Ocak ayının ortalarında başlayan ve sonrasında hızlanan Bitcoin'in değer kayıpları nihayetinde bir miktar denge zemini bulabilmiş gibi görünüyor. Ancak en büyük kripto para birimi için haftanın geri kalanı önemli gelişmeler izlenecek ve düşüşlerin sona erdiğini söylemek için henüz erken diyebiliriz.
Küresel piyasalarda hem jeopolitik gelişmeler hem de ABD'deki teknoloji şirketlerinin yüksek değerlenmiş olabileceğine ilişkin artan kaygılar son dönemde risk iştahını törpülemişti. Bozulan bu yatırımcı algısına, Donald Trump'ın, yeni ABD Merkez Bankası (FED) adayı olarak sürpriz bir şekilde Kevin Warsh'ı göstermesi de önemli bir katkı yapmıştı. Warsh, Trump'ın savunduğu düşük faiz oranlarına çok da yakın bir isim olarak görülmüyor.
Bitcoin'in son yıllarda, hangi geleneksel finans aracı gibi davrandığına ilişkin çok fazla teori üretildi. Buna altın da dahil. Ancak görünen o ki söz konusu dijital varlık daha çok, bir risk enstrümanı olarak fiyatlanıyor. Özellikle son dönemde… Piyasaların riskten uzak durma davranışı sergilediği zamanlarda değer kaybederken, risk iştahının arttığı dönemlerde talebi de artıyor.
Tabi ki bu durum, Bitcoin'in, ABD'de işlem görmeye başlayan EFT'ler ile birlikte geleneksel yatırımcılar tarafından da daha çok benimsenmesinin bir çıktısı olabilir. Yani küresel finansal siteme daha çok entegre olması... Ancak dijital varlıkların kendi ekosistemine ait gelişmeler bir ayrışmaya neden olabilecek potansiyel taşıyor.
ABD'nin CFTC (Commodity Futures Trading Commission) Başkanı Selig, Şubat ayının başlarında verdiği bir röportajda, dijital varlıklar için piyasa yapısı mevzuatının önümüzdeki birkaç ay içerisinde Trump'ın masasında olabileceğini söyledi. Hazine Bakanı Bessent ise tasarının yasalaşması için paydaşları destek vermeye davet etti. Stable coin getirileri konusunda bankacılık ve kripto paydaşlarının Beyaz Saray toplantılarının devam etmesi bekleniyor. Regülasyonun olmadığı bir ekosistemden, kabul görmüş, düzenlenmiş bir piyasa yapısına doğru atılan adımlar, özellikle dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD'de gerçekleşiyor olması ile dijital varlıkların daha çok benimsenmesine zemin oluşturabilir. Bunun varlık fiyatlarına da pozitif yansımasını bekleyebiliriz.
Bunun yanında, artık Bitcoin ve diğer birçok kripto para biriminin global finans ekosisteminden ayrı olmadığını kabul edersek, küresel risk iştahının dozu Bitcoin'in fiyatında etkili olmaya devam edecektir. Dolayısıyla Fed'in bu yıl içerisindeki faiz indirim rotasına ilişkin beklentiler son derece önemli bir değişken olacak diyebiliriz.
Hükümetin kısa süreli kapalı kalması nedeni ile ABD'nin Ocak ayı işgücü piyasası istatistikleri 11 Şubat Çarşamba günü yayınlanacak. Konsensus beklenti, ABD'nin Ocak ayında 68 bin yeni kişiye istihdam sağlamış olması yönünde. Ülke ekonomisinin gücünden ziyade bu gösterge ile piyasalarda, Fed'in bir sonraki hamlesine ilişkin beklentilerin fiyatlanması daha olası. Dolayısı ile tahminlerin altında bir veri, Fed'in bu yıl daha hızlı bir faiz indirim politikası izleyeceğine ilişkin beklentileri destekleyerek, risk iştahının artmasını sağlayabilir. Bunun, dijital varlıkların da aralarında bulunduğu, görece riskli olduğu düşünülen enstrümanlara pozitif yansımaları olabilir.
Genel olarak baktığımızda, yaşanan fırtınalı dönemin ardından Bitcoin'in bir toparlanma evresine girebilmesi için önümüzde fırsatlar olduğunu görüyoruz. Ancak bunun hem ekosistemin kendisine özgü gelişmeler hem de makro dinamikler ile şekillenen beklentiler ile birlikte ortak bir zeminde vücut bulması gerekiyor gibi görünüyor.









