Mevduat Güvencesi Artınca Riske Girene İzin Vermeyiz

Mevduat Güvencesi Artınca Riske Girene İzin Vermeyiz
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Mevduat Güvencesi Yasalaşırsa, 90'larda Bazı Bankaların Yol Açtığı Gibi 'Ahlaki Riziko'ya İzin Vermeyeceklerini Açıkladı. Bu Arada Bankacılara 'Yarışı Bırakın' Uyarısı Yapan Bilgin, "Kendini Yarış Pistinde Gören Ama Yığınağı Olmayan Bankayı Gerekirse Engelleriz" Diye Konuştu.

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, mevduat güvencesi yasalaşırsa, 90’larda bazı bankaların yol açtığı gibi ’ahlaki riziko’ya izin vermeyeceklerini açıkladı. Bu arada bankacılara ’yarışı bırakın’ uyarısı yapan Bilgin, "Kendini yarış pistinde gören ama yığınağı olmayan bankayı gerekirse engelleriz" diye konuştu.

KÜRESEL kriz ve Türkiye konusunun ele alındığı, Uluslararası Finans Zirvesi’de bankacılardan gazetecilere kadar pekçok kesime uyarıda bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, ’ihtiyatli iyimserlikle dikkatli hareket etmek" önerisinde bulundu. Bilgin, Varlık Barışı tasarısına son anda eklenen maddeyle mevduat güvencesinin artırılmasının gündeme geldiğini hatırlatarak, "Bu madde yasalaşırsa, yetki Bakanlar Kurulu’na bırakılıyor. Eğer bu yetkisi kullanılırsa, ahlaki rizikoya izin vermeyeceğiz. Bazı bankalar, 90’lı yıllarda sistemin sağlığını bozdu. Bu madde yasalaşırsa, bu konuyu özellikle izleyeceğiz. İşi layıkıyla yapmak isteyen bankacılara karşı avantaj sağlamalarını engelleyeceğiz" dedi.

Cephane harcama zamanı

Finansal otoritelerin, ekonomilerin genişleme dönemlerinde aldıkları önlemleri, daralma dönemlerinde ölçülü ve tedbirli bir şekilde uygulamaları gerektiğini söyleyen Bilgin, "İyi günlerde biriktirilen cephanelerinin harcanacağı dönemler, işte bu dönemlerdir" diye konuştu. Bilgin, bu krizin "İçeri girmeden riski algılamıyor, gözüyle görmeden aksiyon alamıyor" dediği bankacılar için de deneyim olduğunu söyledi.

Kredi riski yaşanabilir

"Dalgalar kıyımıza vuruyor" diyen Bilgin, şöyle konuştu: "Bankacılık olarak faiz, kur, likidite gibi risklerle karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönemlerde yaşayacağımız en önemli risk, kredi riski olacaktır. Bu dönemde kredi kanallarının kesinlikle tıkanmaması gerekiyor. Bankalarımızın 2001’den farklı olarak çok daha sorumlu davrandığını görmekteyiz. Dönem mevcudu koruma dönemidir ancak bu bankalar kadar reel sektörün de iyi niyetli olmasına bağlıdır."

Yarış pistinde değilsiniz

"Kriz dönemlerinde en cesaretli olacak sektör finans sektörüdür. Merak etmeyin, bankacılık sektörü bu cesarete sahiptir" demekle birlikte Bilgin, bankacılara şu uyarıyı da yaptı: "Aktif ve pasif dengesini en iyi siz bilirsiniz. Artık diğer bankaların ne yaptığını ne yapmadığını, pazar payını bir kenara bırakın. Şunu çok açık söylüyorum, hálá kendini yarış pistinde gören ancak yetersiz olan bankaları çok sert bir şekilde engelleriz. Gerekirse banka bazında özel rasyolar hazırlarız. Biz analistlere hoş görünmek için mi bankacılık yapacağız?"

Hani aynı gemideydik

BU dönemde ’fısıltı riski’nin önemine dikkat çeken Tevfik Bilgin, bazı yorumları "hayretle" izlediklerini aktardı. Bilgin, "iyi niyetli olmadığı daha ilk cümlesinden anlaşılan" bazı yorumculara da, "Hani aynı gemideydik" diye seslendi. Bilgin, özellikle bankaların itibarını sarsan açık veya gizli, "aba altından sopa gösteren" yorumlarla ilgili olarak, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda vekillere bu anlamda bir maddenin eklenmesi önerisinde bulunacağını kaydetti.

TL krediler azaldı, kár 11 milyar YTL’yi buldu

TEVFİK Bilgin, 25 Eylül ile 5 Kasım arasında TL kredilerin sistemde 1.9 milyar dolar azaldığını, yabancı para kredilerin de Euro-dolar paritesi çıkarıldığında 392 milyon dolar artığını kaydetti. Bu konudaki eleştirilere değinen Bilgin, "Niye artmadı diye düşünülebilir ama bu dönemde mevcudu korumak bile önemli" dedi. Bilgin, yılın ilk 9 ayında krediler yüzde 26 artarak, 361 milyar YTL olduğunu da belirtti.

Sendikasyonla reklam yapmayın

BANKALARIN bu dönemde de 4.6 milyar dolarlık, 2009 yılı için de 10.7 milyar dolarlık sendikasyon ve seküritizasyon bulunduğunu söyleyen Tevfik Bilgin, şöyle konuştu: "Bu dönemde 2.5 milyar dolarlık yenileme yapıldı. Her ne olursa olsun vadesi gelen sendikasyonu yenilemek zorundaymışsınız gibi yanlış bir algı var. İhtiyaç yoksa yenilenmeyebilir. Bankaların da bunu bir reklam aracı olarak kullanmaları doğru değil. Her banka, kendi gücünü bilmeli."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Ekonomi