MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin 57. Kuruluş Yıl Dönümü Programında konuştu Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık." dedi.

Bahçeli, ATO Congresium'da düzenlenen "Milliyetçi Hareket Partisinin Şanla Şerefle 57. Yıl Programı"nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, MHP'nin 57. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gönderdiği Türk bayrağı motifli 57 gül için teşekkür etti.

Allah'tan, milliyetçi ülkücü davayı ve dava arkadaşlarını gördüklerinden geri koymamasını dileyen Bahçeli, "Milliyetçi-Ülkücü Hareket'i mahcup ettirmesin, mağlubiyetlerin kundağına düşürmesin." ifadelerini kullandı.

Yarım asrı aşan siyasi mücadelelerini hakkın, halkın ve hakikatin savunucusu temelinde sürdürdüklerini belirten Bahçeli, MHP'nin siyasi ve fikri seciyesinin yüksekliğinin 57 yılın bir mükafatı değil, 57 yıllık tarihi görkemin bizzat kendisi olduğunu söyledi.

Bahçeli, bağımsız vicdanla, barışsever, insansever, milletsever ve vatansever bir anlayışla Türk tarih ve kültürüne bağlılık temelinde 57 yıllık bir geçmişi geride bıraktıklarını dile getirerek, "8-9 Şubat 1969'un Adana'sında bir kere kalkan üç hilalimiz hamd olsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi." dedi.

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

"On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık. On yılların zorluklarıyla test edildik ama milli birlik ve kardeşliğimizin testisini kırdırmadık. Toprak altındaki kökler ağaçları bol meyveli yapmalarına karşılık nasıl ağaçtan bir şey istemiyorsa, biz de kara sevdalı olduğumuz milletimize hizmet etmekten dolayı aynısıyla karşılık beklemedik. Biz sevgimizde hep hasbi olduk. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik. Biz milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini, her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza sıkıca bastık.

Büyük halk ozanımız Yunus, 'isteyeceksen içinden iste' diyor ya, biz de öyle yaptık, çünkü Allah'ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik. Bazen görülmedik, olsun be Yaradan yardır bize dedik. Bazen duyulmadık, olsun be her şeyin bir vakti vardır dedik. Bazen yalnız kaldık, gene de aldırmadık, düşerse hanemize kurt yalnızlığı düşsün dedik. Zor ve çetin yıllarda ayazı yedik, bir simidi dörde bölüp yedik, cami avlularında şehit tabutlarını omuzlarken içi içimizi yedik. Yeri geldi köşe başlarında sıkılan kurşunları yedik, ama zulme yenilmedik, zillete yenilmedik, birimiz gitse de diğerimiz yerini doldurdu; pusulara, tuzaklara, oyunlara asla pes etmedik, tamam demedik. Anlatacak o kadar şey var ki, ne saatler yeter, ne de günler. Biz dün neysek bugün oyuz."

"Kabuk gitse de işte öz buradadır"

Çizgilerinde kırıklık, duruşlarında sarsıntı yaşanmadığını, fikriyatlarında bulanmanın hiç görülmediğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Biz Türk milletine mensubiyet onurunu damarlarındaki asil kanla taşıyan Milliyetçi-Ülkücü Hareket'iz. Adil olmak için adaleti sevmek nasıl yetmezse, barışçı olmak için barışı sevmek nasıl yeterli gelmezse, Milliyetçi-Ülkücü olmak için de sadece milleti seviyormuş gibi görünmek yetmeyecektir. Her türlü fedakarlığı göze alıyor musunuz? Önce bunun cevabı gereklidir. Şahsi ve dünyevi çıkarlarınızı aziz millet varlığı için elinizin tersiyle itiyor musunuz? Müteakiben bunun netleşmesi lazımdır. Şartlar başkaca bir seçeneğe kapandığında, vatan, millet ve devlet uğruna candan, yardan ve serden geçmenin sınır hattında mısınız? Elbette bunun belli olması ve belirginlik kazanması da mühim bir ihtiyaçtır."

Milliyetçiliğin, binlerce yıllık mirası yüreklerde taşımak, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmak, ihtiyaç olduğunda ölüm karşısında imtihan olmak olduğunu belirten Bahçeli, "Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tufeyli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları, kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır. Giden gitmiştir. Satan satmıştır. Dönen dönmüştür. Cüruf cevherden ayıklanmıştır. Kabuk gitse de işte öz buradadır, davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serdengeçtiler buradadır, Çankaya yokuşunda balam Asya'nın bozkurtları marşını kalpten söyleyenler buradadır." diye konuştu.

"Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız"

"Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın veya inkarın pençesine düştükleri de maalesef açıktır." diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türk-İslam Ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmeler, peki siz kimsiniz? Liberal desem değilsiniz, muhafazakar desem değilsiniz, demokrat desem yine değilsiniz, olsa olsa sizden tam bir siyasi dümenci olur ve nitekim olmuştur. 57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmışlardır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir. Küçük adamların büyüklük taslaması, çakalın fil özentisinden başka bir şey değildir."

Bahçeli, Dündar Taşer'in fikir dünyasına da atıfta bulunarak, Taşer'in düşüncelerinin Hüseyin Nihal Atsız tarafından "güç kaynağı, fazilet ırmağı" olarak tarif edildiğini hatırlattı.

Atsız'ın sözlerini paylaşan Bahçeli, "Türk tarihi, iki yanı kahramanlık, şan ve ahlak heykelleriyle süslü uzun ve ulu bir yoldur. Bu yolun her adımında Türk'ün göğsünü kabartacak, başını dikleştirecek ve üstünlüğünü belirtecek bir kahraman, Türklük için nöbet beklemektedir. Bugünkü nöbet bizdedir, bugünkü nöbetçiler felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselen Milliyetçi-Ülkücü Hareket'tir, Cumhur İttifakı'dır." ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Kaynak: AA / Betül Bilsel - Politika