Yeniden artan jeopolitik belirsizlik dijital varlıkların değerinde erozyona neden olmaya devam ediyor. ABD ve İran’ın kalıcı bir uzlaşma sağlama sürecinde yaşanan gecikme, aksaklıklar ve çelişkili açıklamalar yatırımcıları temkinli kalmaya iterken, değer kazanan dolar, yükselen petrol fiyatları ve tahvil getirileri kripto para birimlerinin aleyhine çalışan bir denklem üretiyor. Bitcoin, Haziran ayının ilk günüdeki kayıplarını dün genişleterek daha sert düşüşler kaydetti. Bu sabah Asya işlemleri sırasında ise son olarak 26 Mart’ta gördüğü en düşük seviyelere kadar geriledi. 65 dolardaki destek, en büyük kripto para biriminin kısa vadeli yönü açısından önemli bir eşik olacak ve bu virajın dönülüp dönülemeyeceği konusunda küresel piyasalardaki denge ile birlikte Orta Doğu’ya ilişkin gelişmeler belirleyici olacak.
İran’ın, İsrail’in Lübnan’daki saldırıları nedeniyle ABD ile olan iletişimini durduğuna ilişkin haberler ABD Başkanı Donald Trump tarafından yalanlasa da, taraflar arasında yeni bir ateşkes, kalıcı bir uzlaşma sağlanabileceğine bir ışık da (şimdilik) bulunmuyor. Son olarak Trump, temasların sürdüğünü ima eden açıklamalarını yineledi. Diğer taraftan Orta Doğu’da iki ülkenin unsurları arasında çatışmalar yaşandığına dair haberler gelmeye devam ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran tarafından, komşu ülkelerine dün yapılan saldırılara karşı savunma amacı güden operasyonlar düzenlendiğini duyurdu.
Özetle, fiyatların ana belirleyici değişkeni olan jeopolitik riskler canlı kalmaya devam ediyor ve iki ülke arasındaki ilişkilerin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bu ekosistem içerisinde, Hürmüz Boğazı’nın sorunlu durumu petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine, dolayısı ile enflasyon beklentilerinin, tahvil getirilerinin, doların ve faiz artışı öngörülerinin güçlenmesine yol açıyor. Bu çıktı, ons altın, Bitcoin ve genel olarak borsa endekslerinde baskı oluşturuyor. Ancak Wall Street’in teknoloji şirketlerini bu noktada ayrı tutmak gerekiyor ki, yapay zekâ hikayesi tüm hızlıyla devam ediyor gibi görünüyor.
Dijital varlıklar cephesi özelinde, jeopolitik belirsizlik ile birlikte, enflasyon ve faiz beklentileri artışının olumuz etkilerinin gözlemlendiğini ifade edebiliriz. Ayrıca, beklenen büyük halka arzların nakit ihtiyacı doğuracak olmasına yapılan hazırlık, BTC de dahil olmak üzere, masadaki benzer ürünleri şimdilik vazgeçilebilir kılıyor. Kurumsal ilginin sönüklüğü de bunu destekliyor. ABD’de işlem gören spot BTC ETF’lerinden çıkış dün de devam etti ve net çıkış serisini 12. güne taşıdı. Strateji’nin, görece sınırlı bir büyüklük olsa da geçtiğimiz hafa içerisinde Bitcoin sattığını duyurmasının yanında ETF çıkış serisinin devam etmesi, kripto varlıklar için negatif bileşen hanesine kaydedilecek bir başlık.
Art arda dördüncü haftalık kapanışına doğru ilerleyen Bitcoin, dün ve bugünkü kan kayıpları ile bir kez daha psikolojik açıdan önemli sayılabilecek eşik seviyelerle karşı karşıya. 70 bin dolar desteğinin kaybedilmesinin ardından 65 bin dolara kadar hızlı geçilen bir yol izledik. Fiyat şimdilik kritik 65 bin dolar seviyesinden destek bulabilmiş gibi görünüyor ancak sadece bu faktör, kalıcı ve güçlü bir yükseliş için, yukarıda bahsettiğimiz temel değişkenler nedeni ile yeterli bir kuvvet değil.
Kısa ve orta vadeli teknik görünüm, fiyatın 70.500 dolar altında kalmaya devam ettiği sürece baskının süreceğine işaret ediyor. Yani, 65 bin seviyesinden gelen destek ile yaklaşık 5 bin dolarlık bir yükseliş olsa bile bunu şimdilik sadece bir “tepki” hareketi olarak okumak gerekiyor. Dolayısıyla, teknik analiz tabiri ile bu zayıf ve yanıltıcı olabilecek hareket sadece “dead cat bounce” yani “ölü kedi sıçraması” olarak kalabilir. 65 dolar desteğinin de kaybedilmesi halinde piyasaları 63 bin ve 60 bin destekleri bekliyor olacak.
Piyasaların “habere duyarlı” seyrini göz önünde bulundurarak, sürpriz gelişmelerin yaşanabildiği, yeni haberlerin gelebildiği bu süreçte 65 bin desteğinden gelebilecek bir dönüşün göz ardı edilmemesi gerektiğini de ifade edebiliriz. Türev ürünler ile alınabilecek kaldıraçlı pozisyonlar riskleri artırabilir ancak spot piyasadan kademeli alımlar için Bitcoin cazip fiyatlara geliyor diyebiliriz. Aşağı yönlü kırılmalara karşı riski yönetecek alokasyonlar ile spot pozisyonlanma, BTC’nin yaklaşık iki ayın en düşük seviyelerinden mantıksız bir hamle olmaz. Ancak yazımızın genelinde bahsettiğimiz gibi, piyasa, kırılgan ve çok az sayıya indirgenmiş değişkenlerle yön buluyor ve bu durum riski ciddi ölçüde artıran bir etken. Yapılacak her hamle temkinli ve planlı bir şekilde inşa edilmeli.









