TZOB Genel Başkanı Bayraktar'dan "Uluslararası Sıfır Atık Günü" mesajı Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıdayı korumanın, üreticiyi korumak anlamına geldiğini belirterek, "Sıfır atık anlayışının, günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıdayı korumanın, üreticiyi korumak anlamına geldiğini belirterek, "Sıfır atık anlayışının, günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi büyük önem taşımaktadır." ifadesini kullandı.

Bayraktar, 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl dördüncüsü kutlanan günün temasının "Gıda İsrafı" olduğunu bildirdi.

Sıfır atık yaklaşımının, doğrudan doğruya gıdayla ilişkili olduğuna işaret eden Bayraktar, gıdanın israf edilmesinin, yalnızca bir ürünün kaybı değil, emeğin, doğal kaynakların ve üretim sürecinin tamamının karşılıksız kalması anlamına geldiğini vurguladı. Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35'inin israf edildiğine dikkati çeken Bayraktar, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığını aktardı. Söz konusu tablonun yalnızca ekonomik açıdan değil, kaynak yönetimi açısından da ciddi bir sorun ortaya koyduğunun altını çizen Bayraktar, "Küresel ölçekte gıda israfının yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1 trilyon dolar düzeyinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu kaybın ise çevresel ve sosyal maliyetlerle birlikte 2,6 trilyon dolara ulaştığı hesaplanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'de, yıllık gıda israfı 18-20 milyon ton"

Bayraktar, Türkiye özelinde, yıllık gıda israfının 18-20 milyon ton civarında olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"Özellikle ekmekte günlük yaklaşık 4,9 milyon kayıp yaşanmakta, sebze ve meyvede ise yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin yaklaşık 10-13 milyon tonu çeşitli aşamalarda israf edilmektedir. Bu durum, üretim kapasitesi ile tüketim alışkanlıkları arasındaki dengenin henüz sağlıklı kurulamadığını göstermektedir. Gıda israfı çoğu zaman bilinçli bir tercih olarak değil, alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Sıfır atık yaklaşımı bu noktada yalnızca bir çevre politikası olarak değil, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır. Bu çerçevede, ihtiyaç kadar tüketmek, planlı hareket etmek ve gıdayı bir değer olarak görmek temel bir yaklaşım haline getirilmelidir."

"Sürdürülebilir üretim ve tüketim dengesi kurulabilir"

Bayraktar, tarımsal üretimin her zamankinden daha hassas bir denge üzerinde yürütüldüğüne işaret ederek, iklim değişikliği, kuraklık ve maliyet artışlarının üretim üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu bildirdi. Gıdaya gösterilen özenin, doğrudan üretime verilen değerin bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

"Gıdayı korumak, üreticiyi korumaktır. Üreticiyi korumak ise ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Bu nedenle sıfır atık anlayışının günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi, büyük önem taşımaktadır. Sıfır atık yaklaşımı, çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bütüncül bir sorumluluk alanını ifade etmektedir. Gıdanın korunması, bu yaklaşımın merkezinde yer almaktadır. Bu bilinçle hareket edildiğinde, hem kaynakların daha verimli kullanılması sağlanacak, hem de daha sürdürülebilir bir üretim ve tüketim dengesi kurulabilecektir."

Kaynak: AA / Mehmet Can Toptaş
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.