Önder'den Dink Yorumu

Önder'den Dink Yorumu
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Önder, Hrant Dink davasında "örgüt yok' demenin cinayeti devletin üstlenmesi anlamına geldiğini savundu.

BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Hrant Dink davasında "örgüt yok' demenin cinayeti devletin üstlenmesi anlamına geldiğini savundu. Davada bir kişinin sadece hamburger firmasına bomba atmaktan ceza almasına dikkat çeken Önder, "Bir Ermeni yurttaşın canı bir Amerikan hamburger firması kadar kıymetli değilmiş. Hamburgerciye dokunamazsın ama Ermeni'yi öldürürsün, Kürt'e zulüm edebilirsin." dedi.

CHP'nin Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında verdiği gensoru görüşmesinde BDP adına İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder konuştu. Ana muhalefet partisi ile CHP arasında yaşanan "dindarlık" tartışmasına değinen Önder, Kur-an'da "İnanan-inanmayan, dindar-dinsiz" ayırımı değil "zalimler ve mazlumlar" diye bir ayrım olduğunu söyledi. "Zalimlere düşmanlık olur" diye bir ayet olduğunu anlatan Önder, bunun ölçüsünün de adaletin tezahür edip etmediğinin gözlemlenerek ortaya çıktığını söyledi.

Yargı tartışmalarında sıkça ifade edilen "yargının siyasileşmesi" kavramını "siyasetin yargısallaşması" olarak yeni bir bakış açısıyla ele aldığını söyleyen Önder, bu kaotik durumun arkasında da siyasetin yargısallaşması sorununun olduğunu, bunun da daha tehlikeli bir sorun olduğunu söyledi.

Yargının ya beraat ya da mahkumiyet içeren iki sonucu olduğunu, siyasetin ise kazanıp kaybetmenin yanı sıra bir de üçüncü bir sonuç olarak "uzlaşma" imkanı tanıdığını ifade eden Önder, "Parlamenter rejimler uzlaşmayı öngören meclislerdir. Yoksa savaşa gider. Siyasetin göreceği işi yargının üzerine attığınızda bu üçüncü seçeneği kaybedersiniz" dedi.

İç tüzük değişiklik önerisindeki adalet anlayışını görünce bu üçüncü seçenek noktasında iyimser olmadığını söyleyen Önder, "bizim sorunlara çözüm için meseleyi ortaklaştırmak gerek. Yoksa tahakküm, otoriterleşme eğilimi inanın iktidarın kendisine de hayır getirmez. Geleceği planlayamazsınız. Bu tarih çok yüzde 50'ler gördü, yarın bir bakarsınız bu saltanatın yerinde yeller esiyor olur" dedi.

ERMENİ CANI HAMBURGER FİRMASI KADAR KIYMETLİ DEĞİL

Adalet Bakanlığınca getirilen Terörün Finansmanının Önlenmesi ile ilgili kanunu eleştiren Önder, tasarının adaletin geldiği noktayı göstermesi açısından ibret verici olduğunu savundu.

"Hrant Dink davasında örgüt yok demek cinayeti devletin üstlenmesi anlamına gelir" diyen Önder, şöyle devam etti:

"Ceza alan insan hamburger firmasına bomba atmaktan ceza aldı. Bir Ermeni yurttaşın canı bir Amerikan hamburger firması kadar kıymetli değilmiş. Hamburgerciye dokunamazsın ama Ermeni'yi öldürürsün, Kürt'e zulüm edebilirsin, mazlumla uğraşabilirsin."

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERDEN TRAJİKOMİK FİLM HİKAYESİ ÇIKAR

Özel Yetkili Mahkemeler ile bu noktaya gelindiğini söyleyen Önder, bu mahkemelerin 12 Eylül'ün faşist mahkemelerine rahmet okutacak keyfi, gülünç, trajikomik filmlerin hikayelerin konusu olacak uygulamalar yaptığını savundu. KCK davasında Kürtçe savunma yapılmamasını eleştiren Önder, "Anadilinde ninnisini söylediği dilde savunma yapamıyor Kürt bundan mahrum bırakılıyor, Arapça konuşana ise izin veriliyor. Siyasetin yargısallaşması meselesi budur. Siyaseten uğraşacağınız bir alanı yargının üzerine atmanızdır. Bu bakanın işi sorumluluğu değil başlı başına bir sistem meselesidir" dedi.

ANKARA

Kaynak: ANKA