New York: Başbakan Erdoğan'ın ABD Ziyareti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomik Ambargolarla Filistin'i Sıkıştıranlar, Sandığın Neticesini Görmemezlikten Gelmemeli, Ama Maalesef Seçimin Başından İtibaren Bu Saygı Filistin'e Gösterilmedi" Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomik ambargolarla Filistin'i sıkıştıranlar, sandığın neticesini görmemezlikten gelmemeli, ama maalesef seçimin başından itibaren bu saygı Filistin'e gösterilmedi" dedi.
Medeniyetler İttifakı çerçevesinde görüşmeler yapmak üzere beraberindeki heyetle birlikte New York'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) binasında bir basın toplantısı düzenledi. Başbakan Erdoğan, "Başta batı ile İslam dünyası olmak üzere egemen medeniyetler arasındaki kutuplaşma, giderek belirgin hale geldi. Medeniyetler İttifakı girişimini de kutuplaşmaya yol açan önyargıları ortadan kaldırmak amacıyla başlattık. Hedefimiz, karşılıklı anlayış ve hoşgörüyü güçlendirmek ve farklı toplumları ortak değerler etrafında bileştirmektir. BM Genel Sekreteri'ne sunduğumuz raporda yer alan önerileri hayata geçirmeye çalışacağız. Türkiye olarak, girişimin hedefine ulaşması için elimizden geleni yapmaya hazırız" diye konuştu. UNESCO'nun 2007 yılını Mevlana Yılı ilan etmesinin önemine de değinen Erdoğan, "Buraya Konya'dan geldim. Orada Şeb-i Aruz kutlamalarına katıldım. Vefatının 733. yıldönümünde, Allah ve insan dostu Mevlana'yı andık. UNESCO da 2007'yi Mevlana Yılı ilan etmiştir. Bu sayede din, dil ve ırk ayrımı gözetmeden insanları kucaklayan Mevlana'nın mesajı daha geniş kitlelerle ulaşacaktır. İnanıyorum ki bu, medeniyetler ittifakı çabalarımıza da güç verecek ve küresel barış çabalarımıza değerli katkılar sağlayacaktır. Burada Amerikan basınıyla da görüşmelerimiz olacak" dedi.
Bir gazetecinin, Ortadoğu'nun şu andaki durumu hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine Başbakan Erdoğan, "Ortadoğu'da durum hiç hoş değil. İran ve Suriye'yi ziyaret ettim ve sürekli Lübnan ile irtibat halindeyim. İsrail ve Filistin ile de görüşmelerimiz oluyor. İngiltere Başbakanı Blair ile de Türkiye ziyaretinde Ortadoğu değerlendirmesi yaptık. Ortadoğu için elimizden geleni yapacağız. Durumu barışa döndürebilmek için yapabileceklerimizi ele aldık. En acil durum, Filistin'in kendi içindeki sıkıntının giderilmesidir" yanıtını verdi. Abbas'ın ilan ettiği erken seçim kararını da değerlendiren Erdoğan, "Filistin'de seçim daha yeni yapıldı. Yeni yapılan seçimin arkasında böyle bir seçimin yapılmasını desteklemiyoruz. Abbas ve Haniye, süreci olumlu etkileyecek girişimler de başlattı ama sonuç vermedi. Ekonomik ambargolarla Filistin'i sıkıştıranlar, sandığın neticesini görmemezlikten gelmemeli. Ama maalesef seçimin başından itibaren bu saygı Filistin'e gösterilmedi. Bu en önemli yanlıştır. Filistin halkının iradesine saygı duyulmadıkça, bundan sonraki süreç farklı olacak diye düşünenler aldanıyor" dedi.
"BAYRAMDA DA BİR LÜBNAN ZİYARETİMİZ OLACAK"
"İran ve Suriye seyahatimizde Lübnan konusunu görüştük. Hizbullah'ın hükümetten çekilmesini doğru bulmadığımızı iki tarafa da söyledik" diyen Erdoğan, "Özellikle bu sürece destek olmalarının gereğini ifade ettik. Beşar Esad ile de uzun görüşmelerimiz oldu. Parlamentoda anayasal değişikliklerin olabilmesi için üçte iki oy çokluğunun olması gerekiyor. Hizbullah, şu anda bunu elinde tutmak isteyen Sinyora Hükümeti'ne bunu vermek istemiyor. Hizbullah ve Sinyora'nın şahsıyla ilgili bir sıkıntısı yok. Burada da Hizbullah'ın kendi yanlarında kabinede bir Hıristiyan'ın bulunması ısrarları var, ama şu anda bir mutabakat sağlanamadı. Bu başarılırsa süreç sükunet bulur. Buna yönelik biz bir güven tesis etmiş durumdayız. Bayramda da bir Lübnan ziyaretimiz olacak. Oradaki askerleri de ziyaret edeceğim. Sinyora'yla da bu konuları müzakere etme imkanım olacak" ifadelerini kullandı.
"BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kasım ayındaki ziyaretinde, 'İstanbul'da ittifaklar dini değil, politik' şeklindeki açıklamalarına katılıyor musunuz?" sorusuna Başbakan Erdoğan, "Sayın Annan'ın tespiti yerindedir. Çünkü Kur'an veya İncil böyle bir çatışmayı emretmez" diye cevap verdi. KKTC'ye uygulanan izolasyonların kaldırılması konusuna da değinen Erdoğan, "KKTC, Annan Planı'na 'evet' dedi, Türkiye süreci destekledi. Ama Güney Kıbrıs buna 'hayır' dedi. Bu, BM'nin önerisiyle adada barışa hayır demekle aynı anlamı taşıyor, ancak buna rağmen Güney Kıbrıs ödüllendirildi. Kıbrıs raporu BM'de sümen altı ediliyor. BM Güvenlik Konseyi hala neticeyi açıklamadı. 2.5 sene bir rapor beklerse, kafamızda soru işaretleri oluşur. Bu, güven kaybını da beraberinde getirir. Biz adil bir çözümün BM zemininde olacağına inanıyoruz. Ama AB, Kıbrıs için adil bir yaklaşım gösteremedi ve sözlerini dahi yerine getiremiyor" dedi.
Papa'nın Türkiye ziyaretini de değerlendiren Başbakan Erdoğan, "Bu, önemli bir adım ve gelişmedir. Bu ziyaret, bazı yanlış, olumsuz beklentiler içinde olanların hesabı bozdu. Havaalanında yaptığımız görüşme, sayın Cumhurbaşkanımız ve Diyanet İşleri Başkanı ile yaptığı görüşmelerde çok önemli mesajlar verildi. Papa'nın mesajları, medeniyetler arası çatışma bekleyenlerin hesabını bozdu, çünkü anlamlı önemli mesajlar verildi" şeklinde konuştu.
Irak'ta yaşanan gelişmelerle ilgili olarak da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Son İran ve Suriye seyahatlerimizde de bu konu gündeme geldi. Biz Irak'ta toprak bütünlüğünden yanayız. İran, Suriye ve Türkiye'nin Irak'ın bölünmesine olumlu bakması mümkün değil. Zaten ABD de baştan beri bunu istemedi. Irak'ın bölünmesinden rant elde edeceğini düşünenler çok daha zor duruma düşecek, biz bunların kimler olacağını biliyoruz. Son Baker Raporu'nu büyük ölçüde paylaşıyoruz. Gerekli adımlar atılırsa çok yerinde olur. Bu raporu desteklemeyenlerin kimler olduğu değerlendirmeye alınırsa, imşin neticesi ortaya çıkar" dedi.
Türkiye'nin AB üyeliğinin batıyla İslam arasındaki yakınlaşmaya etkisi konusundaki soruya Başbakan Erdoğan, "AB'den çıkan olumlu kararlar, 1.5 milyarlık İslam dünyasını umuda sürükledi. Bu, Türkiye'nin batı ile İslam dünyası arasında nasıl güçlü bir köprü olacağının en önemli göstergesidir. Sıkıntılı bir süreç, bunu biliyoruz. Daha önce sıkıntı yaşayanlar şimdi Türkiye'ye yaşatmak istiyor. Tarama sürecindeyiz, bütün fasıllar gözden geçirildi. 8 fasıla aç-kapa yapılamayacak. Sadece bir faslın müzakeresi yapıldı, aç-kapa gerçekleşti. Diğerleri duruyor. AB ile ilişkileri kesmeyi asla düşünmüyoruz. Görüşmeleri olgunlukla devam ettireceğiz" diye konuştu.
Yine bir gazetecinin, "Siz, Kıbrıslı Türkler'e istediğiniz hakları, Kürtler'e vermeye hazır mısınız?" sorusuna Erdoğan, "Türkiye'nin batısındaki etnik haklar hangi haklara sahipse, Kürtler de aynı haklara sahip. Parlamentoda 50 kadar milletvekilimiz Kürt kökenlidir. Türkiye'de etnik unsurların birbirleriyle olan ilişkilerinden hiç haberiniz yok. Ben Türk'üm, eşim Siirtli Arap. 29 yıldır beraberiz, hiçbir sorunumuz yok. Kıbrıs'ta etnik bölgesel milliyetçilik sonlandırılırsa her şey hallolur" karşılığını verdi.













