Van'da 'Başörtüsüne Özgürlük' Konulu Basın Açıklaması

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-der) Van Şube Başkanlığı Tarafından, Düzenlenen 'Başörtüsüne Özgürlük' Adlı Mutat Basın Açıklamasının 60. Yapıldı.
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Van Şube Başkanlığı tarafından, düzenlenen 'Başörtüsüne Özgürlük' adlı mutat basın açıklamasının 60. yapıldı.
Sanat Sokağı'nda düzenlenen ve Gökkuşağı, Umut-Der, İnsan-Der, Mazlum-Der, Memur-Sen ve Anadolu Gençlik Derneği'nin desteklediği basın açıklamasını Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Van Şubesi Mali Sekreteri Hikmet Bilgin yaptı. Başörtü yasağının Türk demokrasine bir kara leke olarak geçtiğini ifade etti. Bu yasağı 60. kez kınamak için sokaklara indiklerini belirten Bilgin, inancından ötürü örtünen kadınlara karşı uygulanan bu terörün sürdüğü müddetçe direnişlerinin de devam edeceğini söyledi. Bilgin, "Kamusal alan safsatası dayanak gösterilerek başörtülülere karşı sürdürülen baskı ve zulüm mutlaka son bulacaktır. Başörtüsü yasağını sürdüren yasakçıların toplumsal mutabakata dahil olmasını bekleyecek sabrımız kalmamıştır. Esasen 22 Temmuz'da halk başörtüsü yasakçılarına gerekli cevabı vermiştir. Şimdi yeni parlamentodan laf değil icraat beklemekteyiz. Zira başörtüsü mağdurlarının sayısı giderek artmakta ve parlamentoya verdiğimiz kredi tükenmeye yüz tutmaktadır. Parlamento üyeleri iyi bilmelidir ki, laf yalama olmuştur ve artık icraat beklemekteyiz" dedi.
Yükseköğretim Kanunu'nun 17. maddesi gereğince üniversitelerde kılık kıyafetin serbest olduğunu da kaydeden Hikmet Bilgin, şöyle konuştu;
"Başörtüsünü yasaklayan hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Yüksek Öğretim Kurumları'nda uygulanmakta olan başörtüsü yasağı, mahkeme kararı gerekçe gösterilerek sürdürülmektedir. Ancak mahkeme kararları, yasal düzenlemeler anlamına gelmemektedir. Kanunlarımızda hiçbir yeri ve değeri bulunmayan rektörler komitesinin kararları ise yasaların üstünde olamaz. Üniversite yönetimleri tarafından yürütülen başörtüsü yasağının keyfi ve zorlama sebeplere dayandırıldığı şüphesizdir. Kamusal alan safsatası da iflas etmiştir. Son zamanlarda yapılan kamuoyu yoklamaları da başörtüsü yasağının kaldırılması konusunda toplumsal mutabakatın bulunduğunu ortaya koymaktadır. Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sesleniyoruz, defosuz bir demokrasi ve sivil bir Anayasa için arkanızda toplumsal mutabakat bulunmaktadır. Meydanlarda söz verildiği gibi Sivil Anayasa hazırlanmalıdır. Bir ilkelik olduğunu bildiğimiz halde, yasakçıların önünü kesmek amacıyla yeni Anayasa'da kılık ve kıyafetinden dolayı hiç kimse temel insan haklarından mahrum bırakılamaz ibaresi yer almalıdır. Bilinmelidir ki, yasaksız ve dünya ligine yükselmiş bir Türkiye için daha çok demokrasi ve daha insan haklarından başka bir yol kalmamıştır" Yapılan basın açıklaması esnasında slogan atan grup, daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.
(SER-ŞA-Y)
20.10.2007 15:03 TSİ











