Eşcinsel Olduğunu Açıklayan İngiliz Aşırı Sağcı, Savunduğu Hareketi Bıraktı

Eşcinsel Olduğunu Açıklayan İngiliz Aşırı Sağcı, Savunduğu Hareketi Bıraktı

İngiliz vatandaşı ve aşırı sağ hareketlerin ünlü savunucusu Kevin Wilshaw, kendisinin eşcinsel, annesinin de Yahudi olduğunu açıklayarak artık aşırı sağcı görüşleri desteklemediğini duyurdu.

Birleşik Krallık vatandaşı ve aşırı sağ hareketlerin tanınan savunucusu Kevin Wilshaw, savunduğu hareketi bıraktı.

"ARTIK AŞIRI SAĞCI GÖRÜŞLERİ SAVUNMUYORUM"

Aşırı sağcı Ulusal Cephenin (FN) 1980'lerdeki etkinliklerini organize eden isim olan Wilshaw, Birleşik Krallık'taki Channel 4 kanalına verdiği röportajda, artık aşırı sağcı görüşleri savunmadığını kamuya iletmek istediğini bildirdi.

Yıllar boyunca katıldığı aşırı sağcı etkinliklerde ırkçı ve şiddet içerikli çeşitli eylemlerde yer aldığını itiraf eden 58 yaşındaki Wilshaw, ancak artık aşırı sağcı örgütler ile bu yöndeki görüşleri desteklemediğini vurguladı.

"CİNSEL TERCİHİM NEDENİYLE BASKI GÖRDÜM"

Okul hayatında fazla arkadaşı olmadığını ve "hedefi olan bir grubun üyesi olmak üzere" genç yaşta aşırı sağcı grupları desteklemeye başladığını öne süren Wilshaw, ırkçılığın "saçmalık" olduğunu artık anladığını ve cinsel tercihi sebebiyle harekettekilerin kendisini taciz etmesinin ardından aşırı sağcılıktan koptuğunu belirtti.

"EŞCİNSELİN AŞIRI SAĞI DESTEKLEMESİ TEZAT"

Eşcinsel bir bireyin "homofobik olan Ulusal Cephe"yi desteklemesinin "tezat" olduğunu dile getiren Wilshaw, "Bunu demek çok bencilce ama doğru. Sokakta, taciz edilen, yüzüne bağırılan, tükürülen insanlar gördüm. Aynısı size yöneltilene kadar yanlış yaptığınızı anlamıyorsunuz." dedi. 1980'lerdeki aşırı sağcı eylemlere katılmayı "heyecan verici" bulduğunu bildiren Wilshaw, annesinin Yahudi olmasına rağmen Yahudilere karşı şimdiye kadar nefret beslediğini kaydetti.

Wilshaw, "artık Yahudi" ifadesini, 6 milyondan fazla insanın kasten öldürülmesinin genellenmesi olarak kabul ettiğini söyledi.

"GEÇMİŞTE SAVUNDUKLARIMDAN DOLAYI KENDİMİ SUÇLU HİSSEDİYORUM"

Geçmişte savunduklarından dolayı kendini suçlu hissettiğini belirten Wilshaw, artık ırkçılık ile mücadele etmek istediğini ama bir yandan da aşırı sağcı örgütlerin kendisini ihanetle suçlamasından korktuğunu ifade etti.