Küresel piyasalar dün, ekonomik, siyasi ve jeopolitik projeksiyonlarını yeniden inşa etmek için ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Lideri Şi Cinping’in görüşmesinden çıkacak sonuçlara odaklanmıştı. Tahmin edildiğinden daha yumuşak tonda olduğu görülen açıklamaların yanında, çıkan sonuçların yatırımcılar için kısa vadede şimdilik büyük anlamlar içermediği görülüyor. Diğer taraftan, enflasyon görünümü ve bu paralelde merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklentiler öne çıkarak varlık fiyatlarında etkili oluyor. Clarity Act tasarısının Senato komitesinde onaylanması kripto para birimlerinin gündeminde yer bulurken, 82.000-82.500 bariyerine yeni bir başarısız deneme yapan Bitcoin 80 bin dolar desteğini korumaya çalışıyor.
Dünyanın en büyük ilk iki ekonomisine sahip ülkelerin liderlerini bir araya getiren dünkü görüşmelerde birkaç önemli detay ortaya çıktı. Çin’in ABD’den petrol ve 200 adet Boeing almayı kabul ettiğinin belirtilmesi bir yana, liderlerin basın toplantısındaki ılımlı mesajları ve İran konusu dikkat çekti. Basına yansıyan haberlere göre Çin cephesi Tayvan konusunda sert bir duruş ortaya koyuyor ancak İran’da ABD ile ortak çıkarlara hizmet edebilecek bir yol bulmaya istekli. Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının kendileri için çok önemli olmadığını ifade etmesi ise Orta Doğu’ya ilişkin olarak Çin ve ABD arasında daha kat edilmesi gereken bir mesafe olduğuna işaret ediyor.
Her ne kadar Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinde yavaş da olsa bir hareketlilik gözlemlense de piyasaların diğer odak noktası küresel enflasyon olmaya devam ediyor. Hatta bu konuyu önümüzdeki dönemde daha sık gündemde göreceğiz. Petrol fiyatlarının yüksek fiyatlarda tutunan ısrarlı seyri, enerji maliyetlerinin daha da artmasına ve global enflasyonun yükselişine devam etmesine neden olacak. Bu durum karşısında, enflasyon ile mücadele etmek için büyük merkez bankalarının faiz artırımları yapabileceğine ilişkin beklentiler de yükseliyor. Yılın başlarında, 2026 içerisinde faiz indirimleri yapabileceği düşünülen ABD Merkez Bankası’nın (FED) artık bu yıl bitmeden faizi artırabileceği bile göz ardı edilmiyor. Yeni başkanı Kevin Warsh ile FED’in nasıl bir rota çizeceği bu açıdan büyük bir önem taşıyor olacak.
Daha uzun bir süre yüksek kalacağı, ya da yükseleceği düşünülen faiz oranlarının tahvil getirilerini yükselttiğini görüyoruz. ABD’nin 10 yıllık hazine tahvillerinde getiri %4.538 ile yaklaşık bir yılın en yüksek seviyesine tırmandı. Bunun, herhangi bir kupon ödemesi ve dönemsel getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskısı olacaktır ve bond piyasasında getirilerin artmaya devam etmesi dijital varlıklar üzerinde de baskı kurabilir. Hatta, Clarity Act yasasının, (her ne kadar yasalaşması için önünde daha uzun bir yol olsa da) Senato’nun Bankacılık Komitesi’nden geçmiş olmasına rağmen, Bitcoin’in dirençlerinde zorlanması da bu denklem bileşeninden kaynaklanıyor olabilir.
Bitcoin’de teknik olarak, 82.500 dolardaki 100 haftalık üssel hareketli ortalama (EMA) ve 82 bin dolardaki 200 günlük EMA’nın kurduğu kritik bariyerin korunduğunu görüyoruz. Bu baraj aşılmadan önce güçlü yükselişlere şahit olmamız mümkün görünmüyor ve geçilmesi için de yeni bir pozitif katalizör ve hacim gerekli olacak. Ancak genel teknik görünüm orta vadede halen negatif değil. 50 ve 100 günlük EMA’lar neredeyse kesişti ve 76.700-76.900 dolar civarındalar. Fiyat bu seviyenin üzerinde kalmaya devam ettiği sürece yükselişlerin devam edebileceğini ifade edebiliriz. Ancak bahsettiğimiz gibi, yukarıdaki kritik bariyerin aşılması gerekiyor. Bu şart sağlanırsa, hedefler 85 ve 94 bin dolar olabilir. Bu belki şimdi olmayacak ama 80 binin altına dahi geri çekilmeler görsek de, bunu 50 ve 100 EMA seviyelerinin üzerinde kalındığı sürece alım fırsatı olarak okumak daha doğru görünüyor.









