"Çevrimiçi Seminerler" programı kapsamında "Afrika'da Sinema Sektörü" ele alındı

'Çevrimiçi Seminerler' programı kapsamında 'Afrika'da Sinema Sektörü' ele alındı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencileri tarafından kurulan İlim ve Medeniyet Topluluğunun "Çevrimiçi Seminerler" programı kapsamında "Afrika'da Sinema Sektörü" başlıklı seminer düzenlendi.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencileri tarafından kurulan İlim ve Medeniyet Topluluğunun "Çevrimiçi Seminerler" programı kapsamında " Afrika'da Sinema Sektörü" başlıklı seminer düzenlendi.

İlim ve Medeniyet Topluluğunun YouTube kanalından canlı yayınlanan etkinlikte Mehmet Fatih Özmen Afrika sinemasının geçmişini, bugünkü halini ve dünyadaki konumunu anlattı.

Özmen, Afrika sinemasının dünya sinema tarihi açısından farklı bir konumda olduğuna dikkati çekerek, Afrika sinemasının İngilizce merkezli, Fransızca merkezli ve Nollywood olacak şekilde 3 başlıkta incelenebileceğini söyledi.

"Afrika sineması toplumsal tabanlı bir sinemadır"

Sömürgecilikten kurtulma sürecinin Afrika'daki sinemanın temel reaksiyonunu oluşturduğunu belirten Özmen, şunları kaydetti:

"Afrika sineması toplumsal tabanlı bir sinemadır. Sömürülen geçmişi, göç olgusu, azgelişmişliği, bağımsızlık mücadeleleri, diktatörlükler ve toplumsal baskılar gibi toplumsal hayatı etkileyen faktörler Afrika sinemasının yönünü çizmesini sağlamıştır. Afrika sineması hem kıtada hem de Afrika dışındaki siyah yönetmenlerin filmleriyle kendilerine yeni bir dil oluşturan toplumsal hareketler ve politik hedefler bileşimi şeklinde görülen bir sinemadır. Afrika sinemasını sömürgecilik, ezen-ezilen karşıtlığı, sosyalizm, İslam, sözel gelenek, aidiyet ve kimlik gibi kavramları içine almadan bağımsız bir şekilde ele almak olanaksızdır."

Özmen, Afrika'daki yerli sinema kültürünün oluşumunun 1960'lı yıllarda başladığını vurgulayarak, "Mısır'ı dışarıda tutarsak, kendi sinemalarına 1960'lar gibi geç bir tarihte sahip olan Afrikalı ülkeler için film üretimi günümüze kadar zor şartlar altında gelmiştir. Kıta gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda sinema lükse kaçan bir eylemdir. Zaman içerisinde sinema sektörünün yaygınlaşması ile birlikte Nijerya'da Nollywood ve Kannywood, Kenya'da Riverwood, Sierra Leone'de Sollywood, Tanzanya'da Swahiliwood, Uganda'da Ugawood ve Wakaliwood, Zimbabwe'de Zollywood, Gana'da Ghollywood, Ruanda'da Hillywood gibi yapımlar varlık göstermiştir." ifadelerini kullandı.

"Afrika filmlerinin büyük bir kısmı Fransızca konuşan Afrika ülkelerinde çekildi"

Afrikalı sinemacıların eğitim olanakları sınırlı olması ve teknik altyapının yeterince gelişmemesi nedeniyle çoğu filmde teknik kalitenin düşüklüğünün dikkati çektiğini aktaran Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afrikalıların Afrika filmi çekme yönündeki ilk çabası ise Senegalli belgeselci ve araştırmacı Paulin Soumanou Vieyra'nın girişimiyle gündeme gelmiştir. İlk yıllarda çok da başarılı olmayan naif, düşük kaliteli filmler çekildi. 1960'ların başında Sahra'nın güneyindeki ülkelerde o zamana kadar ünlü bir Senegalli romancı olarak tanınan Ousmane Sembene'nin öncülüğünde güvenilir bir film endüstrisi oluşturma yönünde adımlar atılmaya başlandı. Afrika filmlerinin büyük bir kısmı Fransızca konuşan Afrika ülkelerinde çekildi. Bunun en önemli nedeni, yönetmenlerin bireysel yaratıcılığı ve Senegal gibi ülkelerde devletin sinemayı desteklemesidir. Ancak bu durum aynı zamanda devletin sinemaya müdahalesini kolaylaştırmış ve istenmeyen filmlerin yapımı ve gösterimi engellenmiştir."

Özmen, zaman içerisinde Nijerya sineması "Nollywood"un dünyanın en büyük üçüncü sinema endüstrisi haline geldiğine işaret ederek, yılda en az 1500 film üretildiğini ve bu filmlerin başta Afrika olmak üzere dünyada siyahların yaşadığı her yere satıldığını ifade etti.

"Global bir marka olan Nollywood filmlerine ucuza ulaşmak çok kolay"

Sektördeki pazarını her geçen büyüten Nollywood'da bugün amatörlüğün gitgide azaldığını aktaran Fatih Özmen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Nijeryalı yapımcılar artık sinema eğitimleri alıyor, yönetmenler deneyim kazanıyor ve uluslararası düzeyde filmler üretmek herkesin ortak hedefi olmuş gibi. Ülkede yeni yeni stüdyolar kurulmaya başlandı, bütçeler ve fonlar arttı, kameraların kalitesi yükseldi. Değişmeyen yegane şey filmlerin birbirinden orijinal konuları. Her ne kadar ülkede sinema sayısı artsa da Nijerya için bir devrim niteliğinde olan dijital ortam, hala sektör için vazgeçilmez bir alan. Global bir marka olan Nollywood filmlerine Youtube'dan, Netflix'ten ve Afrika'nın her caddesinden ucuza ulaşmak çok kolay."

Sinemaseverler, söyleşinin tamamına İlim ve Medeniyet Topluluğunun YouTube kanalından ulaşabilir.

Kaynak: AA