Belçika'da sığınmacı barınma krizi derinleşiyor
Belçika federal hükümeti, Brüksel'deki 2 bin sığınmacı barınma yerinden 1000'inin finansmanını 1 Eylül'de sonlandırma kararı aldı. STK'lar bu kararın barınma krizini ağırlaştıracağını belirtirken, talepler karşılanamıyor ve yüzlerce çocuk sokakta kalma riskiyle karşı karşıya.
Belçika'da federal hükümetin, başkent Brüksel'de sığınmacı kabul sistemindeki kapasite yetersizliğini gidermek amacıyla finanse ettiği 2 bin barınma yerinden 1000'ine sağlanan desteği 1 Eylül'den itibaren sonlandırma kararı sivil toplum kuruluşlarının tepkisine yol açtı.
Ulusal basında yer alan bilgilere göre STK'ler, 1000 barınma yerine yönelik finansmanın sonlandırılması kararının halihazırda kritik durumda olan barınma sorununu daha da ağırlaştıracağını ve daha fazla aile, çocuk ve savunmasız kişinin sokakta kalmasına yol açacağını belirtiyor.
Brüksel'de evsizlere yardım sağlayan "Samusocial", henüz kesinti yürürlüğe girmemişken dahi temmuz ayında barınma talebinde bulunan 299 aileden 244'üne kapasite yetersizliği nedeniyle yer sağlanamadığını vurguluyor.
Barınma talebi karşılanamayan ailelerin sayısı bir önceki aya göre yüzde 83,5 artarken bu kişiler arasında 238 çocuk bulunuyor.
Sığınmacılara destek sağlayan BelRefugees'un barınma bekleme listesinde ise 1555 kişi bulunuyor.
STK'ler, hükümete 1 Eylül'de yürürlüğe girecek kararın uygulanmasını en az 31 Mart'a kadar erteleme çağrısı yapıyor.
Öte yandan Belçika İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt ise kararı, düzenli sığınmacı kabul sistemine geçiş için bekleyenlerin sayısının yaklaşık 1000 bekar erkeğe gerilemesi ve bunların yaklaşık yarısının aile, arkadaş veya tanıdıklarının yanında barınmasıyla gerekçelendiriyor.
Federal hükümetin yalnızca barınma hakkına sahip sığınmacıların konaklamasını finanse etmekle yükümlü olduğunu savunan Van Bossuyt, bu nedenle 2 bin barınma yerinin tamamına finansman sağlamaya devam edilmesinin gerekli olmadığını belirtiyor.
Belçika'da göç ve iltica sistemindeki kriz
Belçika'da, özellikle başkent Brüksel'de göç ve iltica sisteminde uzun süredir ciddi bir kriz yaşanıyor.
Kapasite yetersizliği nedeniyle uluslararası koruma talep eden insanların bir kısmı yasal hakları olmasına rağmen barınma imkanına erişemiyor ve gecelerini sokakta geçirmek zorunda kalıyor.
2022'de hayata geçirilen "Brüksel Anlaşması"yla dönemin federal hükümeti, Brüksel Bölgesi'ndeki 2 bin barınma yerinin finansmanı için yılda 42 milyon avro kaynak sağlamaya başlamıştı.







