Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Karagözoğlu, Kastamonu'da üniversitelilerle bir araya geldi
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Kastamonu'daki 'Kariyer zirvesi' programında yerli ürün kullanımı ve milli yapay zekanın önemine değindi. 4.5G altyapısında yerli ürün yükümlülüğünün artırıldığını belirten Karagözoğlu, yapay zekanın geliştirilmesi için akademik desteklerin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Kastamonu'da "Kariyer zirvesi" programına katıldı.
Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğünün destekleriyle Ahmet Yesevi Konferans Salonu'nda Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İşbirliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen "Kariyer zirvesi" programına katılan Karagözoğlu, 2016 yılında 4.5G lisanslaması yaparken operatörlere yerli ürün kullanma yükümlülüğü getirdiklerini söyledi.
Sektöre, kaynakları ülkede üret, ülkede geliştir mesajı verdiklerini belirten Karagözoğlu, "Burada ilk başta yüzde 30, ikinci yıl itibariyle yüzde 40 ve sonrasında yüzde 45 olmak üzere bir yükümlülük getirildi. Günümüzde bu yükümlülüğün karşılığı yüzde 52. Çünkü şu anda sektörde yani 4.5G altyapısı için bilhassa konuşabiliriz ki, 4.5G altyapısında kurulu olan şebekenin yüzde 52'si yerli ürün. Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60'lara çektik, milli ürün diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik." dedi.
Yerli ve milli bir yapay zekanın önemine değinen Karagözoğlu, şunları kaydetti:
"Yapay zekayı kullanıyoruz, araç olarak geliştiriyoruz, onu yazılımlarımıza entegre ediyoruz ama yarın öbür gün o yapay zekanın üzerine inşa ettiğiniz kritik bir durum oldu. Bunlar yaşanmamış şeyler değil. Bunu yapanlar dedi ki, 'arkadaş çok özür diliyorum ama benim zaten seninle bir hukuki anlaşmam yok, bu hizmetin sürdürülebilirliğiyle de alakalı sana bir taahhüdüm yok. Ben bunu kesiyorum. Sana artık vermiyorum bu hizmeti' dediğinde benim geliştirdiğim yazılım bir anda çöp. Onun için bu yazılımları geliştiren arkadaşlar bunları dikkate alarak bunları yapmalı. Her bir yapay zeka aslında farklı sektörlere hitaben yazılıyor. Bu durumda biz de hem akademiye destek olacak, hem öğrencilerimizin gelişimine destek olacağız. Üniversitelerimizi de bu işe dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız ve başta zikrettiğim o kaygıyı, yarın durur bu kaygısını da yaşamayacağım. Niye? Çünkü benim olan bir şeyin durma şansı diğerinin durma şansına göre çok daha düşük. Gerekli tedbirleri de aldığımız zaman onu yaşatırız."
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise "İçinde bulunduğumuz çağ, dijital dönüşümün hayatın her alanını yeniden şekillendirdiği bir çağdır. Yapay zekadan büyük veriye, siber güvenlikten dijital iletişime kadar pek çok alan artık yalnızca teknik meseleler değil, aynı zamanda toplumların geleceğini belirleyen stratejik konular haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.
Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de "Üniversitemiz yapay zeka çalışmaları koordinatörü olarak temel hedefimiz yapay zekayı yalnızca teorik bir başlık olmaktan çıkarıp, eğitimden araştırmaya, projelerden kampüs yaşamına kadar her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin fikir üretmesini, proje geliştirmesini ve projeleri hayata geçirmesini güçlü biçimde koordinatörlük olarak destekliyoruz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından program sona erdi.









