Op. Dr. Ufuk Askeroğlu

Derin plan yüz ve boyun germe ömürlük bir işlem mi?

30.01.2026 19:25
Haber Detay Image

Zaman, yüzümüzde iz bırakmayı sever. Önce mimik çizgileriyle gelir, sonra yer çekiminin etkisiyle dokular aşağı doğru yol almaya başlar. Aynaya her baktığımızda bu değişimi fark ederiz. Ancak çoğu insan için asıl soru şudur: "Bu değişimle barışmalı mıyım, yoksa müdahale etmeli miyim?" İşte yüz gençleştirme ameliyatları, bu sorunun tıbbi yanıtlarından biridir.

Son yıllarda sıkça duyduğumuz yöntemlerden biri de derin plan yüz ve boyun germe tekniğidir. Peki bu yöntem gerçekten ömürlük müdür? Bu sorunun yanıtı, sanıldığı kadar basit değildir. Çünkü insan yüzü, durağan bir yapı değil, yaşayan bir organizmadır. Yaşlanma; genetik, yaşam tarzı, çevresel faktörler ve psikolojik durumlarla şekillenen dinamik bir süreçtir.

Derin plan yüz ve boyun germe, klasik germe tekniklerinden farklı olarak yalnızca cildi değil, onun altındaki kas ve bağ dokularını da hedef alır. Yani yüzün sadece "kabuk" kısmı değil, taşıyıcı iskeleti yeniden konumlandırılır. Bu yaklaşım, yüzün doğal anatomisine daha uygun bir gençleşme sağlar. Amaç, yüzü gererek donuklaştırmak değil; sarkmış yapıları eski yerine yaklaştırmaktır.

Bu yöntemi özel kılan nokta da budur. Çünkü yüz yaşlanırken sadece cilt gevşemez; orta yüz, çene hattı ve boyun dokuları birlikte aşağı doğru hareket eder. Derin plan tekniği, bu çok katmanlı değişimi bütüncül şekilde ele alır. Bu nedenle sonuçlar genellikle daha doğal, daha dengeli ve daha uzun ömürlü olur.

Ancak burada önemli bir gerçeği vurgulamak gerekir: Hiçbir yüz gençleştirme ameliyatı, zamanı durdurmaz. Derin plan yüz ve boyun germe de bu kuralın dışına çıkmaz. Bu işlem, yüzü yaklaşık 10–15 yıl daha genç bir görünüme taşıyabilir. Fakat yaşlanma süreci işlemden sonra da devam eder. Sadece daha "genç bir başlangıç noktasından" ilerler.

Bu noktada yaşam tarzı belirleyici olur. Güneş maruziyeti, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni ve stres seviyesi, sonuçların kalıcılığını doğrudan etkiler. Yani ameliyatın başarısı sadece ameliyathanede değil, gündelik hayatta da şekillenir.

Bazı durumlarda derin plan yüz germe, boyun germe, orta yüz germe, yağ enjeksiyonu veya göz çevresi işlemleriyle birlikte planlanabilir. Bu tür kombine yaklaşımlar, yüzün genel uyumunu daha etkili şekilde düzenler. Ancak burada amaç, "daha fazla işlem = daha iyi sonuç" değildir. Amaç, yüzün ihtiyacına uygun, dengeli ve ölçülü bir planlama yapmaktır.

Toplumda estetik cerrahiye dair yaygın bir yanlış algı var: Herkesin aynı yüzü istemesi. Oysa yüz, bir kimliktir. Derin plan yüz ve boyun germe gibi yöntemler, kişiyi başkasına benzetmek için değil; kişinin kendi yüzünü daha dinlenmiş, daha dengeli ve daha uyumlu hale getirmek için kullanılır.

Sonuç olarak, derin plan yüz ve boyun germe ömürlük bir "durma noktası" değildir ama yaşlanma yolculuğunda güçlü bir mola noktasıdır. Bu mola, bazıları için 10 yıl, bazıları için 15 yıl sürebilir. Ancak bu süre, yalnızca cerrahiyle değil, kişinin hayata nasıl baktığıyla da ilgilidir.

Belki de asıl mesele, daha genç görünmek değil; aynaya baktığımızda kendimizi daha iyi hissetmektir. Çünkü insan, yüzünden önce ruhuyla yaşlanır.

Yazarın Tüm Yazıları