Eskiden olsa bir insanı, en klasik anlamda geleneksel ya da modern (çağdaş) olarak tanımlar ve davranışları noktasında nerde nasıl tepki verebileceğini öngörebilirdiniz.
Bugün ise davranış bilimlerinin, sebep sonuç ilişkileri hususunda, toplum ve bireylerin nasıl bir davranış sergileyebileceğine dair cevapsız kaldığı zamanlardayız desek yanlış olmaz.
Geleneksel bir insanın kültürel anlamda kodları her ne kadar belli olsa da ya da belli olduğunu sansak da medya araçlarının bulandırdığı algı ve psikoloji ile toplumun ve toplumu oluşturan bireylerin neye nasıl tepki verebileceğini kestirmek artık öngörülebiliyor değil.
Bilhassa toplumun her unsuruyla üstüne giyindiği gerilim ve şiddete dair örnekler nerede durduğumuzun tanımı alt üst olmuş.
Bir zamanların kutsal devlet ve devlet görevlilerine dönük o saygın ve “boynumuz kıldan ince” yaklaşımı kaybolmuş diyebiliriz.
Sadece bugün şiddete ilişkin haberlere konu olan olaylara bile baksanız ne kadar haklı olduğumu görebilirsiniz.
İstanbul’un Fatih ilçesinde soru sormak bahanesiyle yaklaştığı görevli polis memurunu bıçakla yaralamaya ilişkin örnek yukarıda bahse konu iddiamın misali olarak gösterilebilir.
Geleneksel bir yaşam kültürüne sahip olursunuz örf ve ananelere uygun davranır, atalarınızın size bıraktığı mirası devam ettirirsiniz. Yok modern çağdaş bir birey olduğunuzu iddia edip bu minvalde yaşamaya çalışırsanız dahi atalarınızın örf ve adetlerini taşıyıp yaşamasanız dahi seçtiğiniz ve edindiğiniz modern yaşamın gereğini yerine getirir ve sizin gibi yaşamayanı doğru bulmasanız dahi ona yaşam hakkını dar etmeye çalışmassınız.
Fakat bizde ne oluyor , yeri geldiğinde ki o yer menfaatimiz ve çıkarlarımızla belirleniyor, durum lehimizde ise bize hizmet ediyorsa geleneksel yok etmiyorsa çağdaşlığı dilimizden düşürmeyip bütün toplumu gerici ve yobaz diye tanımlıyoruz.
Kamplaşmanın ve her anlamda; ekonomik, psikolojik, politik gerilimin tırmandığı zamanlarda, aynı yönde ve daha yüksek oranda tırmanan şiddet, bir şekilde pinpon topu gibi bir çağdaş bir geleneksel yaşam zemininde zıplayıp duranlara şiddete başvurmanın gerekçesini veriyor.
Bundandır ki ayarlarıyla oynanmış bir toplum ve bireylerinin yarattığı sorunları çözmeye ilişkin hiçbir güncelleme, sistemi toparlayamıyor.










