Adıyaman: Sp Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Adıyaman'da

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan, çiftçilerin borç batağında olduğunu öne sürerek, devletin çiftçiyi mutlaka desteklemesi gerektiğini belirtti.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan, çiftçilerin borç batağında olduğunu öne sürerek, devletin çiftçiyi mutlaka desteklemesi gerektiğini belirtti.

Adıyaman'a gelen SP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan ve beraberindeki heyet, Vali Halil Işık, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy ve Esnaf Odaları Birliği Başkanı Mehmet Sivridaş'ı makamında ziyaret etti. Basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran SP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, çiftçilerin perişan bir durumda olduğunu öne sürerek, "Çiftçilerin milli gelirden aldığı pay, fert başına 3'te 1'dir. Yani ortalama milli gelir 100 liraysa çiftçide 30 liradır ve çiftçinin geliri düşüktür. Diğer taraftan çiftçilerin sermayesi de yoktur. Çiftçi tarlayı ekerken, mazot, gübre, tohum için borçlanır. Mahsulünü 8 ay sonra alırken, ailesinin masraflarını çarşıdaki esnaftan borçlanarak karşılar. Bu durum da çiftçinin daima borç altında olduğunu gösterir. Çiftçiler borç altında olduğu için ürettikleri mahsulü hemen satması gerekiyor. Piyasadaki simsarlar da bunu bildiği için mahsulü çok cüzi fiyattan alır ve daha sonra bu ürünü yüzde 100 fiyat farkıyla satışa sunar. Burada devletin çiftçilere makul fiyatlar vererek mahsullerini alması gerekiyor. Biz hükümetteyken çiftçilere 'bol bol üretin' ve 'biz satın alırız' dedik. Üretim ne kadar artarsa o kadar zenginleşiriz. Her ne pahasına olursa olsun çiftçiler desteklenmelidir. Fransa'daki çiftçi ürettiği buğdayı Türkiye'deki çiftçiden daha ucuza mal edemez. Onların gelir seviyesi 15 bin dolardır, bizimkiyse bin dolardır. Orada çiftçilere gerekli destek yapılarak katkı sağlanmaktadır" dedi.

Ekonomideki dalgalanmalara da değinen Ayhan, "Türkiye'de üretilen malların ihracat ve rekabet kabiliyeti geriliyor, ticaret açıkları, döviz açıkları büyüyor ve bu da Allah korusun Türkiye'yi krize doğru götürüyor. Nitekim 2001 yılındaki kriz böyle oldu. Şimdi de bakın şu anda piyasalar allak bullak bir hale geldi. Biz diyoruz ki, döviz kurlarını her yıl enflasyon mertebesinde muntazam bir şekilde ayarlayın. Aniden döviz yüzde 20 değer kazandı. Böyle olunca piyasalar alt üst oldu. Büyü bozuldu, inşallah bir kriz olmaz. Ama peş peşe bu baskılar devam ederse ortada bir panik havası çıkar ve kriz kaçınılmaz olur" şeklinde konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ecem Altan