin Kültürel Mirası

İstanbul'un Sokak Kedileri: Şehrin Kültürel Mirası
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul'da sokak kedileri, mahalle kültürünün ve dayanışmanın simgesi olarak dikkat çekiyor. Tarihi çarşılardan metro istasyonlarına kadar her yerde insanlarla iç içe yaşayan bu kediler, kentin tanıdık bir parçası. Uluslararası Kedi Günü kapsamında AA muhabirleri, bu özel birlikteliği görüntüledi.

ŞEBNEM COŞKUN-YUNUS EMRE GÜNAYDIN - İstanbul'da sabah dükkanını açan birçok esnafın ilk selam verdiği, vapur iskelelerinde yolcuları karşılayan, cami avlularında dinlenen ve tarihi çarşıların dar sokaklarında yıllardır aynı köşeyi paylaşan sokak kedileri, kentin en tanıdık simgeleri arasında yer alıyor.

Dünyanın birçok kentinde sokak hayvanları şehir yaşamının görünmez bir parçası olarak varlığını sürdürürken, İstanbul'da kediler yüzyıllardır mahalle kültürünün, dayanışmanın ve ortak yaşamın simgelerinden biri kabul ediliyor.

Mahalle sakinleri tarafından isimleriyle çağrılan, beslenen ve hastalandıklarında tedavi ettirilen sokak kedileri, şehrin kültürel belleğinde de kendilerine özgü bir yer ediniyor.

Sokak kedileri, İstanbul'un tarihi ve kültürel kimliğinin ayrılmaz unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

AA muhabirleri, Hayvan Refahı Fonu (IFAW) girişimiyle 2002 yılından bu yana 8 Ağustos'ta kutlanan "Uluslararası Kedi Günü" kapsamında İstanbul'un adeta simgesi haline gelen sokak kedilerini görüntüledi.

Adeta mahalle sakini gibi benimsenen kediler, dükkanların önünde, vapur iskelelerinde, balıkçı barınaklarında, tarihi camilerin avlularında, sahafların kitap rafları arasında, Kapalıçarşı'nın halı dükkanlarında ve meydanlarda insanlarla aynı yaşamı paylaşıyor.

Sahaflar Çarşısı'ndaki kediler tarihi kitapların arasında yaşıyor

Balat'ın tarihi sokaklarında yaşayan "Gırgır", her gün mum kokulu bir dükkanın kapısında turistleri karşılıyor.

Aynı mahallede yaşayan "Nar" ise İstanbul motifleriyle seramik üreten küçük bir dükkanı kendine yuva seçmiş durumda. Dükkan sahibiyle kurduğu bağ sayesinde mahallenin en tanınan sakinlerinden biri haline gelen "Nar", ziyaretçilerin de ilgi odağı oluyor.

Beyazıt Sahaflar Çarşısı'ndaki Dilmen Kitabevi'nin müdavimleri ise "Naciye", "Gümüş", "Şakir" ve "Sado". Yıllardır tarihi kitapların arasında yaşayan kediler, dükkanın ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Kitap almaya gelen birçok ziyaretçi, raflardan önce onları selamlıyor.

Kapalıçarşı'da 60 yılı aşkın süredir halıcılık yapan Necip Açıkgöz'ün dükkanında yaşayan "Karaoğlan" da çarşının en bilinen kedileri arasında yer alıyor. Gelen müşterileri kapıda karşılayan Karaoğlan, gün boyu dükkandan ayrılmıyor.

Heybeliada'da Adabüs durağında yolcularla bekleyen beyaz kedi ise ada sakinlerinin günlük rutinine yıllardır eşlik ediyor.

Metrodan tezgaha kediler yaşamın her yerinde

Ümraniye'de Çarşı Metro İstasyonu'nda asansöre binerek caddeye çıkan bir kedi, İstanbul'da insanlarla iç içe yaşamın örneklerinden birini oluşturuyor.

Üsküdar'da görme engelli seyyar satıcı Mesut Sever'in tezgahı da kedilerin uğrak noktalarından biri. Gün boyu Sever'e eşlik eden kediler, tezgahın etrafında dinleniyor.

Kuzguncuk'un renkli sokaklarında İstanbul manzarasına karşı dolaşan kediler ise şehrin yalnızca sokaklarında değil, hafızasında da iz bırakmayı sürdürüyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.