Orta Doğu’daki son duruma ilişkin gelişmeler küresel piyasalara yön vermeye devam ederken, en büyük kripto para birimi Bitcoin, kaydedilen sert kayıplarla yaklaşık dört ayın en düşük seviyesine kadar geriledi. ABD’de işlem gören spot Bitcoin EFT’lerinde görülen net çıkış serisi 13. gününe ulaştı ve kurumsal yatırımcı ilgisinin azalmaya devam ettiğine işaret etti. Dün ve bugünkü fiyatlamalarla birlikte BTC son olarak 6 Şubat’ta gördüğü en düşük seviyeye kadar gerilerken, 60 bin dolar desteği orta vadeli görünüm için kritik bir eşik olacak gibi görünüyor.
ABD ve İran arasındaki barış müzakerelerine ilişkin açıklamalar son dönemde çelişkili bir süreç izlendiğini ortaya koymuştu. İran’ın, Lübnan’daki İsrail saldırılarına işaret ederek ABD ile görüşmeleri kestiği yönündeki haberler hafta başında basına yansımış, Donald Trump ise bunu yalanlamıştı. Konuya ilişkin olarak İran Dışişleri Bakanı Erakçi bir değerlendirme yaparak, ABD ile temasların sürdüğünü belirtti. Ancak, Trump’ın ifade ettiği gibi temaslarda önemli bir mesafe katedildiğini doğrulamadı. Başkan Trump dünkü konuşmasında olası bir uzlaşmanın bu hafta sonu bile duyurulabileceğini söylemişti. İyi haber ise, İsrail ile Lübnan arasında bir ateşkes sağlandığının belirtilmesi oldu. Bu konu son zamanlarda ABD ile İran arasındaki görüşmelerin tıkanmasına neden olan bir faktör olmuştu.
Jeopolitik risk, piyasalardaki fiyat değişimlerine en çok etki eden temel bileşen olmaya devam ediyor. İsrail-Lübnan ateşkesini bu başlık altında pozitif tarafa, İran cephesinden gelen ve Trump’ın belirttiğinin aksine, temaslarda ciddi mesafe kaydedilmediğine işaret eden açıklamayı ise negatif tarafa not edebiliriz. Ancak bu karmaşık durumun petrol, altın, borsa endeksleri ve tahvil getirilerinde majör değişikliklere neden olduğunu görmüyoruz. Dolar endeksi ve petrol hala 100 civarından çok uzakta değil. ABD’nin 30 yıllık tahvil getirisi neredeyse hala %5 ve 10 yıllık da %4.49 ile son zirvesinden çok da uzakta değil. Yani yatırımcılar son açıklamalar ışığında artık somut gelişmeler görmeyi bekliyor.
Makro tarafta, ABD Merkez Bankası’nın (FED) bu yıl bitmeden bir faiz artışı yapabileceğine ilişkin beklentiler kemikleşmeye başlayarak dikkat çekiyor. Bu durum, Bitcoin ve diğer riskli varlıklar için, yani dönemsel faiz getirisi ve kupon ödemesi olmayan enstrümanlar için iyi bir işaret değil. Petrol fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi, daha yüksek enflasyon beklentilerini canlı tutarak FED’in buna faiz artırımı ile karşılık vereceği yönündeki inancı perçinliyor. Ayrıca, FED’in denklemindeki diğer değişken işgücü piyasası ve yarın açıklanacak olan Mayıs ayına ait istatistikler önemli olacak. ABD ekonomisinin istihdam piyasasında sert bir bozulmaya işaret etmeyecek olası veriler, FED’in faiz artırımına ilişkin beklentileri daha da artırabilir.
Bu dinamiklerin gölgesinde, kripto para piyasası özelinde en çok dikkat çeken başlık, ABD’deki Bitcoin ETF’lerinde devam eden çıkışlar. Toplam spot BTC ETF’lerinden net para çıkışı serisi dünkü istatistikler ile birlikte 13. güne ulaştı ve bu hem jeopolitik belirsizlik hem de faiz oranlarına ilişkin beklentileri yansıtıyor. Faizlerin, yani, paraya ulaşmanın maliyetinin artacağına dair sıkılaşan beklentiler, Bitcoin ve benzeri, görece riskli varlıklara baskı yapan bir unsur olmaya devam ediyor. Diğer taraftan, spot Bitcoin fiyatının 65 bin doların altına gerilemesiyle, kısa vadeli pozisyon sahiplerinin (Short Term Holder) temel maliyetinin altına inilmiş oldu ve True Market Mean seviyesinin altında oluşan bu duruma en son 2022’nin Ocak ayında şahit olmuştuk. Eğer perakende pozisyonlar da yatırım ufkunun kısalması ile satışa dönmeye başlarsa, bu, BTC’nin daha da kan kaybetmesine neden olabilir.
Tüm bu temel bileşenlerin altında teknik analiz tablosu, kısa ve orta vadede kayıpların devam edebileceğine işaret ediyor. Ayı piyasasının ağırlığını daha şiddetli bir şekilde hissettirebileceği bu gibi bir durumda 60 bin dolar desteği Bitcoin yatırımcılarının önemli son kalesi olacak. Bu desteğin kaybedilmesi halinde düşüşler hızlanabilir ve 59.800 kontrol seviyesinin altında kayıplar ilk olarak 54 bin dolara kadar ulaşabilir. 60 bin dolar seviyesinden gelebilecek bir tepki halinde ise 65 bin dolar direnci karşımıza çıkıyor olacak. Kademeli ve küçük adımlar ile alınacak spot pozisyonlar uzun vadeli yatırım ufku için bu aşamada mantıksız sayılmaz. Ancak türev piyasalarda kaldıraçlı “long” pozisyonlar önemli bir risk içeriyor olacak. Dolayısı ile piyasanın ana yönünün aksine pozisyonlanmak önemli kayıplara yol açabilir. Suların durulması için, Orta Doğu’da bir uzlaşma haberi, petrol fiyatlarının gerilemesi ve FED’in hızlı bir faiz artırım rotasına başlamayacağına ilişkin bileşen paketi gerekli görünüyor.









