Mustafa Şahin Bülbül Yazıları

Mustafa Şahin Bülbül

Sessizlikteki zekâ

03.07.2026 17:04
Haber Detay Image

Üstün yeteneklilik alanında yürütülen araştırmalar incelendiğinde, bilişsel performansın yalnızca doğru cevaba ulaşma hızıyla açıklanamayacağı görülmektedir. Güncel çalışmalar; eleştirel düşünme, öz düzenleme, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi üst düzey bilişsel süreçlerin, üstün yetenekli bireylerin ayırt edici özellikleri arasında yer aldığını göstermektedir. Bununla birlikte bu çalışmaların büyük bölümü düşünmenin ürünüyle ilgilenirken, düşünmenin sessizlik içerisinde gerçekleşen bilişsel evrelerini doğrudan incelememektedir. Bu durum, üstün yetenekli bireylerin problem çözme sırasında yaşadığı içsel bilişsel süreçlerin hâlen yeterince açıklanamadığını düşündürmektedir (Fabio & Towey, 2022).

Problem çözme literatürü, üstün yetenekli öğrencilerin alternatif çözüm yolları üretmede, değişkenleri sistematik biçimde değerlendirmede ve çözüm stratejilerini planlamada akranlarından ayrıldığını uzun yıllardır ortaya koymaktadır. Ancak araştırmaların önemli bir kısmında performans; doğru cevap sayısı, çözüm süresi veya kullanılan stratejiler üzerinden değerlendirilmiş, çözüm öncesinde geçirilen sessiz bilişsel hazırlık süreci ise bağımsız bir araştırma değişkeni olarak ele alınmamıştır (Saygılı, 2014). Oysa bilişsel psikoloji açısından bakıldığında, görünürde herhangi bir davranışın sergilenmediği sessizlik dönemleri; zihinsel model oluşturma, olası sonuçları simüle etme ve alternatif senaryoları değerlendirme bakımından oldukça yoğun süreçler olabilir.

Benzer biçimde, öz düzenleme üzerine gerçekleştirilen çalışmalar da üstün yetenekli öğrencilerin öğrenme süreçlerini planlama, kendi performanslarını izleme ve değerlendirme konusunda gelişmiş becerilere sahip olduklarını göstermektedir. Öz düzenleme yalnızca öğrenmenin sonunda yapılan bir öz değerlendirme değildir; aynı zamanda bireyin problemle karşılaştığı ilk andan itibaren hangi bilgiyi kullanacağına, hangi stratejiyi seçeceğine ve hangi çözüm yolunu izleyeceğine ilişkin içsel karar mekanizmalarını da kapsamaktadır. Bu nedenle üstün yetenekli bireylerin sessiz düşünme sürelerinin, öz düzenleme becerilerinin davranışsal bir yansıması olabileceği ileri sürülebilir (Bircan, 2024).

Eleştirel düşünme alanındaki çalışmalar da benzer bir tablo ortaya koymaktadır. Üstün yetenekli öğrencilerin karar vermeden önce daha fazla olasılığı değerlendirdikleri, alternatif açıklamaları karşılaştırdıkları ve daha temkinli akıl yürüttükleri bildirilmektedir (Fabio & Towey, 2022). Ancak mevcut araştırmalarda bu değerlendirme sürecinin zamansal yapısı incelenmemiştir. Başka bir ifadeyle, öğrencinin cevap vermeden önce ne kadar süre düşündüğü, bu süre boyunca hangi bilişsel işlemleri gerçekleştirdiği veya sessizlik döneminin çözüm kalitesiyle nasıl ilişkilendiği açıklığa kavuşmamıştır. Bu eksiklik, düşünme sürecinin görünmeyen kısmının bilimsel olarak ölçülmesine yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.

Üstün yeteneklilerin eğitiminde yaygın olarak kullanılan felsefi sorgulama temelli yaklaşımlar da öğrencilerin derin düşünme eğilimlerini desteklemektedir. Özellikle Philosophy for Childrenuygulamalarında öğrencilerin farklı bakış açılarını değerlendirmeleri, gerekçelerini yapılandırmaları ve karşıt görüşleri analiz etmeleri beklenmektedir. Bununla birlikte araştırmalar daha çok tartışma sürecinde ortaya çıkan sözlü ifadeleri değerlendirmiş, konuşmadan önce gerçekleşen sessiz bilişsel hazırlık aşamasını incelememiştir (Acar & Arslan, 2023). Dolayısıyla düşünmenin yalnızca ifade edilen kısmı görünür hâle gelirken, ifade edilmeyen ancak muhtemelen çok daha karmaşık olan bilişsel süreçler araştırma kapsamı dışında kalmaktadır.

Bu durum, üstün yeteneklilik alanında yeni bir kuramsal açılımın geliştirilebileceğini düşündürmektedir. Sessizlik, eğitim ortamlarında çoğu zaman pasiflik, çekingenlik veya katılım eksikliği olarak yorumlanabilmektedir. Oysa bazı üstün yetenekli bireyler için sessizlik, bilişsel üretimin en yoğun yaşandığı dönem olabilir. Problem sunulduktan hemen sonra verilen ilk cevap yerine, belirli bir sessizlik süresinin ardından üretilen cevapların daha özgün, daha tutarlı veya daha yaratıcı olması olasıdır. Böyle bir varsayımın deneysel olarak sınanması, problem çözme literatürüne yeni bir bakış açısı kazandırabilir.

Bu bağlamda "Sessizlik Zekâsı" kavramı, konuşmama davranışını değil, bilişsel hazırlığın niteliğini ifade eden kuramsal bir yapı olarak önerilebilir. Bu yapı; problem sunulduktan sonra başlayan sessiz düşünme süresi, iç konuşmanın yoğunluğu, zihinsel simülasyonların çeşitliliği, alternatif çözüm yollarının sayısı ve nihai çözümün niteliği gibi birbirini tamamlayan bileşenlerden oluşabilir. Böylece sessizlik, yalnızca gözlenebilir bir davranış olmaktan çıkarak ölçülebilir bir bilişsel süreç hâline gelebilir.

Böyle bir yaklaşım aynı zamanda eğitim uygulamalarını da etkileyebilir. Günümüzde sınıf içi değerlendirmelerde hızlı cevap veren öğrenciler çoğu zaman daha başarılı olarak algılanmaktadır. Ancak üstün yetenekli öğrencilerin bir bölümünde uzun düşünme sürelerinin daha karmaşık bilişsel işlemlerle ilişkili olabileceği kabul edilirse, öğretmenlerin bekleme süresine (wait time) ilişkin uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Öğrencilere düşünmeleri için tanınan sürenin artırılması, özellikle açık uçlu problem çözme etkinliklerinde daha yaratıcı ürünlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilir.

Sonuç olarak mevcut literatür; eleştirel düşünme, problem çözme, öz düzenleme ve felsefi sorgulama alanlarında üstün yetenekli öğrencilerin bilişsel özelliklerini ayrıntılı biçimde açıklamaktadır. Buna karşın sessiz düşünme süresinin, iç konuşmanın veya zihinsel simülasyonların bağımsız değişkenler olarak incelendiği araştırmalar oldukça sınırlı görünmektedir. Bu nedenle "Sessizlik Zekâsı" kavramı, üstün yetenekli bireylerin görünmeyen bilişsel süreçlerini açıklamaya yönelik özgün ve araştırılabilir bir kuramsal çerçeve sunma potansiyeline sahiptir. Gelecekte yapılacak deneysel ve nitel araştırmaların bu kavramı farklı yaş gruplarında ve farklı problem türlerinde sınaması, üstün yeteneklilik literatürüne önemli katkılar sağlayabilir.

Acar, F., & Arslan, R. Ş. (2023). Enhancing critical thinking and English-speaking skills of gifted students through philosophy for children approach. International Journal of Assessment Tools in Education, 10 (2), 345-375.

Bircan, H. (2024). Self-regulated learning in gifted students: A case study of a simulation-based engineering design environment (Doctoral dissertation, Middle East Technical University).

Fabio, R. A., & Towey, G. E. (2022). Critical thinking in ethical and neutral settings in gifted children. Children, 9 (12), Article 1913.

Saygılı, G. (2014). Problem-solving skills employed by gifted children and their peers in public primary schools in Turkey. Social Behavior and Personality, 42 (9), 1527-1538.

Yazarın Tüm Yazıları