İngiltere, aşırı sağcı yürüyüş öncesi 11 "yabancı provokatörün" ülkeye girişini engelledi
İngiltere hükümeti, Londra'da düzenlenecek aşırı sağcı yürüyüş öncesinde 11 yabancı aşırı sağcı provokatörün ülkeye girişini engelledi. Başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, Başbakan Starmer nefret ve şiddete karşı kararlılık mesajı verdi.
İngiltere hükümeti, yarın başkent Londra'da düzenlenecek aşırı sağcı yürüyüş öncesinde 11 "yabancı aşırı sağcı provokatörün" ülkeye girişini engellediğini duyurdu.
İngiltere hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, ülkeye girişine engel koyulan "11 yabancı provokatörün" aşırılıkçı görüşlerini yaymak amacıyla İngiltere'ye gelmek istediği belirtildi.
Açıklamada, ülkeye girişine izin verilmeyen kişiler arasında, İslam karşıtı eylem ve açıklamalarıyla tanınan ABD'li aşırı sağcı Valentina Gomez'in de yer aldığı ifade edildi.
Başkentte "Unite the Kingdom" adlı grup tarafından yarın aşırı sağcı yürüyüş düzenlenmesinin beklendiği aktarılan açıklamada, aynı gün Filistin'e destek gösterisi ile ırkçılık karşıtı bir grubun da protestolar gerçekleştireceği kaydedildi.
Bu nedenle başkentte "son yılların en yoğun polis operasyonlarından biri"nin yürütüleceği vurgulanan açıklamada, binlerce polisin görev yapacağı organizasyonlarda canlı yüz tanıma sistemleri, helikopterler, insansız hava araçları, köpekli birlikler, atlı polis ekipleri ve zırhlı araçların kullanılacağı belirtildi.
Açıklamada, Londra Metropolitan Polisinin nefret söylemini teşvik eden kişileri gözaltına alacağı vurgulanarak, "intifadayı küreselleştirin" sloganının da bu kapsamda değerlendirileceği kaydedildi.
"Nefret ve şiddeti körüklemek isteyen kişilerin İngiltere'ye girişini engelleyeceğiz"
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen İngiltere Başbakan Keir Starmer, "Unite the Kingdom" yürüyüşünü düzenleyecek organizatörlerin açıkça nefret ve ayrımcılık yaydığını ifade etti.
Starmer, "Nefret ve şiddeti körüklemek isteyen kişilerin İngiltere'ye girişini engelleyeceğiz. Sokaklarımızda kargaşa çıkarmaya, herhangi bir kişiyi korkutmaya veya tehdit etmeye kalkışan herkes yasanın tüm gücüyle karşılaşmayı bekleyebilir." ifadesine yer verdi.
Barışçıl protestoları desteklediklerinin altını çizen Starmer, şunları kaydetti:
"Hükümetim her zaman barışçıl protestoyu savunacaktır, ancak nefrete karşı kararlı şekilde hareket edecektir. Hepimizin, nerede görürsek görelim, iğrenç ve ayrıştırıcı görüşler yayan kişilere karşı sesimizi yükseltme sorumluluğu var. Farklı geçmişlerden insanların ortak amaç etrafında bir araya geldiğinde en iyi haline ulaşan; nezaket, adalet ve saygı üzerine kurulmuş bir ülkeyiz. Mücadele etmemiz gereken şey de budur."







