FETÖ-CIA’den X kuşatması: Dijital kuşatmayla algoritmaya kasıtlı müdahale ortaya çıktı!
X'in öneri sistemindeki güvenlik açığı ve bot ağlarıyla Cumhur İttifakı'na yakın hesapların görünmez hale getirildiği, muhalif içeriklerin öne çıkarıldığı öne sürüldü. FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen operasyon, bilgi egemenliğini hedef alıyor.
X'in öneri sistemiyle ilgili hazırlanan çarpıcı rapor, Türkiye'de dijital alanda yürütüldüğü öne sürülen operasyonu mercek altına aldı. Rapora göre Cumhur İttifakı'na yakın hesaplar görünmez hale getirilirken, muhalif içerikler algoritma desteğiyle öne çıkarılıyor. Güvenlik açığı, bot ağları ve FETÖ bağlantılarına ilişkin dikkat çeken iddialar, sosyal medyadaki bilgi savaşını yeniden gündeme taşıdı. Araştırmada, X'in 2023 yılında açık kaynak haline getirdiği öneri algoritmasında tespit edilen CVE-2023-29218 kodlu güvenlik açığının kritik rol oynadığı öne sürüldü. Söz konusu açığın koordineli bot ağları tarafından kullanılarak belirli hesapların toplu şikayet, sessize alma ve engelleme yöntemleriyle görünmez hale getirilebildiği belirtildi.
Rapora göre hedef alınan hesaplar kapatılmadan etkisiz hale getiriliyor. Bot hesaplar önce hedef profilleri takip ediyor, ardından toplu şekilde takipten çıkıyor. Sonrasında ise koordineli şikayet ve engelleme süreçleri devreye sokuluyor. Böylece hesapların algoritmadaki görünürlüğü ciddi şekilde düşürülüyor. Bu yöntem kamuoyunda 'gölge ban' olarak bilinen uygulamayla ilişkilendiriliyor. Araştırmada, bu mekanizmanın özellikle Cumhur İttifakı'na destek veren hesaplara karşı kullanıldığı ortaya çıktı.
ÖNE ÇIKAN ÖRNEK CEMİL ÇİÇEK HESABI! Kullanıcı çoğu zaman herhangi bir yaptırımla karşılaştığını fark etmese de, içerikleri görünmez hale geliyor ve etkileşim kapasitesi ciddi ölçüde zayıflıyor. 'Türkiye Suriye'ye 7 bin polis aracı bağışladı' iddiası, bu mekanizmanın en çarpıcı örneği oldu. Resmi dayanağı olmayan bu içerik, X algoritması tarafından hızla yayıldı ve 7 milyonun üzerinde görüntülenme aldı. Sonradan yapılan düzeltme tweeti ise yalnızca 211.000 kez görüntülendi. Psikolojide 'truth effect' (gerçeklik etkisi) olarak bilinen olgu, tekrarlanan bilginin zamanla doğru kabul edilmesi anlamına gelir. X algoritması bu etkiyi yapısal olarak besliyor yani yanlış içerikler sürekli öne çıkarılarak zihinlere yerleşiyor, hükümeti hedef alan yalanlar gerçekmiş gibi algılanıyor.
'SANA ÖZEL' AKIŞ İLE ALGORTİMA KISKACI Raporun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise X'in 'Sana Özel' akışına ilişkin bulgular oldu. Araştırma kapsamında oluşturulan yeni hesaplarda, kullanıcıların herhangi bir siyasi tercih belirtmemesine rağmen önerilen içeriklerin büyük bölümünün muhalif görüşlerden oluştuğu öne sürüldü. Çalışmada, yalnızca iktidar yanlısı siyasetçi, gazeteci ve kurumları takip eden test hesaplarının dahi akışlarında yoğun şekilde muhalif içeriklerle karşılaştığı belirtildi. Araştırmacılar bunun kişiselleştirmeden çok yönlendirme etkisi oluşturduğunu savundu.
ÖFKE VE KUTUPLAŞTIRMA İÇERİKLERİ ÖN PLANA ÇIKARILIYOR Raporda algoritmanın doğruluktan çok etkileşimi ödüllendirdiği de öne sürüldü. Örnek olarak, 'Türkiye Suriye'ye 7 bin polis aracı bağışladı' iddiasının 7 milyonun üzerinde görüntülenme aldığı, daha sonra yapılan düzeltmenin ise yalnızca 211 bin kişiye ulaştığı ifade edildi. Araştırmaya göre sistem, öfke ve kutuplaşma oluşturan içerikleri daha fazla öne çıkarırken, düzeltme ve teyit içerikleri aynı erişime ulaşamıyor.
Raporda, dijital operasyonların arkasında FETÖ yapılanmasının bulunduğu öne sürülürken, örgütün geçmişteki CIA bağlantılarına ilişkin çeşitli belge ve iddialara da yer verildi. 1991 tarihli MİT raporları, eski istihbarat yetkililerinin açıklamaları ve WikiLeaks belgeleri örnek gösterilerek FETÖ'nün uluslararası bağlantıları ve operasyonu bir kez daha gündeme geldi.
'TÜRKİYE'NİN BİLGİ EGEMENLİĞİ HEDEF ALINIYOR' Yaşananların yalnızca teknik bir güvenlik açığı meselesi olmadığı vurgulandı. Algoritmik yönlendirme, koordineli bot faaliyetleri ve dezenformasyon ağlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Türkiye'nin dijital bilgi ekosisteminin ve bilgi egemenliğinin hedef alındığı savunuldu.
PEKİ BU DİJİTAL KUŞATMAYA KARŞI NE YAPMALI? X'in öneri sistemi, kullanıcının bir gönderiye verdiği tepkinin olumlu mu olumsuz mu olduğunu anlayacak şekilde geliştirilmeli. Algoritma tasarımcıları, etkileşimin niteliğini anlayacak sinyaller üzerinde çalışmalı. Her etkileşimi körü körüne 'beğeni' sayan sistem, FETÖ gibi aktörlerin eline güçlü bir silah veriyor.
X, bu açığı 'tasarım kararı' olarak savunuyor. Ama koordineli bot saldırılarına kapı açan bu tasarım hem kullanıcıları hem bilgi ekosistemini hem de demokratik süreci tehdit ediyor. Türkiye, bu açığın kendi vatandaşlarına karşı kullanıldığını belgelerle ortaya koyarak uluslararası platformlarda hesap sorabilir.










