Yıllardır filmlerde izlediğimiz, “Bir gün gerçekten olacak mı?” diye düşündüğümüz uçan arabalar meselesi artık başka bir noktaya geldi.
Elon Musk, Tesla’nın yeni Roadster modelini tanıttı. Fakat bu kez karşımızda yalnızca hızlı bir otomobil yoktu. Ters rampada ilerleyen, havada takla atan ve ardından iticileri devreye girerek kontrollü şekilde yere inen bir araç vardı.
İnsan ister istemez şunu soruyor: Gerçekten uçan otomobiller dönemine mi giriyoruz?
Tanıtım sırasında Roadster’in ters bir rampa üzerinde ilerlemesi ve rampanın ucundan havalandıktan sonra havada flip yapması, sıradan bir otomobil gösterisi değildi. Aracın düşüş sırasında altındaki tutum kontrol iticileri ve arka roket iticileriyle dengelenerek yumuşak bir iniş yapması ise gösterinin en dikkat çekici bölümünü oluşturdu.
Musk’ın gösteri sonrasında söylediği “Eh, çalıştı” cümlesi de işin ilginç taraflarından biriydi. Ardından gelen “Uçan arabalar gerçek” ifadesi ise aslında tanıtımın ne anlatmak istediğini açıkça ortaya koyuyordu.
Peki bu araç nasıl böyle hareket edebiliyor?
Roadster’in altında bulunan emme fan sistemi, 2G’ye kadar aşağı yönlü kuvvet oluşturarak aracın yola tutunmasını sağlıyor. Bunun yanında SpaceX ile ortak geliştirilen soğuk gaz iticileri bulunuyor. Yüksek basınçlı hava tanklarından beslenen bu sistem, araca hızlı ivmelenmenin yanı sıra kısa süreli havada manevra kabiliyeti kazandırıyor.
Rakamlar da oldukça iddialı.
Tesla, Roadster’in 0’dan 60 mile, yani yaklaşık 97 kilometreye, yaklaşık 0,81 saniyede ulaşacağını açıklıyor. Maksimum hız ise saatte yaklaşık 370 kilometre.
Ancak bütün bunlardan daha ilginç olan başka bir konu var: Bu araç ne zaman üretilecek?
Elon Musk’ın açıklamasına göre hedef 2028.
Tabii burada cevaplanması gereken önemli bir soru daha bulunuyor. Böyle bir otomobil üretilebilir mi sorusundan ziyade, böyle bir otomobil günlük hayatta ve yollarda gerçekten kullanılabilir mi?
Musk da bunun farkında olacak ki aracın yasal durumundan emin olmadığını açıkça söylüyor. “Tüm yargı bölgelerinde yasal olduğundan emin değilim” ifadesi, teknolojinin hızının mevcut kuralların önüne geçtiğini gösteriyor.
Bugün baktığımızda otomobil dediğimiz şey dört tekerlek üzerinde hareket eden, yola bağlı bir araç. Roadster ise bu tanımı biraz daha ileri taşımaya çalışıyor.
Rampa üzerinde ilerliyor, ters durabiliyor, havada takla atıyor ve iticilerle yeniden dengeleniyor.
Belki de asıl mesele uçan bir otomobil üretmekten çok, otomobil kavramının kendisini değiştirmek.
2028 hedefi gerçekleşir ve bu teknoloji gerçekten üretime girerse, bugün izlediğimiz görüntüler birkaç yıl sonra bize çok daha sıradan gelebilir.
Şimdilik ise Elon Musk’ın “Uçan arabalar gerçek” sözüne bakıp beklemekten başka yapacak pek bir şey yok.
Çünkü bazı teknolojiler önce hayal olarak karşımıza çıkar, sonra gösteri olarak izlenir ve bir gün hayatın sıradan bir parçası haline gelir.
Roadster’ın hikayesi de tam olarak bunun başlangıcı olabilir.










