Bekle Bakalorya, Cafcaf Geliyor!
Cafcaf 47. sayısında yaklaşan üniversite sınavlarını göz önüne alarak kapağında ÖSYM'ye bir gönderme yapmış ve merkezi öğrenci seçme sınavlarının kaldırılmasını önermiş.
Kapakta ayrıca maymun iştahlı tiki gençliğinin üniversite eğitimini ne kadar hafife aldıkları konusu slogana paralel şekilde işlenmiş.
10 Maddede Akademisyen Analizleri
(+)
Cafcaf'tan üniversite dosyası
Bu sayıda Cafcaf ekibi kendi köşelerinin yanı sıra üniversitelere özel bir dosya hazırlamışlar. 12 bölümden oluşan dosya derginin ilk sayfalarından itibaren okuyucuya sunulmuş.
Üniversite dosyası: Gündem, Kışla Tipi Üniversite Kapıları, Ah Üniversite, Üniversitelerin Hoca Tipleri, İkna Odaları, 10 Maddede Akademisyen Analizleri, Medreseler Kapatıldı Ama, Bir Üniversite Kütüphanesinde Neler Oluyor?, Diplomanın Dibine Yolculuk, Üniversiteli Müteşair Hasta, Bölümlere Göre Kız Tavlama Teknikleri, Öğrenci İnfografisi, Okulu Bombalamak gibi bölümlerden oluşuyor.
Cafcaf'ın dileği: Dersaneler kapatılsın!
Büyükşehirlerdeki büyük üniversiteler ve yine bu şehirlerdeki niteliksiz ücrete nitelikli personel istihdamı, ucuzlayan hayat, ucuzlayan insani değerler, diplomalı kültürsüzler vs. küçük şehirlerin eğitim ve sanayi düzlemindeki zayıf duruşu gibi kompleks sorunların tümünün dersanelerin kapatılmasıyla çözüleceğine işaret edilmiş sanki.
Medyanın önde gelen isimlerinin kaseti çıkarsa ne olur?
Fatih Altaylı'dan Cüneyt Özdemir'e, Ruhat Mengi'den Elif Çakır'a kadar iki düzine gazeteci Aradığınız Medya köşesinde mercek altına alınmış.
Devlet Bahçeli'nin 'Püskevit'ine Hüsrev Hatemi güzellemesi
"Mizah Toplumsal Bir Reflekstir" başlıklı köşesiyle Prof. Dr. Hüsrev Hatemi öz tecrübelerini akıcı ve mizahi bir dille okurlarıyla paylaşmış ve 'Püskevit'in ne denli doğru olduğunun altını çizmiş.
Nutuk, Kemalistler içün Muharref Kutsal Kitaptır
Otacı Zahter, geçtiğimiz yıldan bu yana tazeliğini koruyan, Mustafa Kemal'in Nutuk'u yazmamış olduğu gerçeği üzerine eğilip gündemi meşgul eden diğer konularla birlikte mizahi bir potburi hazırlamış. Said Nursi'nin Kuvayı Milliye ile ilgili Cihat Fetvası'na değinmesi ise günümüze ışık tutar nitelikte.






