Tüsiad'dan Fransa'ya Sert Tepki

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (Tüsiad), Fransa'nın; Türkiye'nin AB'ye Tam Üyeliğini Engellemeye Çalışmasının, Kendi Çıkarlarına Aykırı Olduğunu Bildirdi.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Fransa'nın; Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini engellemeye çalışmasının, kendi çıkarlarına aykırı olduğunu bildirdi.
TÜSİAD'dan yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat 2005 tarihinde Fransa Parlamentosunda kabul edilen ve Anayasanın 88-7 ve 4'üncü maddelerinde değişiklik öngören, "Bir aday ülkenin Avrupa Birliğine üyeliği ile ilgili anlaşmanın onaylanmasına ilişkin yasanın, Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulacağına" dair Anayasa değişiklik paketinin, Mart 2008 tarihinde başlatılan bir girişimle yeniden değiştirilme çalışmalarının, Türk kamuoyu tarafından dikkatle izlendiği ifade edildi.
Fransa'da devlet kurumlarının modernizasyonu paketi çerçevesinde önerilen değişikliğin, Bakanlar Kurulu tarafından Meclise sunulmuş olup, 20 Mayıstan itibaren incelenmeye alınacağına işaret edilen açıklamada, şu görüşler dile getirildi:
"Geçtiğimiz yıl Türkiye ile yaklaşık 14 milyar dolarlık ticaret gerçekleştiren Fransa'nın özel sektörü, son beş yıl içinde de Türkiye'ye 3 milyar dolar yatırım yapmıştır. Buna rağmen, ülkenin iç çelişkileri nedeniyle su yüzüne çıkan rahatsızlıklara ve sorunlara yönelik kamuoyu tepkisini saptırmak amacıyla Fransa'nın, uzun vadeli bir perspektifle değerlendirilmesi gereken üyelik sürecimizi şimdiden engellemek üzere bir takım oyunlara başvurmasını hazin buluyoruz.
Siyaseten sıkıntıda olduğu bilinen bir yönetimin kendi gündemini AB'ye dayatma çabaları, bu yılın ikinci yarısında AB dönem başkanlığını üstlenecek Fransa'nın Türkiye'ye yönelik izleyeceği tutum hakkında da ne yazık ki olumsuz bir intiba yaratmaktadır.''
''Unutulmaması gereken gerçek soru ise AB üyelik kriterlerini yerine getirmiş bir Türkiye'nin üyeliğinin Fransa'da halk oylamasına sunularak reddedilmesinin, Fransa'nın mı, AB'nin mi yoksa Türkiye'nin mi aleyhine olacağıdır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Stratejik düşünceden yoksun, siyasetini ön yargılara teslim etmiş yönetimlerin; AB gibi bir uluslar topluluğunun geleceğini ipotek altına alma çabaları, şüphesiz sadece Türkiye'nin değil, AB'nin de sorunudur.
AB'nin küresel düzlemde ekonomik ve siyasi olarak gücünü artırabilmesi ve bölgesinde oluşturmaya çalıştığı refah ve güven ortamını sağlayabilmesinin en önemli anahtarı, Türkiye'nin AB üyesi olmasıdır. Türkiye'ye kısa vadeli siyasal hesapların ve kültürel ön yargıların ötesinde bakabilen ülkeler, şüphesiz ki ilişkilerin olumlu seyrinden ayrılmasına göz yummayacaklardır."










