Avusturya Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger, Fidan ile ortak basın toplantısında konuştu Açıklaması
“Güvenlik politikası açısından Türkiye bizim için vazgeçilmez bir ortaktır. Haritaya kısa bir bakış bile yeterlidir” - ?“ABD’nin Gazze için öngördüğü Barış Planı'nın uygulanmasında Türkiye merkezi bir rol oynamaktadır”
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Türkiye'nin coğrafi konumundan kaynaklanan jeopolitik sorumluluğunu yoğun şekilde üstlendiğini belirterek, "Güvenlik politikası açısından Türkiye bizim için vazgeçilmez bir ortaktır. Haritaya kısa bir bakış bile yeterlidir." dedi.
Meinl-Reisinger, Avusturya'nın başkenti Viyana'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Fidan ile düzenli görüşmelerinin ve yoğun temaslarının iki ülke arasındaki yakın ve sağlam ilişkilerin bir göstergesi olduğunu belirten Meinl-Reisinger, ortak çıkarlarının bulunduğu alanlarda bu ortaklığı derinleştirmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Meinl-Reisinger, "Türkiye ile işbirliği Avrupa'da güvenlik, istikrar ve refah açısından belirleyici öneme sahiptir." diye konuştu.
Türkiye'nin stratejik açıdan önemli bir bölgeye açılan ekonomik bir merkez olduğunu dile getiren Meinl-Reisinger, Türkiye'nin aynı zamanda coğrafi konumu dolayısıyla göç yönetimine ilaveten insan kaçakçılığı, organize suçlar ve terörizmle mücadelede kilit bir ortak olduğunu vurguladı.
"Güvenlik politikası açısından Türkiye vazgeçilmez ortak"
Meinl-Reisinger, Türkiye'nin coğrafi konumundan kaynaklanan jeopolitik sorumluluğunu yoğun şekilde üstlendiğini belirterek, "Güvenlik politikası açısından Türkiye bizim için vazgeçilmez bir ortaktır. Haritaya kısa bir bakış bile yeterlidir. Türkiye, Suriye ve Irak gibi çatışma bölgeleriyle uzun bir sınıra sahiptir. Tıpkı Ukrayna gibi Karadeniz'e kıyısı da vardır." ifadelerini kullandı.
ABD'nin Gazze için öngördüğü "Barış Planı'nın uygulanmasında Türkiye'nin merkezi bir rol oynadığını" söyleyen Meinl-Reisinger, "Türkiye'nin bu jeopolitik sorumluluğunun farkında olduğunu biliyoruz." dedi.
Meinl-Reisinger, Gazze için öngörülen Barış Planı'nın uygulanmasında Türkiye ve Avusturya olarak bunun ileri bir faza taşınmasını istediklerini kaydetti.
Türkiye'nin düzenli olarak arabulucu ve kolaylaştırıcı rolünü üstlendiğine değinen Meinl-Reisinger, "Bunun farkındayız. Özellikle Gazze'deki insanların durumunu öngörerek ve göz önünde bulundurarak bu adımları atmalıyız. Bu angajman özellikle mevcut gergin ortamda son derece değerlidir, bunun farkındayız." diye konuştu.
Konuşmasında ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa da değinen Meinl-Reisinger, "Bu savaşın mümkün olan en kısa sürede sona ermesi gerekmektedir, hem sizin hem bizim açımızdan. İletişim kanallarının kesinlikle açık tutulması önemlidir. Ancak açık iletişim kanalları olduğu takdirde diplomatik çözümler bulunabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin sağlanmasının gerekli olduğuna işaret eden Meinl-Reisinger, "Hürmüz Boğazı'nda her halükarda geçiş sağlanması elzemdir. Bu ticari, siyasi ve insani bir gereklilik. Gemilerin geçişi özgürlüğün bir parçasıdır ve bu geçişin sağlanması lazım." dedi.
?"Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği konusundaki rolü büyük"
Nükleere ilişkin tüm görüşmeleri de Avusturya topraklarında gerçekleştirip bir uzlaşmaya varılabileceğini ifade eden Meinl-Reisinger, bu hususta Türkiye'nin de desteğini beklediklerini dile getirdi.
Türkiye'nin jeopolitik bir aktör olarak bölge ve Avrupa'nın güvenliği konusundaki rolünün büyük olduğunu ifade eden Meinl-Reisinger, şöyle konuştu:
"Bu, bir yandan Türkiye'nin NATO üyeliğinden kaynaklanıyor. Türkiye NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. Biz NATO üyesi değiliz ancak biz NATO'nun Avrupa'nın güvenliği bakımından önemli rol oynadığının farkındayız. Bunun yanı sıra Türkiye'nin jeopolitik konumu büyük önem taşıyor. Karadeniz'e bakın, örneğin burada güvenlik sorunu var. Burada Türkiye ile işbirliği vazgeçilmezdir."
Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin elzem olduğuna vurgu yapan Meinl-Reisinger, Avusturya-Türkiye ilişkileri için geçerli olan hususların, AB'nin Türkiye ile ilişkileri için de daha güçlü şekilde geçerli olduğunu vurguladı.
Meinl-Reisinger, Avusturya ve AB olarak Türkiye'nin anlamının farkında olduklarını ve bu ortaklığı yeni adımlarla ve yeni sütunlar üzerine kurarak daha hızlı bir ilerleme kaydedilebileceğini vurguladı.
Türkiye ile ilgili enerji konularında açık ve ferah bir şekilde konuşma taleplerinin mevcut olduğunu dile getiren Meinl-Reisinger, Türkiye'nin bu hususta çok önemli rolünün farkında olduklarını sözlerine ekledi.










