İhkib, 333 Başarılı İhracatçı Firmayı Ödüllendirdi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İhkib), 2006 Yılında Sıkıntılara Rağmen İhracatta Başarılı Olan 333 Firmayı Ödüllendirdi.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), 2006 yılında sıkıntılara rağmen ihracatta başarılı olan 333 firmayı ödüllendirdi.

Ödül töreninde bir konuşma yapan İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, "Sıkıntılara rağmen Türk hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatçısı gurur verici bir tablo ortaya koydu. Artık dünyanın her yerindeyiz, bu başarımızla 10 yıl sonra bu ödül törenini Paris, Londra ya da Hong Kong'da yapabiliriz" dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı ise, 2023 yılında Türkiye'nin 500 milyar dolar ihracat yapan, 1 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi olan, 2 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağını belirterek, "Dünya büyümeye devam edecekse, Türksüz ve Türkiye'siz olmayacak. Türkiye, bölgesinin gençlik aşısı olacak, merkez olacak. Bu büyümenin ana motoru tekstil-konfeksiyon sektörü olacak" diye konuştu.

İHKİB Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni'nde, son yıllarda istikrarlı bir biçimde yüksek ihracat gerçekleştiren GİSAD Dış Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özdoğan ile sektör ihracatının sorunlarının kamuoyu gündemine getirilmesi konusundaki katkıları nedeniyle Dünya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Osman Arolat'a "onur ödülü" verildi.

İHKİB, 2006 yılında hazırgiyim ve konfeksiyon sektöründe yüksek ihracat gerçekleştiren birlik üyesi başarılı imalatçı-ihracatçı firmaları ödüllendirdi. Toplam 333 firmanın ödüllendirildiği gecede, 32 firmaya platin, 39 firmaya altın, 50 firmaya gümüş makas ödülü verilirken, 187 firmaya da başarı belgesi sunuldu.

2006 yılının başarılı hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatçı firmaları sıralamasında, GİSAD Dış Ticaret A.Ş. birinci, GSD Dış Ticaret A.Ş. ikinci ve BİRGİ Birleşik Giyim Dış Ticaret A.Ş. de üçüncü oldu. Törende, genel ihracat sıralamasının yanında örme, dokuma, denim, triko, çorap ve içgiyim alt sektörlerinde ilk 3'e giren firmalar da ödüllendirildi.

İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, hazır giyimcilerin, moda üreten insanlar olarak yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın devler liginde olduğunu ve başarılarıyla gurur verici bir tabloyu ortaya koyduğunu söyledi. Sektörün 1980 yılında sadece 100 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirirken, bu rakamın 1990 yılında 2.9, 2000 yılında ise 7.1 milyar dolara ulaştığını kaydeden Orakçıoğlu, "2000'den bu yana, 7 senede ihracatımızı ikiye katladık. 1990 yılına göre, ihracatımız 5'e katlanmış. Gelecek 20 yılı bu

perspektifte ele alırsak eğer, cumhuriyetin yüzüncü yılında, sektörün ihracatı 75 milyar dolar olarak gerçekleşir. Yani geçtiğimiz yıl Türkiye'nin yaptığı toplam ihracata denk. Elbette ortam güllük gülistanlık değil. 90'lı yıllarda yakalanan ivmenin arkasındaki dinamikler çoktan sahneden çekildi. Bir süredir kriz söylentileri ortada dolaşmasa da döviz kuru daimi bir kriz olarak gündemimizde. Kaldı ki geçmiş 10 yılda varlığını pek fark etmediğimiz Çin gibi bir rakip var karşımızda. Oysa yeni bir şey

söylemeyi başarırsak söz konusu atılım neden imkansız olsun. Şu an aramızda bulunan markaların sahipleri, uluslararası reklam kampanyaları düzenleyecek cesareti kendilerinde buluyorlarsa, geçmişte adını korkarak andığımız markaların tasarımcılarına transfer teklif ediyorlarsa kendimize daha fazla güvenmemiz gerekmez mi?" şeklinde konuştu.

Sektörün en kötü döneminde yüzde 2-3 büyümeyi başardığını belirterek, "En kötü günümüz böyle olsun" diyen Süleyman Orakçıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gelecek 10 yıl sektörün moda ve marka vizyonunun yerleşeceği bir dönem olacak. Küresel bir endüstri haline gelen moda, gelecek 10 yılda üretim yeri gibi ayrıntılara pek takılmayacak. Önemli olan, firmaların organizasyon yeteneği ve markanızın imajı olacak. İşte o zaman maliyet kalemleri de gelir kalemleri de ve onların hacimleri de çok değişecek. Yani şunu söyleyebiliriz ki 10 yıl sonra biz bu töreni Paris'te, Hong Kong'ta ya da Londra'da yapabiliriz. Umarım o gün geldiğinde sağlık ve mutluluk içinde

yine birarada oluruz."

İHKİB Başkanı Orakçıoğlu, 2006 yılında alt sektörler itibariyle örme konfeksiyonda yüzde 4.5'lik büyüme, dokuma konfeksiyonda yüzde 2'lik, denimde ise yüzde 4'lük bir gerileme olduğunu, ancak 2007'nin ilk çeyreğinde toparlanmanın başladığını ifade ederek, "Örneğin 2007'de 1.5 milyar doların üzerinde denim pantolon ihracatımız söz konusu olacak. Örme grubunun yıldızı ise hiç şüphesiz çorap. Geçen yıl 750 milyon dolar ihracat ve yüzde 3.4 ihracat artışıyla örme konfeksiyonun yüzde 10'unu çorapçılar

oluşturmuş. Avrupa'da her 3 çift çoraptan biri Türk malı. Sektörün önünde 1 milyar dolarlık psikolojik sınır var ve bu yıl olmasa gelecek yıl bu baraj aşılacak. Yine Türkiye'de mayo bir sektör olmaya doğru yol alırken İç giyim marka ve mağazalarıyla 850 milyon dolar ihracat değerine ulaşmış durumda. Triko ise başlı başına dev bir sektör. Türk moda endüstrisinin yapı taşlarından biri olan trikocular 2006 yılında 1.2 milyar dolar ihracata ulaşmış" ifadelerini kullandı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı ise, tekstilci, konfeksiyoncu olmaktan gurur duyduğunu belirterek, bu sektörün, dünyada tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin tetikçisi, devrimcisi olduğunu ifade etti ve "Sanayi devriminin ve demokratikleşmenin öncüsü olmuş bir sektör mensuplarıyız. 20-50 yıl sonra da bu sektör baskın sektör olacak. 1980'de 100 milyon dolarla başlayan macera bugün 15 milyar dolara ulaştı. Avrupa'nın 125 yılda yaptığını Çılgın Türkler 25 yıla sığdırdı. Bu yüzden

çılgın Türkler demek yanlış olmaz" diye konuştu.

Türkiye'nin önündeki sorunların ekonomik ve teknik değil, kültürel ve psikolojik olduğunu kaydeden Satıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Demokratikleşme ve ekonomi konusunda son 5 yılda 80 yıl kadar büyüme gösterildi. Hem ekonomide hem de demokratikleşmede. Tabii ki hızlı büyümenin sıkıntılarını da çekiyoruz. Türkiye 5 yılda ekonomi ve demokratikleşmede aldığı hızlı yolu hazmetmeye çalışıyor. Herkes soruyor, nereye gidiyoruz. Ben Türkiye'nin her yerinde nabzı tutuyorum, hiçbir şey olmayacak. Gelecek geçmişten çok daha parlak olacak. Türkiye'nin potansiyeli gördüğümüzden çok çok daha fazla. İnsan kaynağımız stratejik tesislerden çok daha

büyük ve gençlerimiz çok daha büyük bir kaynak. Türkiye'nin geleceği çok parlak olacak. 21. yüzyıl Türkler'in yüzyılı olacak. 2023'te hedefimiz olan 500 milyar dolarlık ihracat, en az 1 trilyon dolarlık dış ticaret hacmi, 2 trilyon dolarlık bir Türkiye demek. Nüfusumuz 100 milyon, kişi başı milli gelirimiz de 20 bin dolar olacak. Yarın kadar yakın bir dönem. Kendi kendimize engel olmazsak, Türkiye gelişmiş 8-10 ülkenin içinde olacak. Dünya büyümeye devam edecekse, Türksüz ve Türkiye'siz olmayacak. Türkiye,

bölgesinin gençlik aşısı olacak, merkez olacak. Bu merkez ister AB olsun, ister merkezinde Türkiye'nin olduğu başka bir birlik olsun. Bunun da ana motoru tekstil-konfeksiyon sektörü olacak. Şirketlerimiz de insanlarımız da çok uluslu olmaya başlayacak, örnek şirketler ve insanlar olacak."

Bu arada, İTKİB desteğiyle eğitim veren Mimar Sinan Üniversitesi Yedikule Meslek Yüksek Okulu'ndan mezun olan 30 öğrenciye diplomaları ve İTKİB tarafından düzenlenen Dış Ticaret Uzmanlık Kursu'nu bitiren 24 katılımcıya sertifikaları da törenle verildi.

(ERÖ-ERÖ-SN-SN-E)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı