Türkiye ekonomisi, atılan kararlı adımlarla yeni ve umut verici bir döneme giriyor. Merkez Bankası'nın (TCMB ) politika faizini dikkatli bir şekilde%38 seviyesine indirmesi hem ekonomik büyümeyi destekleme hem de enflasyonla mücadeleyi sürdürme konusundaki dengeli yaklaşımını ortaya koyuyor. Bu karar, uluslararası piyasalarda olumlu yankı bulurken, ülke içinde de birikimlerin yöneldiği alanlarda yeni bir dinamizm yaratıyor.
Uygulanan akılcı ekonomi politikalarının en net başarısı, uluslararası finans piyasalarında görülüyor. Türkiye'nin 5 yıllık risk primini gösteren CDS,225.18 baz puana kadar gerileyerek son yılların en düşük seviyesine indi. Bu gelişme, küresel çevrelerin Türkiye ekonomisine olan güveninin arttığını ve uygulanan programa tam destek verdiğini gösteriyor.Düşen risk primi, ülkenin yurt dışından daha uygun koşullarda kaynak bulmasının önünü açarak ekonomiye taze kan girişini kolaylaştıran stratejik bir başarıdır.
Faizlerin kontrollü bir şekilde indirilmesiyle birlikte, birikimlerin değerlendirme biçiminde de doğal bir hareketlilik gözleniyor. Son dönemde altına olan ilgi, küresel piyasalarda ons altının 4304,30 dolar gibi rekor seviyelere ulaşmasıyla da yakından ilişkili. Bu küresel ralli, Türkiye'deki altın fiyatlarını da 5910,01 TL'ye taşıyarak birikimler için doğal bir cazibe merkezi oluşturuyor. Nitekim son veriler, Kıymetli Maden Depo Hesapları na yaklaşık4.535 Milyon USD tutarında bir yönelim olduğunu gösteriyor. Bu durum, küresel trendlere paralel olarak, birikimleri koruma ve değerlendirme arayışının bir yansıması olarak okunabilir.
Diğer yandan, Borsa İstanbul da bu yeni döneme olumlu tepki veriyor. BIST 100 endeksinin 11456.34 puana yükselmesi, ekonominin genel gidişatına ve büyüme potansiyeline olan inancın güçlü kaldığını gösteriyor.
Ekonomide Canlılık ve Fırsatlar Sürüyor
Ekonomi yönetiminin dengeli politikaları sayesinde, reel sektörde de çarklar dönmeye devam ediyor. Toplam Ciro Endeksi'ndeki yıllık %35,4'lük artış, ticari faaliyetlerin ne kadar canlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu dinamizmin bir yansıması olarak, gayrimenkul sektöründeki hareketlilik de dikkat çekiyor. Gayrimenkul Hizmetleri'nde gözlenen %47,11'lik artış, bu alandaki güçlü talebin ve ticari hareketliliğin bir göstergesi olarak, ekonominin canlılığını teyit eden bir başka önemli veridir.
Elbette, enflasyonla mücadele uzun soluklu bir süreç. Ancak Merkez Bankası'nın attığı adımlar ve hükümetin kararlı duruşu, doğru yolda olunduğunu gösteriyor. Dolar kurunun 42.7003 TL seviyelerinde istikrarlı bir seyir izlemesi de bu güven ortamının bir sonucudur. Kurdaki bu dengeli duruş, ekonomi yönetiminin piyasaları ne kadar yakından takip ettiğini ve kontrollü adımlar attığını teyit ediyor.
Yeni dönemde ekonomi yönetimi, hem uluslararası piyasalarda kazanılan güveni (düşen risk primi ) pekiştirmeyi hem de refahı artırmayı hedeflediği görülüyor.









