Uluslararası Çevre Sempozyumu... - İstanbul Vali Yardımcısı Kaya: - ''Çevre İçin Beşikten Mezara Kadar Diye Bir Üretim Olayı Başlatmalıyız''
İstanbul Vali Yardımcısı Gazi Kaya, ''Çevre için beşikten mezara kadar diye bir üretim olayı başlatmalıyız'' dedi.
İstanbul Vali Yardımcısı Gazi Kaya, ''Çevre için beşikten mezara kadar diye bir üretim olayı başlatmalıyız'' dedi.
Bahçelievler Belediyesi tarafından Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında Yeşilyurt'ta bulunan Polat Renaissance Otel'de düzenlenen Uluslararası Çevre Sempozyumu başladı.
Sempozyumun açışında konuşan Kaya, sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamanın her insanın temel hakkı olduğuna işaret ederek, bu hakkın gasp edilemeyeceğini, edilmesi halinde bunun suç olduğunu söyledi.
''Beşikten mezara kadar anlayışı''nın çevreyi korumak için mutlaka kullanılması gerektiğini dile getiren Kaya, ''Çevre için beşikten mezara kadar diye bir üretim olayı başlatmalıyız. Üretim yaparken çevreye zarar vermeyecek şekilde planlandıysa, kullanırken çevreye zarar vermeyecek şekilde kullanılabiliyor ve ömrü bitince bertarafında çevreye zarar vermiyorsa işte beşikten mezara kadar çevre için üretim uygulaması budur'' dedi.
Çevre kirliliği ve doğanın tahrip edilmesi sonucu iklim değişikliklerinin yaşandığını, dünyanın ısındığını ve bunlara bağlı olarak insanlık için tehlikelerin ortaya çıktığını anlatan Kaya, konuşmanın eyleme geçirilmesinin zamanının çoktan geldiğini vurguladı.
Çocuklarını en iyi okullara gönderen bazı velilerin fabrikasından çıkan atıkların çevreyi kirlettiğini ifade eden Kaya, bu kişilerin, çocuğunun eğitimi ve geleceği için harcadığı parayı çevreyi kirleterek kazandıklarını kaydetti.
Kaya, birçok insanda çevre bilinci zihniyeti bulunmadığını, çünkü kolay yaşamı seçerek başka konularla ilgilenmediklerine dikkat çekerek, çevreyi kirletenlerin aslında çocuklarının geleceklerini düşünmediklerini bildirdi.
-''ORHANLI'DA YAŞADIĞIMIZ OLAYI HAFIZALARDAN SİLMEK ZOR''
İstanbul Çevre ve Orman İl Müdürü Mehmet Emin Birpınar da, ''12 bini kayıtlı olmak üzere 30 bine ulaşan sanayi tesisi olan ve ülkenin sanayisinin yüzde 70'ine yakınını barındıran büyük bir metropolün ortasında çevre sorunları ile mücadele ediyoruz'' dedi.
Birpınar, İstanbul'un 15 milyon nüfusu ile 1,5 Yunanistan, sanayisiyle de dörtte bir Almanya'ya eşdeğer olduğunu dile getirerek, Türkiye'de yaşayan her 6-7 kişiden birinin İstanbul'da olduğunu ve şehri kirletmeye devam ettiğini belirtti.
İstanbul'un günde 10 bin ton çöp ürettiğine, bunun 30 tonunun tıbbi atık olduğuna dikkat çeken Birpınar, tıbbi atıkların çoğunun da 20 yatak üstü kapasiteli 200 hastaneden geldiğini anlattı.
Birpınar, İstanbul'da 2.5 milyon motorlu taşıt olduğunu da vurgulayarak, 2005 yılında bu araçlardan sadece 500 bin tanesinin egzoz emisyon pulu aldığını, diğerlerinin çevreyi kirletmeye devam ettiğini kaydetti.
İstanbul'un en zor su yollarına sahip şehirlerden biri olduğunu da dile getiren Birpınar, Karadeniz'den gelen bir geminin Marmara Denizi'ne ulaşıncaya kadar 12 kez rota değiştirmek zorunda kaldığını anlattı.
İstanbul Boğazı'ndan yılda 50 bin gemi geçtiğini, bazı gemilerin boylarının 300 metreye ulaştığını ifade eden Birpınar, 12 kez rota değiştirilen ve bazı yerlerde 90 derecelik dönüşlerin yapıldığı bu su yolunda her an kaza riskinin olduğunu vurguladı. Birpınar, ''Yılda ortalama 8 gemi kazası meydana geliyor. Marmara Denizi'nin altında 20 batık gemi var. Yani denizlerin florasını tehdit eden bir yapı ile karşı karşıyayız'' dedi.
Birpınar, 2005 rakamlarına göre boğazlardan geçen gemilerin taşıdığı tehlikeli yük miktarının 144 milyon ton olduğuna işaret ederek, bu geçişlerin İstanbul'u her geçen gün daha ciddi manada tehdit ettiğini söyledi.
İstanbul'da her yıl 750 bin ton endüstriyel tehlikeli atık üretildiğini de dile getiren Birpınar, ''Tuzla'nın Orhanlı beldesinde yaşadığımız olayı hafızalarımızdan silmemiz çok zor. İstanbul'da bütün denetimleri yapsanız bile yan şehirlerden biri gelip tehlikeli atıklarını depolayabilir'' diye konuştu.
-İLÇE BELEDİYE BAŞKANI DEVELİOĞLU-
Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu da, ''Çevreyi hoyratça kullanır, tahrip edersek ileride çocuklarımız bunun hesabını bize sorar'' dedi.
Develioğlu, çevri bilincini topluma yerleştirmek için çeşitli çalışmalar yaptıklarını anlatarak, her eğitim yılının başlarında ortalama 150 bin öğrenciye ''çevre mektubu'' gönderdiklerini ve bu mektupta onlara çevreye sahip çıkmaları, çevreyi kirletenleri uyarmaları çağrısında bulunduklarını bildirdi.
İtalya'dan gelen çevre uzmanı Mario Margheriti de 50 yıldır İstanbul'a gelip gittiğini anlatarak, 50 yıl önceki İstanbul'un çok daha yeşil olduğunu söyledi.
İstanbul'un iyi bir yeşil planlamasına ihtiyaç bulunduğunu, bunun için de teknik destek ve eğitimin şart olduğunu vurgulayan Margheriti, şehrin hak ettiği, kişiliğine uygun yeşile kavuşturulması gerektiğini belirtti. Margheriti, ''Yeşil, demokrasi, sosyal, turizm, kültür ve hayattır. Bugün dikilen yeşillikler, çocuklarımıza ve hatta onların çocuklarına mirastır'' dedi.
İki gün sürecek çevre sempozyumuna, Türkiye'nin çeşitli yerlerinden çevre uzmanları ve bilim adamlarının yanı sıra İtalya, Litvanya, Bulgaristan, Hollanda ve Polonya'dan çevre uzmanları ve bilim adamları katılıyor.











