Girişimci Kadınlar - Gelin Olup Çıktığı Babaevini İşletmeye Dönüştürdü

Girişimci Kadınlar - Gelin Olup Çıktığı Babaevini İşletmeye Dönüştürdü

Ordulu Ayşegül Çakmaktaşı Toksoy, doğup büyüdüğü ve anılarıyla dolu babaevini, yöresel lezzetlerin sunulduğu işletmeye dönüştürdü.

EYÜP ELEVÜLÜ - Ordulu Ayşegül Çakmaktaşı Toksoy, doğup büyüdüğü ve anılarıyla dolu babaevini, yöresel lezzetlerin sunulduğu işletmeye dönüştürdü.

Altınordu ilçesinin Kayabaşı Mahallesi'nde tek odalı evde doğan Toksoy (47), 1989 yılında evlenip baba ocağına veda etti. Almanya'da kısa bir süre kalan ve bir çocuğu dünyaya gelen Toksoy, daha sonra eşiyle Türkiye'ye dönmeye karar verdi.

Toksoy, memleketinde hayalini kurduğu işletme için çalışmalara başlayarak babasının vefatından sonra atıl duruma düşen baba ocağını tadilattan geçirdi. Toksoy, evin bahçesine ahşap çardak ve oturma alanları ile çocuklar için oyun parkı kurup doğayla iç içe ortam hazırladı.

Evin arka bölümündeki bahçeye de çeşitli sebzeler eken Toksoy, tarladan topladığı mahsullerle mutfağında yemekler hazırlayıp müşterilerine ikram ediyor. Toksoy, müşterilerine yöresel yemeklerin yanı sıra ev yapımı reçel ve pekmez gibi doğal ürünleri de servis ediyor.

Ayşegül Çakmaktaşı Toksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, severek yaptığı işten mutluluk duyduğunu söyledi.

Doğup büyüdüğü evin tek oda, mutfak ve bahçeden oluştuğunu anlatan Toksoy, evde geçmişte 6 kişi yaşadıklarını anlattı.

Toksoy, "Bu evde doğdum, büyüdüm, düğünüm oldu. Babamın cenazesi bu evde oldu. Buraya her sabah geldiğimde o eskiyi, çocukluğumuzu, acı ve tatlı hatıralarımızı yeniden yaşıyorum." dedi.

Büyüklerinden öğrendiğini sofraya sunuyor

Annesi çalıştığı için kardeşlerine bakarken yaptığı yemeklerle işe yatkınlığının arttığını dile getiren Toksoy, yemek yapmayı seven babasıyla çeşitli yemekler hazırladığını aktardı.

Toksoy, 4 yıl önce dört masayla hizmet vermeye başladığı işletmeyi giderek büyüttüğüne değinerek, şunları kaydetti:

"Karadeniz mutfağı bol yeşilliklidir. Lahananın sarması, diblesi, çorbası, turşusu, pazı, taze fasulye ile mevsiminde yetişen yöresel otlarımız var. Galdirik, sakarca, diken ucu, melocan, kabak, biber, patlıcan gibi çok sayıda çeşitler oluyor. Mevsimine göre güzel lezzetler var. Karadeniz'in artısı her mevsim tarladan yiyebileceğimiz otlarımız oluyor. Bende olmayanı da etrafımızdaki komşudan temin ediyorum. Hepsi burada yetişen ürünler."

Ürünlerin hepsinin el emeği olduğunu vurgulayan Toksoy, "Mesela yoğurt süzmesini de ben yapıyorum. Köy tereyağı kullanarak yiyeceklerimizi hazırlıyoruz. Elimden geldiği kadarıyla çocukluğumuzdaki tatları sunuyorum. Babannemizin, anneannemizin yaptığı ve bize öğrettiğini yaşatmaya çalışıyorum." diye konuştu.

Toksoy, yöreye has kahvaltının yanı sıra hamsi, ısırgan çorbası, keşkek gibi yemek çeşitleriyle de sofra hazırladığını dile getirdi.

"Karadeniz kadını kafasına koyduğunu yapar"

İmkanı el verdiğince daha da iyisini ve güzelini yapmak istediğine işaret eden Toksoy, "Çünkü burası bir hayalden doğdu. Yaparken böyle gideceğini hiç düşünmedim. Gelen insanları tekrar tekrar gördükçe çok mutlu oluyorum. İşimi çok keyif alarak yapıyorum." ifadesini kullandı.

Toksoy, Karadeniz kadınının çalışkan olduğuna dikkati çekerek, "Karadeniz kadını kafasına koyduğunu yapar. Kadınlarımız evini geçindirir, mutfağını döndürür ve bahçelerinden topladıklarını pazarda satıp evlerinin ekonomisine yardımcı olurlar." dedi.

İstedikten sonra yapılamayacak iş olmadığını belirten Toksoy, tüm kadınlara birşey yaparken korkmamalarını, ufaktan başlayarak hayallerindeki işi gerçekleştirmelerini tavsiye etti.