Zehra Bora Yazıları

Zehra Bora

İçimi 7 dk, hatırı 40 yıl!

05.12.2020 10:17
Haber Detay Image

UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak kabul edilen Türk Kahvesi için her yıl 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü olarak kutlanıyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 5 Aralık'a özel olarak bir araştırma gerçekleştiren Kahve Dünyası, yaptığı son araştırmada pandemi döneminde Türk kahvesi tüketim alışkanlıklarını ortaya koyarak, tüketimin arttığını da tespit etti.

İçimi 7 dk, hatrı 40 yıl!

Keyifli sohbetlerin, sıkı dostlukların gizli kahramanı, birçok deyim ve atasözünde yerini almış olan kahvenin gerçekten 40 yıl hatırının olduğu kesin.

Kahve, kahve ağacın meyvelerinden elde edilmekte. Araştırmalar elle toplanan, iyi iklimde yetişen kahvenin daha iyi olduğu yönünde.

Kahve çekirdeğinin temelde iki türü bulunmakta. Arabica ve Robusta. Arabica kahve çekirdekleri Robusta'ya göre daha yüksek bölgede yetişen, daha narin ve bakımı zor çekirdeklerdir. Arabica kahve çekirdekler hem daha kalitelidir hem de içerisinde yetiştiği bölgeye göre meyve, çiçek, çikolata ve daha bir çok aromayı bulundurur. Robusta kahve ise Arabica'ya göre kafein oranı daha fazladır. Robusta, alçak bölgelerde yetişen, zorlu koşullara daha dayanıklı, endüstriyel üretime daha uygun bir çekirdek türüdür.

Kahve severler kahvenin adını ve kokusunu alınca bile kendinden geçiyor.

İçerisinde bulunan kafeinle kişiyi sabahları ayıltması, kendine getirmesi ve kişinin dikkatini arttırması gibi meziyetleri bulunmakta.

Bir fincan Türk kahvesi 60 mg, Filtre kahve 150-200 mg, Espresso ise 100 mg kafein içermekte.

Peki ya kahve gerçekten yağ yakımına yardımcı oluyor mu?

Kahve metabolizmayı içeriğinde bulunan kafein sayesinde hafif de olsa hızlandırmakta.

Antrenman öncesi tüketeceğiniz bir bardak kahve metabolizmanızı harekete geçirecektir ancak gün içerisinde çok kahve tüketiyorsanız bu etki çok az olabilir.

Kahve, sütle birlikte içildiği zaman kişiyi daha uzun süre tok tutmakta.

Sık migren atağı geçirenlerde beyin damarlarında kasılma yaptığı için migren atağını önleyebilmekte. Ancak çok sık kahve içenlerde kahveyi ani bırakırlarsa migren ataklarının sıklığı artabilmekte.

Akşamları tüketilen kahvenin uykusuzluğa neden olduğu da bilinmekte.

Aşırı kahve tüketimi ayrıca kişide sinirlilik ve tahammülsüzlük yapabilmekte.

Yapılan birçok araştırma kahvenin içeriğinde bulunan klorojenik asit nedeniyle antidiyabetik etkili olabileceğini bildirmekte.

Gün içerisinde çok fazla kahve tüketimi diüretik etki gösterecektir. Çok düzenli ve sağlıklı beslenemeyen kişilerde kahve tüketimi ödem tutulumuna neden olabilir. Ayrıca fazla kahve tüketimi cildinizde matlaşmaya, ton farkı oluşumuna ve göz çevresinde morluklara neden olabilir. Tadında tükettiğinde antioksidan özelliği ile kahve elbette sağlığımıza faydalı.

Kahve selülit mi yapıyor?

Aslında kahve selülit yapmaz yani direkt olarak kahvenin selülit yaptığını kanıtlamış herhangi bir araştırma bulunmamakta. Selülit oluşumunun gerçek sorumlusu şeker. Zira kahvenizi veyahut diğer içeceklerinizi şekerli, şuruplu ve kremalı olarak tükettiğinizde selülit oluşumu mümkün.

Yeşil kahve daha mı sağlıklı?

Gelelim yeşil kahveye, aranızda duyanınız elbette olmuştur...

Son zamanlarda adını daha sık duymaya başladığımız bu kahve, kahvenin işlenmemiş yani kavrulmamış ham hali olarak tanımlanabilir. Yeşil kahvenin kavrulmuş kahveden farkı ise yağ içeriğinin ve kafein içeriğinin daha düşük olmasıdır. Kavrulma işlemi sırasında ısının etkisiyle kahve çekirdeklerinin yapısında meydana gelen değişiklerden dolayı kafein oranı artar. Yeşil kahvenin içerisinde bulunan yağ oranının kavrulmuş kahveden daha düşük olmasının nedeni ise kavrulma işlemi sırasında nem içeriğinin azalmasıdır. Bu kahve kavrulmadığı için klorojenik asit içeriği kavrulmuş kahveye oranla daha fazladır. Yapılan araştırmalarda bu maddenin lipit ve glukoz metabolizmasını düzenlediği bulunmuştur. Bu yüzden vücutta yağ yakımını destekleyebileceği düşünülmektedir. Ancak bu konuda yapılmış geniş kapsamlı bir bilimsel çalışma ve klinik araştırması bulunmamaktadır.

Diyabete karşı kahve mi tüketmeliyiz?

Yapılan çalışmalar, kafeinin obez bireylerde % 10'a, zayıf bireylerde ise % 29'a kadar yağ yakımını artırabileceğini göstermektedir. Ancak, bu etkilerin uzun süreli kahve içen bireylerde azalmadığı gözlemlenmiştir.

Toplam 457.922 kişide yapılan 18 çalışmanın derlemesine göre, her gün tüketilen bir fincan kahve, tip 2 diyabet riskinin %7 oranında azaltılmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Batı diyetindeki en büyük antioksidan kaynağı kahvedir. Çünkü kahvenin antioksidan kapasitesi oldukça yüksektir. Araştırmalar, birçok insanın, kahvenin bazı meyve ve sebzelerden daha fazla antioksidan içerdiğini göstermektedir.

Kahve ve hamburger kalorisi nerdeyse aynı mı?

Hazır kahvelerde kullanılan krema, şurup,

şeker miktarı ile kahvelerin kalorisi çok artabiliyor. Kremalı, aromalı, şuruplu büyük boy kahve içtiğinizde kocaman bir hamburger yemiş kadar kalori alabildiğinizi ve sadece gün içerisinde tüketeceğiniz bu tarz kahvelerin sizlere kilo aldırabileceğini unutmayın. Bu sebepten dolayı hem tok tutsun, hem metabolizmanızı çalıştırsın hem de dikkatinizi arttırsın istiyorsanız; kahveyi günde 1 veya 2 kez şekersiz, kremasız, şurupsuz, günlük sütle tüketin derim.

5 Aralık Türk Kahvesi günümüz kutlu olsun.

Yazarın Tüm Yazıları