Arjantin'de diktatörlük döneminde kaybedilen iki muhalifin kalıntıları bulundu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Arjantin'deki askeri diktatörlük döneminde kaybolan Devrimci İşçi Partisi üyeleri Ester Felipe ve Luis Monaco'nun kalıntıları Cordoba yakınlarında eski bir gözaltı merkezinde tespit edildi. Kimlik tespiti, çiftin kızının DNA örnekleri sayesinde gerçekleştirildi.

Arjantin'de 1976-1983 yıllarında askeri diktatörlük döneminde kaybedilen iki muhalife ait kalıntılar, Cordoba kenti yakınlarında bulundu.

Ulusal basında yer alan habere göre, Arjantin tarihinde "kirli savaş" olarak anılan diktatörlük döneminde kaybedilen Devrimci İşçi Partisi (PRT) üyeleri Ester Felipe ile Luis Monaco'nun kalıntıları eski gözaltı merkezi La Perla'da tespit edildi.

Kimlik tespiti, çiftin kızı olan gazeteci Paula Monaco Felipe'nin verdiği DNA örnekleri sayesinde doğrulandı.

Felipe ve Monaco, 11 Ocak 1978'de diktatörlük güçleri tarafından kaçırılmış, o tarihten sonra kendilerinden bir daha haber alınamamıştı.

Cordoba'daki La Perla, askeri diktatörlük döneminde ülkenin en büyük gizli gözaltı ve infaz merkezlerinden biri olarak biliniyor.

İnsan hakları kuruluşlarına göre burada 2 bin 500'den fazla kişi alıkonuldu, işkence gördü ve öldürüldü.

Kanıtları yok etme girişimi

1979'da Uluslararası İnsan Hakları Komisyonunun bölgeyi ziyaret edeceğinin öğrenilmesi üzerine, askeri yetkililerin suç delillerini ortadan kaldırmak amacıyla iş makineleriyle toplu mezarları kazdığı ve cesetleri başka bölgelere taşımaya çalıştığı belirtildi.

Tüm bu yok etme girişimlerine rağmen, dünyaca ünlü Arjantin Adli Antropoloji Ekibi (EAAF), toprak altında kalan insan kalıntıları üzerinden kimlik tespitini yapmayı başardı.

"Kirli savaş" dönemi

Arjantin hükümetince, "kirli savaş" olarak adlandırılan diktatörlük döneminde karşıt görüşlü 13 bin kişinin kaybolduğu ya da öldürüldüğü tahmin ediliyor. İnsan hakları örgütleri ise bu sayının 30 binden fazla olduğunu belirtiyor.

Askeri dikta, ölüm kamplarında Nazi dönemini hatırlatan yöntemlerle organize cinayetlere girişmişti. Doktorlar tarafından vücutlarına sinir sistemini etkileyen sedatif enjekte edilen birçok muhalif, canlı canlı Güney Atlantik'in dondurucu sularına atılmıştı.

Hapisteyken dünyaya getirdikleri çocukları askeri dikta tarafından ellerinden alınan çocukların izlerini süren Mayıs Meydanı Anneleri'nin de adalet arayışı sürüyor.

Kaynak: AA / Sinan Doğan
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.