Avukatlardan 15 Temmuz yürüyüşü

İstanbul 2 Nolu Barosu avukatları, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında Fatih Camisi'nden Saraçhane Parkı'na yürüdü. Baro Başkanı Yasin Şamlı, 15 Temmuz'un darbeler devrinin sonu olduğunu belirterek, milli irade ve hukuk vurgusu yaptı.
İstanbul 2 Nolu Barosu avukatları, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Fatih Camisi'nden Saraçhane Parkı'na yürüyüş düzenledi.
Fatih Camisi avlusunda bir araya gelen ve cübbelerini giyen avukatlar, "Milli irade için, milletimizin hukuku için" yazılı pankart açtı.
Türk bayrakları ile "Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız", "Milletimizin hukukunu savunmaya devam edeceğiz", "O geceyi yaşayanlar burada", "Milli irade ve milletin hukuku için" yazılı dövizler taşıyan avukatlar, Saraçhane Parkı'na yürüdü.
Yürüyüşün ardından açıklama yapan İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı, 15 Temmuz'un bir devrin sonu olduğunu söyledi.
Şamlı, 15 Temmuz'un yalnızca darbe girişiminin engellendiği tarih olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"15 Temmuz'da milletimiz başarılı oldu. Çünkü milletin önünde aynı ideallere sahip, inanan, aynı değerleri paylaşan ve milletine güvenen bir lider vardı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, kalbindeki iman, milletine duyduğu güven ile hareket etti. Darbeciler karşısında geri adım atmadı. Milletini meydanlara davet ederek, iradesini milletin iradesiyle birleştirdi. Aynı zamanda vesayet odaklarının, millet iradesi üzerinde tahakküm kurma hayallerinin tarihe gömüldüğü, savunma sanayi başta olmak üzere kalkınmanın ateşlendiği gündür. 15 Temmuz darbeler devrinin sonudur." dedi.
Şamlı, 15 Temmuz direnişinin, milletin iradesini, hukukunu, devleti, devletin kurumlarını, vatanın bütünlüğünü ve ümmetin hukukunu savunma mücadelesi olduğunu belirterek, 253 şehidi rahmetle, 2 bin 737 gaziyi ise minnetle andığını dile getirdi.
Şehit ve gazilerin mücadelesinin yalnızca FETÖ mensuplarına karşı verilmediğini aktaran Şamlı, "Geçmişte milletimize ve değerlerimize vurulan sayısız darbenin hesabının sorulma zamanıydı. Gelecek nesillere daha müreffeh ve bağımsız yarınları aktarmanın mücadelesiydi." ifadelerini kullandı.
Yakın tarihte 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbecilerinin yargılandığını ifade eden Şamlı, "1960 darbecileri hayatta olmadığı için Türkiye Büyük Millet Meclisimiz bir kanun çıkararak, sözüm ona adı Yüksek Adalet Divanı olan o mahkemenin bütün kararlarının hukuka aykırı olduğunu hükme bağlamıştır." diye konuştu.
Şamlı, baro üyelerinin bütün darbe davalarında darbecilerin karşısında, milletin yanında yer aldığını ifade ederek, "Baromuz büyük medeniyet projemizin bir parçası olarak, bütün dünyadaki mazlumların haklarını savunarak, dünya sathındaki adalet mücadelesine devam edecektir." dedi.










