Küresel piyasaların odak noktasında dün ABD Merkez Bankası’ndan (FED) gelen açıklamalar vardı. Para politikası kararlarını yeni Başkanı Kevin Warsh liderliğinde ilk kez açıklayan FED’in şahin tonu piyasalarda volatiliteyi artırdı. Bunun yanında, Donald Trump’ın, ABD ve İran’ın geçici bir anlaşma üzerinde uzlaşma sağladıklarını açıklaması ve mutabakat zaptının imzalandığını duyurması dalgalanmanın durulmasını sağladı. Çarşamba gününü %1.8 civarında bir kayıp ile tamamlayan spot Bitcoin, dünkü kapanış fiyatı olan 64.500 dolar civarında seyrediyor. En büyük kripto para biriminin yeniden bir yükseliş ivmesi yakalayıp yakalayamayacağı merak edilirken, 70 bin dolarlı seviyeler hedef olarak gündemdeki yerini koruyor.
Her ne kadar tarafların bir taslak metin üzerinde anlaşma sağladıkları hafta başından beri biliniyor olsa da ABD ile İran arasındaki ilişkinin kırılganlığı yatırımcıların geçtiğimiz günlerde temkinli kalmasına neden oluyordu. FED’in şahin duruşunun ardından gelen risk azaltma eğilimi, anlaşma konusundaki kötü bir son dakika sürprizi ihtimalini azaltarak küresel çapta ısrarla devam edebilecek kayıpların önüne geçmiş gibi görünüyor. Söz konusu anlaşma ile kritik bazı engeller şimdilik aşıldı ancak tarafların 60 gün içerisinde tamamlamayı umduğu önemli görüş ayrılıkları hakkındaki gelişmeler piyasaların yakından izleyeceği bir dinamik olarak gündemimizde kalmaya devam edecek. Dolayısı ile ABD ve İran arasındaki müzakereler ve hassas dengenin seyri, uzun bir süre daha varlık fiyatlarına yön veren başlıklardan biri olacak diyebiliriz.
Dijital varlıklar için de önemli olan FED cephesine dönersek, aslında kripto para birimleri gibi global likiditenin dozuna duyarlı enstrümanlar için dün tamamlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkan sonuçların pozitif bir girdi olmadığını ifade etmeliyiz. FED’in politika faiz oranı beklendiği gibi değişmedi, ancak, yeni Başkan ile birçok şey değişiyor gibi görünüyor.
FED’in, alınan para politikası kararları sonrasında alışık olduğumuz beyanatında ve yayınlanan dokümanlarında, kısaca “iletişim tarzında” bir dönüşüm bizi bekliyor. Yeni Başkan Warsh’un “forward guidance” olarak bilinen ve merkez bankalarının gelecekte atacağı adımlar konusunda piyasaları önden bilgilendirdiği iletişim başlığını çok önemsemediği biliniyordu. Yine de ilk toplantısında, yatırımcıların önünü görmesini sağlayan bu iletişim kanalının eskisi gibi etkin kullanılmayacağının ifade edilmesi büyük bir belirsizlik getiriyor olacak. Dünkü FOMC toplantısından çıkan en önemli sonucun bu konu hakkında olduğunu düşünüyoruz.
Sonuçlara dönecek olursak, Komite’nin yarısının bu yıl bitmeden bir adet faiz artışı, 6 üyenin ise birden fazla faiz artırımı beklediğini görmemizin kritik bir çıktı olduğunu düşünüyoruz. Bu yıl başlamadan önce piyasalar 2026 yılı içerisinde faiz indirimleri görmeyi bekliyordu. Ancak ABD ve İran arasındaki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesi ve enflasyon endişelerinin gündeme taşınması bu tabloyu tersine çevirdi. Yine de FOMC yetkililerinin birçoğunun birden fazla faiz artırımı öngörmesi piyasa katılımcılarının beklemediği bir ayrıntıydı.
FED’in faiz oranı duruşunun ve iletişim kanallarını kullanma konusundaki dönüşümünün gelecekte bazı çıktıları olacak. Bunlarda ilki tabi ki artacak olan belirsizlik. Diğeri ise dolara ulaşmanın maliyetinin (ya da getirisinin) artması ile nakit pozisyonların cazibesinin yükselmesi. Özellikle bu unsur, kripto para birimlerinin de arasında bulunduğu görece riskli olduğu düşünülen varlıklar için negatif bir dinamik. Bunun, dönemsel kupon ödemesi olmayan ya da fiyat değişim riski taşıyan tüm varlık gruplarında farklı tonlarda etkisi olacaktır. Kendine ait bir hikayesi olmayan enstrümanlar, ABD’deki görece yüksek faiz oranlarının baskısını hissedebilir. Bu, Bitcoin ve diğer kripto para birimleri için de geçerli.
Bu noktada, dijital varlıkların global piyasalardaki benimsenme sürecinin henüz erken aşamalarda olduğunu düşündüğümüzü belirtmekte fayda var. Bu cephede, alınacak daha büyük bir mesafe olduğu görülüyor. Dolayısıyla dijital varlıklar için FED faktörüne karşı bir katalizör etkisi yapabilecek dirençli bazı güçlü etkenlerin canlı kalmaya devam etme potansiyeli, uzun vadede majör kripto varlıklar için pozitif görüşümüzü korumamıza temel oluşturuyor.
Daha kısa vadeli yatırım ufku için teknik analize dönersek, FED faktörü ile birlikte Bitcoin’de 67.500 direncinin çalıştığını görüyoruz. Yaşanan geri çekilme ile 65 bin dolar desteği de kırıldı ve fiyat, 11 Haziran’ın en yükse seviyesi olan 64 bin civarında, ABD-İran anlaşmasının etkisi ile tutunmayı başardı. Kısa vadeli teknik tablo, fiyatın 67.500 dolar direnci altında kaldığı sürece, ara tepki yükselişleri izlenebilecek olsa da düşmeye devam edebileceğine işaret ediyor. 64.000-62.600 ve 61.500 bu gibi bir durumda takip edilecek önemli desek seviyeleri. Yükselişin devamı halinde ise önce 65.000 direncini takip edeceğiz. Sonrasında ise 66.300 dolar dikkat çekiyor. Ana direnç noktası ise 67.500 dolarda ve bu seviye kırılırsa, kısa vadeli görünüm de değişebilir ve yükselişlerin güç kazanması için bir potansiyel doğabilir.
Yatırımcıların önce hem FED hem de İran anlaşmasının getirdiği gündemin, piyasalar tarafından sindirilmesini beklemesi gerekecek. Sonrasında, ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’lerine de yavaş yavaş giriş görebilirsek, kısa vadeli fiyatlama davranışı için önemli olduğu belirttiğimiz 64.000 desteği korunabilir ve en büyük kripto para biriminde yeniden ivmenin yakalanabildiği bir süreç izleyebiliriz.









