Futbolumuzda tartışmalar, sorunlar bir türlü bitmiyor, tükenmiyor. Türk futbolu ne yazık ki bir türlü düzlüğe çıkamıyor; böyle olunca da hak ettiği istikrarı ve başarıları yakalayamıyor.
Atalarımız "Balık baştan kokar." demişler. Uzun yıllardır futbolun içindeyim; ancak Türk futbolunun başına, yani özerk federasyonun başına, bir kez olsun futbolun içinden gelmiş, saha ve soyunma odası atmosferini bizzat bilen birinin geldiğini görmedim. Türk futbolunun gerçek sorunlarını bilen, onları çözebilecek yetenekte ve birikimde olan insanların artık göreve gelmesi şarttır.
Nedendir bilinmez, Türk futbolunun başına sürekli iş insanları geliyor ve işin temelini bilmedikleri için kronik sorunların üstesinden gelemiyorlar. Yeter artık! Bundan sonra Türk futbolunu yönetecek olanlar futbolun içinden gelmeli, futbolun sorunlarını ve çözüm yollarını çok iyi bilen liyakatli isimler bayrağı devralmalıdır. Ayrıca siyaset de bu işin içinde olmamalıdır.
Milli Takımın İçler Acısı Hali
Milli takımımızın bugünkü hali gerçekten yürek acıtıyor. Unutulmamalıdır ki milli takım sadece teknik direktör ve futbolculardan ibaret değildir; milli takım bir ülkedir, bir devlettir, bir vatandır. Türk futbolunu yönetmek için gelen basiretsiz yöneticiler yüzünden bu ülkenin insanının yüzü bir türlü gülmüyor.
Şöyle ki milli takımımız, son 11 günde oynadığı 4 maçı da kaybederken 2 gol atıp kalesinde tam 11 gol gördü. Belli ki yanlış giden bir şeyler var. Milli takımımız, oynadığı maçlarda sürekli rakiplerine boyun eğiyor, ağır yenilgiler alıyor. Bu düşüş aslında çok önceleri başladı ama 48 ülkenin katıldığı Dünya Kupası'na gitmiş olmamız sorunların üstünü örtmüştü. Ancak Türk futbolu öyle derin bir kaosun içinde ki kimse sorunun kaynağına inerek "Ne oluyor?" diyemedi, diyemiyor.
TFF'de İstifa Çağrısı ve Gelinen Son Nokta
Geçtiğimiz hafta bir anda gündeme düşen gelişmeler; Merkez Hakem Kurulu (MHK) başkanının ve bazı üyelerin, ardından da Süper Lig derbilerini yöneten bir hakemin gözaltına alınıp tutuklanması ve ortaya atılan çok ciddi iddialar ortadadır. Tüm bu vahim tabloya ve kendi yönetim kurulundan dahi istifalar olmasına rağmen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu görevi bırakmamakta direniyor.
Biraz da kendinizi değil, Türk futbolunu düşünün beyler! Bu kadar başarısızlığa ve skandala rağmen görevi bırakmamak, kaos ortamının daha da büyümesinden başka bir işe yaramayacaktır. Kusura bakmayın ama orası babanızın çiftliği değil. Türk futbolunun önünü açın ve istifa etmeye mecbur kalmadan görevi kendiniz bırakın.
Bu kadar rezillikten sonra Türk futboluna yapabileceğiniz hiçbir katkı kalmamıştır. Türk futbolunun; futbolu bilen, sorunlarına hakim, çözüm yollarını üretebilen, herkese eşit mesafede duracak ve bu ağır yükün altından kalkabilecek ehil insanlara ihtiyacı vardır.
Gerçekten yeter artık, herkes bildiği işi yapsın!










